Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




Mekin ŞAHİN
Mekin ŞAHİN

Keskin sirke değil, sağduyu kazanır

Atalarımız boşuna söylememiştir: “Keskin sirke küpüne zarar verir.” Bir başka sözleri de bugün yaşananları adeta özetliyor: “Başkasının atına binen, sabah olunca nerede olduğunu anlar.”

Bu sözler yalnızca birer atasözü değil, yüzyılların biriktirdiği siyasal ve toplumsal tecrübenin özüdür.

Eskiden insanlar sözüne sadıktı. Duruşunu günlük hesaplara göre değiştirmez, bedel ödemekten korkmazdı. İnandığı değerlerin arkasında dimdik dururdu. Çünkü bilirlerdi ki karakter, zorluk zamanlarında belli olur.

Bugün ise siyasette hırsın aklın önüne geçtiği, kişisel hesapların ortak mücadeleyi gölgelediği bir dönemden geçiyoruz.

Demokrasi mücadelesi; ilkelere değil, hesaplara göre şekillendirilmeye çalışılıyor. Dün en önde yürüyenlerin bir kısmı bugün sessizce geri çekiliyor; görünürde farklı, perde arkasında farklı hesaplar yapıyor.

Oysa Türk halkı onurludur. Yanlış yapabilir ama onurunu pazarlık konusu yapmaz.

Tarih boyunca bu millet, bedel ödemeyi teslim olmaya tercih etmiştir.

Bugün yaşananların hesabı kişilere değil, tarihe verilecektir. Çünkü siyaset günü kurtarma sanatı değil, geleceği kurma sorumluluğudur.

Bu nedenle artık herkes önüne konulan yolu dikkatle değerlendirmelidir. Kimlerin gerçekten mücadele ettiğini, kimlerin ise yalnızca şartlara göre saf değiştirdiğini görmek zorundayız.

Benim çağrım; başı dik, alnı açık, Cumhuriyet’e ve demokrasiye inanan bütün yol arkadaşlarımadır.

Umutsuzluğa kapılmayın.

Kırgınlıklarınızı ortak mücadelemizin önüne koymayın.

Pusular kurulabilir, yollar kesilebilir, dost görünenler yarı yolda bırakabilir. Fakat haklı davalar, kararlı insanların omuzlarında yükselir.

Biz dün olduğu gibi bugün de aynı yerdeyiz.

Tam bağımsız, demokratik, laik ve sosyal hukuk devletinden yana olan herkesin ortak zemini; kişisel hesaplar değil, Cumhuriyet’in temel değerleri olmalıdır.

Şimdi yeniden omuz omuza durma zamanıdır.

Şimdi ayrışmanın değil, birleşmenin zamanıdır.

Şimdi kişileri değil, ilkeleri büyütme zamanıdır.

Çok uzak değil…

10 Temmuz, yalnızca bir tarih değil; kimin ilkelere, kimin çıkarlara yaslandığının daha net görüleceği bir dönüm noktası olacaktır.

Tarih, günü kurtaranları değil; zor zamanlarda doğrularından vazgeçmeyenleri yazar.

Haydi dostlar…

Başımız dik, yüreğimiz cesur, inancımız tam olsun.

Tam bağımsız Türkiye mücadelemizden asla vazgeçmeyelim. Çünkü gelecek, teslim olanların değil; direnenlerin olacaktır.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER