Komşu ilçe Kuşadası’nda pazar yerlerinde bile kanalizasyon atıkları çevreye yayılmış, Kuşadası halkı; ASKİ neden bu sorunlarla ilgilenmiyor diye yakınıyor.
Kuşadası’nda yapılaşma durdurulmadıkça, dolayısıyla göç durdurulmadıkça ne kanalizasyon yeterli olur ne içme suyu… Kaldırabileceğinden daha çok nüfus yerleştikçe bir kente; yakında deniz yerine insanlar yüzer kanalizasyon atıklarının içinde…
Kuşadası böyle de Didim çok mu farklı? Daha da kötü durumda; altyapı sorunları nedeniyle halk şikayet ediyor ama sosyal demokrat halkçı belediyemiz yapılaşmaya dur demiyor. Bu kıyı kentlerinde her gün çığ gibi büyüyen sorunların nedenini; AKP’ye geçen Anakent Yerel Yönetimi’ne bağlamak bir bakıma “kabahati gelin etmişler kimseler almamış” atasözlerindeki gibi bir durum. Çünkü bu kıyı kentlerinde yaşanan sorun, yerel yönetime ilişkin yetkilerin büyükşehirde olmasıyla ilgili değil; şöyle ki 10 kişilik bir sandala, 100 kişi binerse ne olur? Sandal batar. İşte Kuşadası da taşıyabileceğinden (barındırabileceğinden) fazla yük aldığı için batıyor ve Didim de ardı sıra batmak üzere…
Ne yazık ki sürdürülebilir kalkınma bağlamında bu güzel ören yerleriyle bezeli güzelim kıyı kentleri, giderek yaşanılmaz yörelere dönüşüyor, sürdürülebilir kentler yerine süründürülen kentler sıralamasında birbiriyle yarışıyor.
Kuşadası ve Didim’deki sorunlara tanık oldukça; insan sorgulamadan duramıyor Sosyal Demokrat Belediyecilik böyle mi olmalı diye…
Sosyal demokratlıktan girince söze, bir de bakalım “sözde” sosyal demokrat partiye, bir başka deyişle CHP’ye…
Nasıl ki Karaoğlan diye bağrımıza bastığımız ama 90’ların sonunda içine FETOŞ kaçtığını anladığımız ECEVİT gibi…
Sanki fırsatçı, kullanışlı, butlancı Kemal’in de içine son yıllarda çokça AKP kaçmış gibi…
Durum böyle olunca; hep diyesim var “Kılıçdaroğlu’nun ne işi var ATATÜRKÜN kurduğu CHP’de?”, bıraksın Halkın Partisi’ni gerçek sahiplerine… Gitsin en sevdiklerinin yanına; eğer gitmezse hizmet ettiği adrese yazık olacak emeklerine… Oysa nasıl da yakışır AKP rozeti Kemal Efendi hazretlerine…
Değişmeyen değişimin kendisidir dedi diye ilkçağda bilge Herakleitos
Bu bahaneye sığınıp her şey, her kes değişiyor. CHP değişiyor, halk değişiyor, toplum değişiyor, toplumsal değer yargıları değişiyor.
Örneğin televizyonun insan yaşamına girdiği günlerde televizyon kafalılar vardı. Onlar kitap ve gazete okumazlar, televizyon yayınlarında izlediklerine kanarlardı, inanırlardı.
Çoğunlukla da dizi filmleri izler, dizilerle yaşarlardı.
Ve onların çocukları da dizi izleyicisi ana-babalarını küçümser, aptal sınıfına sokarlardı.
Şimdi ne oldu?
Televizyon kafalıların çocukları büyüdü, dijital dünyanın sunduklarıyla tanıştı, elde telefonla digital ortamlardan yayınlanan dizi filmlerin bağımlısı oldu.
Bir başka deyişle onlar da telefon kafalı oldu.
Ki onlar aptal sınıfından saydıkları ana-babalarına göre daha da katmerli aptallar olarak yeni bir sosyal sınıf oluşturdu.
Ama bu değişimin ve dönüşümün bile ayırdına varamayacak denli, telefon dizilerine öylesine bağımlılar ki…
Gerçekten de boynuz, kulağı geçmiş, besbelli…
Şimdi bu kafalara “Gerçek demokrasi, sosyal demokrasi, CHP nedir?” gibi gerçekleri anlatmak o kadar zor ki… Deveye hendek atlatmaktan da beter sanki… Oysa 68’liler nasıl da haykırırdı yüreklice “Go home Yanki!”
Dünlerde “Go home Yanki!” Diyenler ve bugünlerde de NATO toplantıları öncesinde Mansur Başkan’ın; devletteki hiyerarşiye de, Ankaralılara yönelik saygılı sözleri…
Lütfen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayı okuyun ve bir de Didim Belediye Başkanı bayanın halka yaklaşımını düşünerek iki başkanı karşılaştırarak bir değerlendirme yapın. Özellikle de aşağıda yer alan ” bizim görevimiz mazeretsiz çözüm üretmektir.” Sözlerindeki bilince, bilgeliğe, kente ve kentliye adanmışlığa bakın.
Birileri Mansur Başkan’dan ders almalı, örnek almalı derim.
“Son günlerde NATO Zirvesi dolayısıyla belediyemizin yürüttüğü çalışmalar hakkında çeşitli eleştiriler ve değerlendirmeler yapılıyor. Belediyemizin bu konudaki ayrıntılı açıklamasını bağlantıdan inceleyebilirsiniz.
Sevgili hemşerilerim; bizim belediyecilik anlayışımıza göre yapılan eleştiriler; talep edilen hizmetlerin daha iyisini yapabilmemiz için yol göstericidir. Bu nedenle yapılan her eleştiriyi dikkatle dinliyor, her birini başımın üstünde taşıyorum. Hiçbir zaman kusursuz olduğumuzu söylemedik. Elbette eksiklerimiz var. Bunların bir kısmı belediyemizin iradesi dışında gelişen şartlardan kaynaklansa da bizim görevimiz mazeretsiz çözüm üretmektir.
Bu anlayışla, başta şahsım olmak üzere tüm üst yönetimimiz ve ilgili birimlerimiz gerekli değerlendirmeleri yaptı. Ekiplerimize hizmetlerin daha dikkatli, daha hızlı ve daha etkin yürütülmesi konusunda gerekli talimatları verdik. Bu vesileyle şunu da belirtmek isterim; ilgili kamu kurumları ve belediyemiz, yıllardır özlemini çektiğimiz koordinasyon ve birlikte çalışma anlayışıyla bu süreçte çalışmıştır. Katkı sunan tüm kurumlara da teşekkür ediyorum. Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”
Ve Didim’den İnsan Manzaraları
Ezidiler; adlarını duyardım da daha önce hiç karşılaşmamıştım onlarla… Geçen yaz Gürcü arkadaşımız Nino kalp krizi geçirince, onun evinde tanıştık Ezidiler’le… Nasıl güzel, nasıl iyilikseverler, Nino’yu hiç yalnız bırakmadılar ne gece ne gündüz hastalığı süresince ve öylesine de dostça yaklaşıyorlar ki insanlara… Yaşadıkları yörede (Mardin ve çevresinde) çok sıkıntı çekmişler, rahatsız edilmişler; bu nedenle Almanya’ya göçmüşler. Didim Mavişehir’de bir sitede çok sayıda Ezidi kardeşimiz; yazlık konut almışlar. Kendilerine has kadim ve özgün inanç dünyalarını korusalar da gelenek görenekleriyle Müslüman Anadolu insanlarından farksız her biri; sıcak, dost ve kardeş gibi… Bu çeşitlilik gerçekten de ülkemizin zenginliği; yeter ki Ezidilerin geçmişte ezildiği gibi, ezmeyelim birbirimizi… İkinci baharlarını yaşayanların kenti olan Didim; oluversin hoşgörünün, barışın, kardeşliğin ve mutluluğun kenti… Çünkü her gün kamusal alanda, sosyal medyada ya da yazılı basında yer alan; şiddet içerikli olaylar gerçekten de üzüyor bizleri…
Didim, 2 Temmuz 2026






























