Siz ‘’milliyetçilerle’’ biz 1960 yılından itibaren birbirimizi tanırız. Sahip olduğumuz düşünce yapımızı çok iyi biliriz. İdeallerimizde son derece bağlıyız…
Ortak noktamız Türkiye sevdası. Ama farkımız var.
Siz içinde halkı olmayan bir Türkiye istiyorsunuz.
Biz içinde mutlu ve huzurla özgürce halkının yaşayacağı Türkiye istiyoruz.
İçinde halkı olmayan yurdu savunmak kolay.
Bekea sorunu der!
Sömürgeci ülkelerin işgalini, yurdumuza saldırıyor diyerek halkı vatan duygusuyla kısa zamanda; sömürgeci güce karşı savaşmasını sağlarsın.
Tam bağımsız olacak ve halkı özgürce yaşayan yurdu savunmak zor.
Yeni sömürgeci sisteminde açık saldırı olmadan ülke içinde vatanını peşkeş çekenle işbirlikçi yaratarak sömürmesine halkı mücadeleye çekmek zor.
Çok farklı ekonomik koşulların yarattığı sorunların çözümü gerekmektedir.
Ötekileştiren ve dayatmacı olmayan; bir olan, diri olan ve tam bağımsızlık şiarına çok yönlü sahip halkın örgütlü gücü gerekir.
Benim, senin, onun etnik kimliğini öne çıkararak hüküm vermesi sıkıntı yaratır. Ülkemizde dili farklı olan farklı etnik halk var.
Türk devletleri dili farklı, kültürü farklı çok halkla birlikte yaşadı. Osmanlı devletinin 13 eyaleti vardı.
Mustafa Kemal, Erzurum kongresi sonrası kuvva-i milliye dışlında kurulan örgütleri içine aldı. Kısaca Anadolu farklı etni-site kimliğe sahip halkların ortak vatanıdır.
Türkiye’nin bir olmaya ihtiyacı dünden fazladır. Çevremizi saran sömürgecilere yanıtı kardeşçe ve huzur içinde yaşayarak vermeliyiz.
Tam bağımsız Türkiye istedik diye dün bizi vatan haini ilan edildik. Bugün emperyalist şer bize vatan haini diyenleri dediğimize getirdi.
Şimdi diyoruz ki Etnik yapılar üzerinden düşmanlıkları körüklemeyin; bize ait olmayan çözüm iddialarını hayal kırıklığı yaratacağını görün. Hem kendinizi hem diğerlerini aldatmayın.
Türkiye’de yaşayan her kimliğin birbirine ihtiyacı var.
Hangi etnik yapı ırkçılık yaparsa bilin ki o kardeşliğin ve barışın düşmanıdır.
Gelelim CHP’ni yöneten genel başkana; CHP adı ulusal kurtuluş mücadelesinin önderlerinin siyasi örgütüdür. Bu örgütün genel başkanlık makamına kim oturursa otursun, tam bağımsız Türkiye iddiasından vaz geçemez.
Haddi de değildir.
Ya siz geldiğiniz noktada kendinize ne diyeceksiniz?
‘’Ülkünüzün’’ bir rehberi vardı. Şimdi o rehbere ne oldu. 9 ışık ve Alpaslan Türkeş!
Her ikisini de unuttunuz. Kim oldu rehber?
Dün söylediğini bugün ret eden ve devletin derin gücünün desteğini alarak babalık yapan biri mi oldu?
Alpaslan Türkeş’in o sözünü nasıl da unuttunuz.
” Ülkücüden mafya, mafyadan ülkücü olmaz.” Ama oldu. Ne yaptınız? Hiçbir şey. O ‘’ reislerinizden’’ faydalanma yolunu seçtiniz!
Size fırsat buldukça sözle, yazıyla ve tavırla uluslararası güçler kendi çıkarları adına ülkemizin milli değerlerini ve dini bağlarını kullanıyor. Titreyin kendinize gelin! Mesele vatansa, mesele bu vatanda yaşayan halkın özgürce, huzurlu ve mutlu, kardeşçe yaşamasıysa kavganızı sizin değerlerinizi kendi çıkarlarına kullananlarla yapınız! Kendi çıkarları için ‘’Türkmen beyi’’ algısıyla sizlerin yanlış yönlenmesine izin verenlerle kavganızı sürdürmelisiniz. Hırsıza hırsız, vatan hainine hain demek görevdir. O görevi Türkiye Cumhuriyeti’ni gelecek kuşaklara emanet eden Mustafa Kemal verdi. Hiçbir Yurtsever hain olmaz!
Ne CHP’den ne de CHP’liden vatan haini olmaz.
Çünkü CHP ruhunu yüreğin de taşıyan yurtseverler, her nerede oturursa otursun O kafayı koparır! İzin vermez.
Sizler Türk olmakla övünüyorsunuz ya! Geçin bunları.
Siz yurtseverlerin dünyası kadar Türklüğü bilmez, yaşamaz ve bilmezsiniz. Ama yurtseverler Türklüğü siyasete alet etmez, ölümüne ona gelecek kötülüğe karşı savaşır.
Klasiklerle yurtseverler arasında ki fark bu kadar nettir!
CHP genel başkanları sokak jargonuyla konuşmaz. Ama ölümden ve zalimden korkmaz. Hele hele kolpacı’dan hiç korkmaz!
Türkiye gündemi yoksulluk ve işsizlik ve üretimin ekseninden sapması olmalıyken, suni gündemler ülkeyi kendi gerçeğinden uzaklaştırıyor.
Cırrık; Tibili’den büyük, Cubbal’dan küçük kuştur. Gök yüzüne her çıkışın da sanırsın gök yüzünün tek hâkimi.
Öyle bir ses çıkarır ki sesi yankı yapar.
Ancak gök yüzünde avcı kuş gördüğün de hızla toprağa dalarak; kendini gizleyecek çalı çırpı arar. Ülke her açıdan sıkıntı içindeyken; sıkıntıyı suni olarak körükleyen, Anadolu kültürünü yaratanların çocuklarının, genç yaşta ölümüne çanak tutanlar cırrık gibi gök yüzünde caka satıyor.
Acıların, gözyaşlarının dinmediği; yoksulluğun ve işsizliğin çığ gibi büyüdüğü ülkemizde maalesef bir avcı kuş çıkmıyor.
Çıksa kolpacı düzenin gerçek yüzü ortaya çıkacak… Neden çıkmıyor?
Siyaset halkının ve ülkenin çıkarlarını korumaktır. Bireycilik daima gerçekle tezat olur ve felaketinde yolunu açar. Başarıyı yok eder.
Kolpacının rüyası; yediği yumruğun şiddetiyle yer yüzüne çıkar!






























