Operasyon sözcüğü, bir ‘iş’ ve ya da ‘işlem yapma’ anlamına geliyor.
Ancak bu iş ve işlemin belli bir ‘yöntem’le yapılmış olması gerekiyor.
Örneğin matematiksel bir işlem matematiksel yöntemlerle yapılabilir.
Ve yine kuramsal bir işlem ‘entelektüel yöntemler’le yapılmaktadır.
İç güvenlik işlemleri ‘polis’, dış güvenlik işlemleri ‘asker’, tıbbi işlemler ‘doktor’lar tarafından yapılan iş ve işlemlerdir.
Peki ama ‘siyasi operasyonlar’ hangi ‘yöntemler’le yapılabilir? Kuşkusuz ‘siyasi yöntemler’le, değil mi?
Parti kurma, seçmen tavlama, kendileri gibi siyasetçiler ayarlama vb.
Ancak Türkiye’de bugünlerde uygulanmakta olan ‘siyasi operasyonlar’ hangi yöntem ve araçlarla yapılmaktadır.
‘Polis’, ‘Asker’, basın aracılığıyla ‘psikolojik’, müftü ve müezzinlerle ‘dinsel’ ve ilah…
Yani, sözcüğün tam anlamıyla ‘topyekün’. Yani iç ve dış düşmanlara karşı uygulanabilecek ve bir ‘Dava’ uğruna her yolun mübah görüldüğü, her türlü ahlak ve insanlık dışı ‘yöntemler’le yapılan ‘operasyon’lar.
Peki ama bu ‘operasyonlar’da, savcı, yargıç ve mahkemelerin uyguladıkları ‘yöntem’ler ne olmaktadır?
Başta ‘hukukçu’lar olmak üzere, aklı başında hiç kimsenin bu ‘operasyonlar’ın ‘Hukuksal yöntemler’le yapıldığını ileri sürdüklerini görüp duydunuz mu?
Bir Dr Recep, bir Doğu Perinçek, bir Kemal Kılıçdaroğlu, biraz Devlet Bahçeli ve biraz da bu sayılanlara benzer ‘Siyasetçi’ler var.
Bununla birlikte, bunlara ‘Siyasi operasyonlar’dır diye bir kulp takılmaktadır.
Oysa, Belediyeler gibi ‘Kamu kurumu’ olan bir yerde, çalıp çırpma, görevi kötüye kullanma, gasp, irtikap, ihaleye fesat karıştırma ve benzeri yolsuzlukların tespit ve soruşturmasını kimler ve hangi ‘yötemler’le yapmak durumundadırlar.
Devlet Denetleme Kurulu ve her bakanlığa bağlı denetleme elemanları, değil mi?
Peki ama, iki yıldan bu yana yüzlerce Belediye başkanı ve bürokratlarını kapsayan ‘oresayonlar’da, ilaç olsun diye bir ‘denetmen raporu’ var mıdır?
Yoktur.
Varsa yoksa, ‘suş işlemek üzere kurulan örgüt başkan ya da üyeliği’ gibi, akılla, izanla, ahlak ve namusla ilgisi olmayan bir ‘iddia’.
İşte bu tür operasyonlara ‘Asimetrik’ ya da ‘Tersine psikolojik operasyon’lar denilmektedir.
Ki ancak bir ülkeyi işgal eden düşman kuvvetlerinin uygulayabilecekleri ‘operasyonlar’ bu gruba girmektedir.
İşte başta bugünkü Adalet, İç İşleri, Dış İşleri, (Milli) Eğitim ve (Milli) Savunma Bakanlıkları ile topyekün Saray efradı, bu ‘Asimetrik’ ya da ‘Tersine Operasyonları’, umursamadan yapabilmektedirler.
Eğer halâ bunlara ‘Sayın bilmemneyim’ denilebiliyorsa, kusura kalınmasın ama ‘Suçun büyüğü’ tam da onlardadır’.
Ki, O’perasyon çocuk ve elemanlarının daha nice, gün yüzü görmemiş operasyonlarına maruz kalacakları da gün gibi ortadadır.






























