Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




Selma ERDAL
Selma ERDAL

Gündemin içinden

*Tarihin içinde ilerlerken iki ileri, bir geri Mehter adımları gibi. Her geçen günde 6.yüzyıla yaklaşıyoruz sanki 60’lı yılları yaşamayanlar (yalnızca ülkede değil dünyada da) en iyi yıllardan ne anlar diyebilirim, buna karşın birisi çıkar 50’li yıllar daha iyidir der. İşin gerçeği herkes gençlik yıllarını özler ama 1980 sonrası; küreselleşme kuramı/ masalı/ afyonu bozguna uğrattı tüm dünyayı ve günümüzde de tüm dünyalılar algoritmaların elinde birer oyuncak ve belki de birileri çıkacak simülasyonun karşısında ilkçağdaki gibi gerçek nedir sorusunu soracak; kim bilir?

*Sanal basında 4 Temmuz 2026 günü yer alan duyumlara göre; 100 milyon ton kaya ile deniz doldurularak Trabzon’a yeni havalimanı inşa edilecekmiş.

Karadeniz’in en yoğun hava ulaşım merkezlerinden biri olan Trabzon Havalimanı, artan yolcu trafiğine yanıt verebilmek amacıyla dev bir dönüşüm sürecine giriyormuş. Yaklaşık 70 yıldır hizmet veren mevcut havalimanının yerine, deniz dolgusu üzerine inşa edilecek 10 milyon yolcu kapasiteli yeni havalimanı, bölgenin ulaşım altyapısında yeni bir dönemin kapısını aralayacakmış.

Ey Karadenizli; anlaşılan odur ki ekmek teknen denizini de çalacaklar. Acımasızca-düşüncesizce-hoyratça-sorumsuzca; dağınla, ormanınla, yaylarınla, akarsularınla oynadılar, yetmemiş ki şimdi de denizine göz dikmişler, denizini senden ve hamsilerinden çalacaklar. Sen hep böyle sessiz, hep böyle tepkisiz mi kalacaksın?

Doğanın düzeni bozulup, afetlerde can ve mal kayıpları yaşadığında da; her şey Cenab-ı Allah’tan, kader, yazgı deyip oturup ağlayacak mısın?

Amerika’daki Mccarthy dönemindeki komünist avına tepkisini; Arthur Miller “Cadı Kazanı” adlı tiyatro oyununa yansıtmış. Daha öncesinde Lewis Carroll Kraliçe Victoria’yı eleştirmek adına, onun despot kişiliğini “Alice Harikalar Diyarı” adlı çocuk masalına kondurmuş.

Samuel Beckket de “Godot’u Beklerken” belki de faşizmin baskın gücü karşısında bir türlü gelmeyen/gerçekleşmeyen demokrasi umudunu aramış olabilir. İşte edebiyat ya da Türkçesi ile yazın; siyasal karşı duruşlarda, nasıl da gerekli, nasıl da işlevsel oluyor.

Ama her nedense bizim fiyakalı yazarlarımız hep susuyor, suskun kalıyor. Özellikle de yazın ve siyasal özgürlükler bağlamında eleştirel yazılar, romanlar, öyküler, şiirler yazmaya korkuyor. Dahası siyasal iklimin dümen suyuna giriyor. Ama ülkeye egemen olanlar demokrasiden yana partiler olunca da demokrasi havarisi kesilip, mangalda kül bırakmıyor hiç birisi…

Sizi gidi tatlı su kurnazları sizi! Biliniz ki aydınlık günler geldiğinde; teker, teker her birinize anımsatacağım bu ödlek suskunluğunuzu!

Aydınlığın, demokrasinin, çağdaşlığı partisi olduğu savıyla var olduğunu ileri süren Cumhuriyet Halk Partisi ve sen
Eyy CHP’li;

Partin yıllardır bazen amitoz ve bazen mitoz bölünmelerle, kimliğini yitirdikçe… Hiç bekleme boşuna! GODOT nasıl ki gelmiyor, CHP de gelemeyecek iktidara… Samuel Beckett söylemedi mi sana?

*Türkiye; yalnızca Avrupa’nın değil bütün dünyanın kıskandığı ülke… Bir ilgi, bir ilgi…

Avrupa’daki ülkelerin her birisi sıraya girdi; ne için mi?

Elbette ki Türkiye’ye çöplerini atmak için Almanya’nın , İngiltere’nin çöplerinden sonra İtalya’nın da çöpleri bize
Bir başka deyişle; AB’ye giremeyen Türkiye’ye, AB’nin çöpleri giriyor.

Bundan böyle sevinin küçükler, övünün büyükler ama sanmayın ki 23 Nisan Bayramı geldi; Türkiye’ye Avrupa Birliği Ülkeleri’nin çöpleri geldi.

AB’nin sınır dışı ettiği mülteciler nedeniyle yalnızca insan çöplüğü değiliz , içinde her türlü atığın bulunduğu bildiğiniz çöp tenekesiyiz.

Dünlerde Osmanlı’nın Batılı ülkelere tanıdığı kapitülasyonlardan sonra, günümüz Türkiye’sinin toprakları da de ATIK SÖMÜRGECİLİĞİ için emirlerinize amade..

İleri demokratik ülkemizde; her geçen günle birlikte, sormayınız iyi günler nerede diye… Ha gayret; çok az kaldı kıyametimize…

Didim, 4 Temmuz 2026

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER