CHP kişilerin egosunu tatmin ettiği örgüt değildir. Doğuşu, kuruluşu ve varlığı dönemin konjonktürü içinde ilerici, değişimci ve dönüşümcü oldu. Feodalizmi anti- emperyalist savaş sonrası tasfiye etti. Alt yapısı gücü olmayan yeni sistemi yukarıdan aşağı inşa etti. Anayasa, yeni yasalar, yeni üretim sistemi ve kişi hak ve özgürlükleri, kul yerine özgür yurttaş, eğitimde birlikle uluslaşmanın bu gününü ve yarınını yaratma; CHP örgütünün temel hedefi oldu. Korkmadı. Türkiye’nin yeni sistemini, özgürlüğünü ve tam bağımsızlığa giden yolunu korumaktan vaz geçmedi. Bu yüzden CHP Türkiye Cumhuriyeti devletiyle özdeşleştirildi.
Özdeşlemenin faydaları kadar olumsuz etkileri de varlaştı.
Dünya 1945 sonrası iki kutup arasında gel-gitleri yaşarken; Türkiye yeni sömürgecilik sisteminin bir halkası olmayı tercih etti. NATO girişi ve Marshall yardımlarıyla işbirlikçi sermayenin isteği doğrultusunda tam bağımsız Türkiye ekseninden uzaklaşma başlatıldı. Tüm gerici metotlar kullanıldı. Dini ve milli motifler öne çıkarıldı. Kullanıldı.
Ötekileşme, yozlaşma ve çürüme Türkiye ve halkının kaderi yapıldı!
Çok uzun süre ülke üzerine kurulan oyunlara karşı verilecek mücadelede CHP önderliği her koşulda arandı. CHP yönetimleri yapabildiği analizlerle ve analizler üzerine yerleştirmeye çalıştığı çözümlerle çıkış yolu yaratmaya çalıştı. Yeterli olmadı. Sonuç almadı.
Nedenler arasında ülke ve dünya konjonktürü yanı sıra siyasetin ülkemizde halk örgütlülüğü üzerine oturmamış olması etken oldu.
Zaman içinde anti-emperyalist tutumu gevşeyen hatta yozlaşan CHP dünyası ve yönetimleri kendine benzeme yerine dünyayı yöneten güçlerle iş birliği düzeniyle sorunları aşabileceğine inandı.
Kendi içinde farklılıkları olan dünya güçleri iki merkezde ki varlılarıyla dünya pazarlarına etki etmeyi sürdürürken Türkiye ABD ile İngiltere arasında sıkıştı. ABD ile İngiltere arasında ki dünya liderliği çatışmasında Cumhur ittifakı ABD ve ittifaklarıyla saf tutarken CHP yönetimi İngiltere’yi tercih etti. Oysa CHP anti-emperyalist bir savaşın sürecinde doğmuş ve kurulmuş parti olmanın ötesinde; savaşın galibi olarak tam bağımsızlığı hedefleyen yeni bir devletin kuruluşunu Anadolu’da sağlamıştır!
CHP’nin tüm hedeflerinin ana ekseninde halkçı, devrimci tam bağımsız Türkiye var. ABD İngiltere çatışmasında taraf olamaz. Olmamalıydı!
Ekrem İmamoğlu etrafında toparlanan bir gurup CHP’li siyasetçi maalesef CHP’nin tam bağımsızlık algısını yok etmekle kalmadı, ahlaki değerleri çok önemseyen ilkeselleğini de dağıttı.
CHP’ni ele geçirme yöntemleri siyaset yöntemini çürüten yoluyla sağlandığı için 31 Mart 2024 sonrası tüm ilişkilerde siyasi kimliklerini yitirdiler.
Onur, şeref ve gurur umursanmadan CHP’li olma onurunu da ayaklar altına almaya devam ediyorlar. Çünkü feodal siyasetin göbeğinde her tür pisliğin içinde çaresizce batıp çıkıyorlar. Gurursuzlukla CHP’ni kendilerine kalkan yapmaktan gocunmuyor ve istifa etmeyi düşünmüyorlar.
Olan Türkiye devletine ve Türkiye halkına oluyor.
Tam bağımsızlığı kendine şiar edinen yurtsever CHP’liler bu aymazlığa karşı korkusuzca mücadele ediyor. Ama örgütsüz olmaları yüzünden sonuç alamadılar.
Buna rağmen son 16 aylık direnişleri CHP dünyasını etkilemeye başladı. Etkileme en kısa sürede bir çığlık arayışı içinde.
O çığlıkta Tam bağımsız Türkiye şiarı eksenine yerleşen demokratik devlet yönetiminin yaratacağı çözümler aranmaktadır.
Bu koşullarda sürece önderlik edecek kişi sizin dışınızda yok denecek düzeyde. Direnen yurtsever güçlerle, demokratik devlet yönetiminin çerçevesini çizecek anayasayla ve yatay-dikey örgütlü güçlerle donanmış bir CHP örgütünün sadece ülke halkının umudu olmayacak aynı zamanda emperyalizme karşı savaşan dünyanın da umudu olacaktır.
Yapılacak tek şey var.
Şartlı refleksle koşullanmış CHP’lilere rağmen sahaya inme ve arsız, hırsız ve ahlaksız güruhla mücadele başlatılmalıdır!
İdeolojik birlik sağlanmalı (Kısa, orta ve uzun vadeli programla). Siyasi birlik sağlanmalı (Çözümlerin Önceliğine göre). Örgütsel birlik sağlanmalı (Türkiye hedefine uyumlu çalışma tarzını yaratan, düzenleyen ve disiplin altına alan tüzükle).
Tüm birliği koruyacak olan siyasi ahlak ve sosyal demokrasi tavrıyla eleştiri- öz eleştiri sistemini inşa etmek!
Zaman kısa. Geçen her zaman Türkiye halkının umudunu bitirirken Türkiye Cumhuriyeti devletinin uçuruma yuvarlanması devam ediyor.
Tarih bizi göreve çağırıyor!
Bilgi çağının ilk çeyreğin de dünya değişiminin alev alev yanarak yankılandığı Türkiye iz düşünde; sizleri karanlığa karşı, barışın her aşamasının mücadelesine davet ediyorum…
Biz Türkiye sevdalısı olanlarla bir yol çizdik. Zoru içinde, başarısı içinde, insana insan olduğunu sokaklar da eyleme dönüştürecek yol.
Bu yolda Türkiye ve Türkiye halkı var, ego yok! Bu yolda biz var, Emek var, halk var!
Bu yolda akın var, insanın yaşam enerjisi güneş gibi akın var. Yeter ki karar ver! Yeter ki taşın altına elini sok!
O taşın altın da ki engerekler, çıyanlar, yılanlar; sizin ekmeğinizin, hürriyetinizin ve ülkenizin düşmanlarıdır.
Haydi dostlar!
Haydi arkadaşlar!






























