Linda’yı konuşacağım yine…
Sabah, iki gün önceden çekilmiş bahçe otlarının üzerinde yaptıklarını gördüğümde; bunca şenliği yaşamak için günlerini ‘kör kuyularda’ salınarak geçiren ‘neleri, kimleri’ düşünmedim ki gözlerim dolarak.
Benden ayrılmasıyla birlikte koştuğu ‘o ağacın altı’ yine kendine göreydi…
Bir-iki dakka ardından koştuğu yer ise; yanım…
Hemen birkaç metre ileride yere yatık duran bahçe otlarının üzerine nasıl fırladı dersiniz?
Anlatamam!
Atlı karınca, dönme dolap, takteravalli gibi…
Sevincini görüyorum…
Gözlerini görüyorum…
Sevince dönüşen gözlerini…
* * *
Bir saat kadar sonra Bekir ile birlikteydik…
Geçtiğimiz günlerde Linda’nın arkadaşını edinmişti…
Edindiği gün aşısını, bakımını yaptırmayı savsaklamadı.
İşte bugün, Linda’nın arkadaşından söz ederken de donup kaldım.
‘Olmaz böyle bir şey’ diyerek başladı söze…
Nasılmış ama, evde bulunan herkesi şaşırtıyormuş, usluymuş, denileni yapıyormuş gereksinmelerini karşılamanın ardından…
Ben Bekir’i tanırdım tanımasına da, ‘böylesine’ tutku dolu anlatmasını bilmezdim doğrusu.
Dinliyordum, gerilmiyordum, yanımıza gelen komşularda ‘en iyi bildiği’ şeylerden biri ‘bu konu’ olduğundan her şeye söylüyorlar içlerinden geldiğince…
* * *
Bir zamanlar Bekir Coşkun’un Pako’sunu sıkça okumuştum…
Pako’nun dilinden yazdığı yazıları ilginç bulurdum.
Bekir Coşkun öyle biri işte…
İşin içinde Pakolar ya da Lindalar olunca söylenecek söz oluyordu…
İletide şunları yazıyordu:
Linda’yı benim yerime öpün kulaklarının arasından…
Akşam yiyeceklerini şimdiden sağladım bile Erol’dan…
Biliyorum, dün yaptıklarını yinelerken kendini izliyor bulacak beni.
Patilerini uzatacak.
Komşu Osman’a kıskandırtacak…
* * *
Beni düşündüren bir şey var ama…
Komşum Osman’a bir gün bıraktığımdan beri verdiklerime önceki gibi bakmıyor, çağrılarıma o denli özenmiyor, tınmıyor sanki.
İstiyor ki gittiğim yerlerde kendi de olsun, yürüdüğüm her yolda da kendi, yediğim her yerde kendi; bu olası değil…
Bekir, Linda’nın arkadaşını anlatırken bunları abartarak anlatmıştı…
Akşam yataklarına, yemekte sofralarına dek uzandığından söz etmişti…
Linda’nın, bahçeden çekilmiş otların üzerinde yeniden oynadığına tanık oldum.
Çağırdığımda geldi, boynunu eğdi; istediğim de buydu!
İstediğim bu!































YORUMLAR