Moldova’da son yıllarda yaşanan gelişmeler, yalnızca bu küçük Doğu Avrupa ülkesinin iç sorunu olmaktan çıkmış, aynı zamanda Türk dünyasını da yakından ilgilendiren bir konu haline gelmiştir. Özellikle Gagavuz Yeri Özerk Bölgesi’nin yetkilerinin tartışmaya açılması ve Gagavuz halkının seçilmiş yöneticilerine yönelik uygulamalar, bölgedeki siyasi gerilimin en önemli başlıkları arasında yer almaktadır.
Bu süreçte Gagavuz Yeni Başkanı Evghenia (Yevgeniya) Gutul’un yaşadıkları da dikkat çekmektedir. Guțul’un partisi olan Şor Partisi’nin kapatılması, ardından hakkında yürütülen hukuki süreçler ve gözaltına alınarak tutuklanması, Gagavuz toplumunda büyük rahatsızlık yaratmıştır. Gagavuzlar, bu uygulamaların yalnızca bir siyasetçiye değil, aynı zamanda kendi iradelerine yönelik bir müdahale olduğunu düşünmektedir.
Türkiye’de ise ne yazık ki Gagavuz sorunu hak ettiği ilgiyi görememektedir. Yıllardır dünyanın farklı coğrafyalarındaki gelişmeleri yakından takip eden, özellikle arap ülkelerinin davalarına destek veren Türkiye, Moldova’daki soydaşlarımızın yaşadığı sıkıntılar konusunda ses çıkarmamıştır. Bu durumun Türk dünyasına gönül veren birçok insan gibi beni de üzdüğünü ifade etmek isterim.

Tam da böyle bir dönemde Moldova’dan dikkat çekici bir haber geldi. Moldova Cumhuriyeti Komünist Partisi’nin (PCRM) genel başkanlığına bir Gagavuz Türkü olan Diana Karaman seçildi.
2021 yılından bu yana Moldova Parlamentosu’nda milletvekili olarak görev yapan Karaman, siyasal yaşamıknda önemli deneyimler edinmiş bir ad. Parti içerisinde Merkez Komitesi Sekreterliği ve Kişinev Birinci Sekreterliği gibi görevlerde bulunmuş olması da bu tercihin rastlantısal olmadığını gösteriyor.
Diana Karaman’ın parti liderliğine yükselmesi, yalnızca kişisel bir başarı öyküsü değildir. Aynı zamanda Moldova siyasetinde Gagavuzların sesinin daha güçlü duyulabilmesi açısından da önemli bir gelişmedir. Çünkü Gagavuz Türkleri bugün sadece kültürel kimliklerini değil, aynı zamanda siyasi kazanımlarını ve özerklik haklarını koruma mücadelesi vermektedir.
Moldova Komünist Partisi’nin geçmişten bu yana Gagavuzların haklarını savunan bir çizgi izlemesi de dikkat çekicidir. Bu nedenle Karaman’ın genel başkanlığa seçilmesi, Gagavuz toplumunda yeni bir umut olarak görülmektedir.
Evghenia Guțul’un cezaevinde bulunduğu, Gagavuz özerkliğinin yoğun tartışmaların konusu olduğu bir dönemde Diana Karaman’ın üstlendiği görev daha da büyük önem taşımaktadır. Önümüzdeki süreçte Karaman’ın hem Moldova Parlamentosu’nda hem de parti lideri olarak Gagavuzların taleplerini daha güçlü şekilde dile getirmesi beklenmektedir.
Elbette siyasetin nasıl şekilleneceğini zaman gösterecek. Ancak bugün itibarıyla görünen gerçek şudur: Gagavuz Türkleri, Moldova siyasetinde yeni ve etkili bir temsil olanağı elde etmiştir.
Diana Karaman’a yeni görevinde başarılar diliyorum. Dileğim, bu görevin yalnızca bir siyasal makam olarak kalmaması; Gagavuz Türklerinin haklarının, kimliğinin ve özerk statüsünün korunması için etkili bir mücadeleye dönüşmesidir.
Türk dünyasının sessiz kalmaması gereken konulardan biri de budur. Çünkü Gagavuzlar yalnızca Moldova’nın değil, aynı zamanda Türk milletinin de ayrılmaz bir parçasıdır.






























