Türkiye 2023’den beri CHP ile ilgili “Kesin Geçersizlik”i (Mutlak Butlan’ tartışıyor.
Siyaset dünyasında adeta geleceki gelmeyecek mi diye fal açılırken, sonun da yargıdan kesin geçersizlik kararı geldi. Gelmesiyle de ortalık karıştı. CHP iki başlı bir yapıya büründü, birbirlerine en ağır ifadelerle saldırmaya başladılar, en ağır hakaretlerden payını alan ise yargı kararı ile yeniden genel başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu oldu.
Kılıçdaroğlu mu, Özel mi haklı konusuna girmeyeceğim. Yargının kesin geçersizlik kararı ile ilgigi bir şey de söylemeyeceğim. Çünkü hukukçuların bile iki farklı görüşü savunup, üzerinde anlaşamadıkları kesin geçersizlik kararını hukukçu olmayan biri olarak değerlendirmen en azından hukuksal açıdan doğru olmaz.
Ama, Meclis’i CHP Genel Merkezi ilan eden Özgür Özel’in yaptığı bir açıklama var ki, onu değerlendirmemek olmaz.
Özgür Özel, genel başkanlık koltuğunu altından alıp Kemal Kılıçdaroğlu’na veren kesin geçersizlik kararına ilişkin olarak, “Eğer bu verilen karara (kesin geçersizlik kararını kastediyor) karşı duruşumu değiştirirsem sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelen tepki bana döner” dedi.
Özer’in bu açıklama, akıllarda bir çok soru işareti doğuruyor.
Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu gibi mahkemenin verdiği kesin geçersizlik kararının doğru olduğuna mı inanıyor?
Eğer verilen kesin geçersizlik kararının doğru olduğuna inanıyorsa, neden kamuoyuna çıkıp söylemedi, CHP’lileri düşman kardeşler olarak ortadan bıçak gibi ikiye böldü? Bu durum haliyle, Özgür Özel’in bugüne değin verdiği mücadelenin koltuk uğruna değil, CHP’lileri birbirine düşürmek için mi yapıldığını düşündürüyor insanlara. Özel, böyle uçuk bir erekle hareket ediyorsa, bu işten Kemal Kılıçdaroğlu dek kendisi de zararlı çıkacak, daha da önemlisi hem CHP hem Türkiye etkilenecek. Bu nedenle, böyle bir planla hareket ediyorsa, Özel açısından tam bir siyasal facia.
Özel genel başkan seçildiği günden bu yana tüm ülke CHP’ye açılan kesin geçersizlik davasının konuşuyordu. İki yılı aşkın sürede, bu davayla ilgili olarak Kemal Kılıçdaroğlu ile bir araya gelip görüşme yaptı mı? Yapmadıysa, bu da Özel’in kesin geçersizlik kararı vermesinin istediği ve beklediği anlamına gelecektir. Özel’in Kılıçdaroğlu ile bu süreçte rahatça görüşme ve kesin geçersizlik kararının engelleme fırsatını yaşama geçirmemesi, Özel’in süreçle ilgili niyetinin farklı olduğu anlamına gelmektedir.
Bütün bunların üstüne kendisini CHP’ye kazandıran, CHP’de milletvekili, grup başkan vekil, grup başkanı ve genel başkanı olma yolunu açan Kemal Kılıçdaroğlu’nu hem CHP Genel Merkezi’nde kararın tebliği günü yaşananlara yol açarak, hem de yaptığı konuşmalarla CHP’lilerin önüne atıp, “Hain Kılıçdaroğlu” diye slogan atılmasına neden olmak siyaset açısından da etik açısındandan da oldukça sorunludur.
Özgür Özel’in 2024 yılında kesin geçersizlik davasını yok hükmünde saymak için önce olağanüstü kurultay, ardından aynı yıl yine kesin geçersizlik davasını yok hükmüne düşürmek için sıfırdan mahalle, il, kurultay delege seçimleriyle yeniden genel başkan seçilmesine karşın, söz konusu davayı yok hükmüne getirememiş biri olarak, kesin geçersizlik kararı ve devam eden yargı sürecine karşın kurultay çağrısı yapmasını da anlamak olası değil
Özel’in yapması gereken kurultay çağrısı değil, Kılıçdaroğlu ile bir araya gelip, CHP –ve Türkiye- üzerine oynana oyunları bozmak için birlikte mücadele etme, birlikte kara bulutları dağıtma çağrısı yapması gerekmez miydi?
CHP’yi kaostan çıkaracak iş birliğini sağlayacak görüşmeleri yapmak yerine CHP tabanının karşı karşıya getirmeye çalışmak şu sıcak günler geçince CHP tabanı tarafından ciddiyetle sorgulanacaktır.
Buaradan hem Kılıçdaroğlu, hem Özel’e soruyorum:
Sizin için CHP Genel Başkanlığınız mı yoksa Türkiye’nin ve Türk ulusunun geleceği mi önemli?






























