Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




Mekin ŞAHİN
Mekin ŞAHİN

Niteliksiz! 

CHP tarihinde olmayan, yaşanmayan her şey otuz aydır yaşanıyor. O kadar yanlış yapılmaya başlandı ki, CHP yönetenleri toplumsal misyonunu bir yana atarak kişileri savunma veya kişilere saldırma yanlışlığına saplandı.

Çevremizi saran savaş çığlıkları, yeniden doğacak güneşi, kendi dünyalarına hapsetmek istiyor. Bizim bunu görmezden gelmemiz dalalet ve halkımıza ihanet olur. Çünkü zaman yerinde sayma zamanı değildir. Zaman her tehlikeye hazırlık zamanıdır.

Tehlikeye karşı savunma oluşturmak için devleti yöneten konumda olmaya gerek yok. Önderimiz Anadolu kurtuluşunu yaratırken, padişah değildi.

Önce iç ve dış tehlike tespitini sonrada çözümünün ana eksenini netleştirmeliyiz. İç tehlike;

Dünya sömürgecileriyle iş birliği içinde ki tüm güçler. O güçlerin siyasi ve ekonomi uygulamaları.

Hukuksuzluk.

Adaletin keyfileşmesi.

Üretimsizliğin yarattığı dış bağımlılık.

Ve Örgütsüz, önderliğin direniş ruhunu kaybetmesi.

Dış tehlike:

ABD ve İttifaklarının eski ipek yolu üzerindeki projeleri. (BOP) Dünyayı sermaye gücüyle kontrol altına alan sömürgecilerin ulus devleti bitirmek istemesi.

Ayrıca mega kent iş birliği adı altında ulus devletlerin pasivize edilmesi. Üretim sistemini kendi çıkarlarına göre şekil vermeleri.

Enerji kaynaklarını ve o kaynak bölgelerini savaşla ele geçirme hazırlıkları. Doğu Akdeniz’in işgali.

İskenderun körfezinin Türkiye’den koparılması. Anadol’unun fiilen parçalanması……

Bu ana başlıklar tehlikenin ciddiyetini çok net gösteriyor. CHP yönetimi vakit geçirmeden acil direniş çalışmasını örgütlü biçimde başlatmalıdır. Sinekleri değil bataklığı kurutan kararlılıkla gündem oluşturarak; sadece kendi ülkemizi değil eski ipek yolu üzerinde ve çevresinde yaşayan halka da umut olmalıdır.

CHP geçmişi nedeniyle sıradan bir örgüt değildir. Tarihe aydınlığı ve özgürlüğü, yeniden dirilişi sunan örgüttür. Ama çift karakterli kaos ve krizi yaşıyoruz. Bir yanda ülkemiz, diğer yanda partimiz. Her ikisinin de içine sızan dış odaklar. Dış odaklar kendi özeline uygun ülke ve parti yaratmak istiyor.

Bu kaos ve krizin dayatmalarından kurtulmanın yolu; demokratik devlet yönetimi ve demokratik devlet yönetimini kuracak olan siyasi örgütün (CHP) hedefe uygun biçimde yapılandırılmasından geçmektedir. Dün sizi ve ülkemizi aldatan mandacıları mücadelenin dişlileri arasında eritmek görevi bu perspektifi taşıyan çözümden geçmektedir. Bugünün koşulları bir çağrıyla ters yüz edilmelidir.

Hedef Demokratik halk cumhuriyeti!

Hedef demokratik halk cumhuriyetini kuracak ideolojik, siyasi ve örgütsel birliğiyle dikey, yatay örgütlü güç olan CHP!

Her iki hedefin alt yapılarını, politik çözümlerini, anayasalarını, üretim sistemlerini, sosyal ilişkilerini, geleceğe taşıyacak eğitim ve öğretim seferberliğini, emeğin en yüce değer olduğu algısıyla dokumak zorunlu olmuştur. Ülkenin ve partinin varlığını saygınlaştıracak bu görev sokaklarda, kırsalda, fabrikalarda kısaca üretimin her alnında yurtseverlerin ve yol arkadaşlarınızın ayak izlerini bekliyor!

Bu iki tespit doğrultusunda CHP ideolojik, siyasi, örgütsel, hedef kitle ve çalışma tarzıyla yeniden yaratılmalı; kurumsal faaliyeti her şeyin üzerine koymalıdır.

Sadece WhatsApplar değil, yüz yüze toplantılarla; bulunduğumuz hattı değil, sathı savunacak dayanışmayı ve önderliği yaratmalıyız…

Zalimlerin adı değişir ama zulümleri ve yöntemleri hiç değişmez. Her canlının kurdu kendi içinde. İçten çökmedikçe çürütemez; dışardan gelen zalimin zulmü.

Türkiye yurtseverleri halkının sevda serçeleri gibidir. Çelikleşmişler. Ne kışın zemherisi ne temmuzun kara sıcağı dik duruşunu çökertemez.

Devrimci, yurtsever kişiliklerle donanmış ve ne yapacağını bilen örgütler kendine verilen görevin bilinciyle; ‘’Bekir Sami Kunduh’un’’ yolundan giden tipleri tarihin derin dehlizine gömer!

Çünkü onlar görünürde bağımsız özünde mandacı güruhun teslim aldığı zavallılardır!

Bir partiyi ayakta tutan şey yalnızca seçim kazanmak değildir. Onuru, ahlakı ve tarih karşısındaki duruşudur.

Kaybetmekten korkanlar hiçbir zaman değiştiremez. Düşmekten korkanlar ayağa kalkmanın anlamını bilmez.

Yaralanmaktan korkanlar ise hayatın gerçek direncini keşfedemez.

Demokrasi mücadelesinin yeniden ayağa kalkışı da böyledir. Önce gerçeklerle yüzleşilir. Sonra korkular aşılır. Sonra yeniden umut üretilir.

Bugün CHP örgütünün önündeki temel mesele halka yeniden güven verebilmektir. O güveni verecek ise partinin ülkeyi ayağa kaldıracak çözümleriyle Türkiye’nin her alanında halka anlatarak örgütlü güç yaratan iradedir.

Tam bağımsız Türkiye idealini kendi egosu uğruna satan, kalkan yapan ülkeye ve halka ihanet eder! Bu güruhun en önemli özelliği popülizm ve ülkenin vaz geçmediği değeri kendi şovuna kullanmaktır. Sonra da şovun tüm detayları kendi gücünün yansıması olarak göstermeleridir. Bu tipler niteliksiz ve günü yaşayarak daima kendi çıkarlarına yaşama alanı arar.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER