Sokak hayvanlarıyla ilgili çıkarılan yasanın ardından Türkiye’nin birçok kentinden gelen görüntüler, toplumun vicdanını derinden yaralamaya devam ediyor. Yıllardır “can dostlarımız” olarak gördüğümüz sokak hayvanlarının toplanması, barınaklara götürülmesi ve ardından yaşanan tartışmalar, artık yalnızca bir hayvan hakları sorunu olmaktan çıkmış, bir vicdan ve hukuk tartışmasına dönüşmüştür.
Siyasal iktidarın hazırladığı düzenlemenin ardından bazı belediyelerde sokak hayvanlarına yönelik uygulamalar, kamuoyunda büyük tepki topladı. Hayvanların yaşam alanlarından koparılması, kötü koşullarda tutulması ve öldürüldüğü iddiaları, toplumun geniş kesimlerinde derin bir endişe oluşturdu.
Geçmişte Osmaniye Belediyesi ile ilgili kamuoyuna yansıyan görüntüler hafızalardaki yerini koruyor. Sokak köpeklerinin toplu şekilde öldürüldüğü iddiaları üzerine belediye ve valilik tarafından soruşturma başlatıldığı açıklanmıştı. Ancak aradan geçen zaman içinde kamuoyu, bu soruşturmaların sonuçlarını ve sorumlular hakkında ne tür işlemler yapıldığını öğrenemedi.
Benzer şekilde bazı barınaklarda hayvanlara yönelik kötü muamele ve öldürme iddialarını içeren görüntüler de toplumun vicdanını sarsmaya devam ediyor. Bu olaylarda adı geçen kişilerin ve kurumların, sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi görevlerini sürdürmesi ise ayrı bir tartışma konusu olarak karşımızda duruyor.
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin sokak köpekleriyle ilgili yaptığı açıklamada, çok sayıda hayvanın doğal nedenlerle öldüğü belirtilmişti. Ancak kamuoyunun aklındaki soru hâlâ aynı: Bu kadar büyük sayıda hayvanın yaşamını yitirmesine neden olan koşullar gerçekten doğal mıydı, yoksa sistemin yanlışlığı mı bu sonuçları doğurdu?
Bir yandan yasal düzenlemeler yapılırken, diğer yandan bazı insanların sokak hayvanlarına karşı şiddete yönelmesi kabul edilemez bir noktaya ulaştı. Tekmeleyenler, silahla saldıranlar, araçlarıyla ezerek öldürenler… Tüm bu olaylar, yalnızca hayvanlara değil, toplumun merhamet duygusuna da zarar veriyor.
Üstelik bu süreçte bazı medya kuruluşlarının sokak hayvanlarını sürekli bir tehdit unsuru gibi gösteren yayınlar yapması da dikkat çekti. Hayvanların tamamını tehlike kaynağı olarak sunan anlayış, toplumda korkuyu büyütürken, yaşanan şiddete de zemin hazırlayan bir algı oluşturdu.
Son günlerde Hatay’dan gelen haberler ise sorunun yalnızca sahipsiz hayvanlarla sınırlı olmadığını gösterdi. Sahipli hayvanların da zehirlenerek, direklere assılarak ya da çeşitli yöntemlerle öldürüldüğüne ilişkin haberler, sorunun çok daha geniş bir boyuta ulaştığını ortaya koyuyor.
Oysa bilimsel ve insani çözüm bellidir: Aşılama, kısırlaştırma, rehabilitasyon ve yaşam alanlarında kontrol… Dünyanın birçok yerinde uygulanan yöntem, hayvanları yok etmek değil, insanlarla hayvanların birlikte yaşayabileceği bir düzen kurmaktır.
Bugün bazı belediyelerin öldürülen hayvanlar için toplu mezarlar oluşturduğu haberleri geliyor. Eğer bu anlayış devam ederse, yıllardır hayvan sevgisiyle anılan bir toplum, gelecekte kedileri ve köpekleri yalnızca eski fotoğraflarda, çizgi filmlerde ya da nostalji görüntülerinde görebilir.
Doğadaki her canlının bir görevi vardır. Sokaklardan kedilerin ve köpeklerin tamamen çekilmesi, fare, sıçan, akrep ve yılan gibi insan sağlığı açısından daha büyük risk oluşturabilecek canlıların çoğalmasına da yol açabilir. Bugün korunması gereken canlıları yok eden anlayış, yarın başka sorunlarla karşı karşıya kalabilir.
Sokak hayvanlarıyla ilgili düzenlemeler yeniden gözden geçirilmeli; toplama ve öldürme anlayışı yerine yaşatma, rehabilite etme ve kontrol altında tutma politikaları uygulanmalıdır. Çünkü sağlıklı bir çevre yalnızca insanın değil, doğadaki tüm canlıların yaşam hakkının korunmasıyla mümkündür.
Siyasal iktidarın ve yerel yönetimlerin, bu konuda toplumun hayvansever kesimlerinin, uzmanların ve bilim insanlarının görüşlerine kulak vermesi gerekiyor. Çünkü sorun sadece birkaç sokak hayvanı değildir.
Sorun, nasıl bir toplum olmak istediğimizdir.
Unutulmamalıdır ki; insanın yaşam hakkı ne kadar değerliyse, doğadaki diğer canlıların yaşam hakkı da o kadar değerlidir.






























