Emekliye bir parmak bal…

Emekliye bir parmak bal…

ABONE OL
12 Ekim 2023 10:31
Emekliye bir parmak bal…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Oktay EROL

“Bekleyen derviş muradına ermiş” mi derler, yoksa “beklemiş, beklemiş bir parmak balla gönderilmiş” mi denir? Gerçekten anlayacak yerlerim şu an o denli kapalı ki; bu denli umursamazlığı düşünmek bile istemiyorum! İnsanaşkı olan, biraz insan seven, birazcık eşduyu taşıyan bu denlisini yapmaz; yapmamalı da! Şakası yok ki bunun onaltı milyondan söz ediyoruz! Yılbaşından bu yana sonyaz yaprakları gibi savrulan “emeklilerin” durumunu görmek/ anlamak istemiyorlar mı; anlamak zor!

Emekli aylıklarının belirlendiği tarihin “temel gereksinim” bedellerini bir yana not edin, tutun bir de bugünküleri… “İnsanaşkına” diyorum! Aradaki makas aralığını görmeyecek denli gözlerinizi “sis mi bürüdü”? Ekmeği, suyu, alamadığı mevsimlik sebze/ meyveleri bir yana bırakın, kurduğunuz sistemin “doymazlarının” oluşturduğu “fahiş fiyat” ağınız bile baş döndürmeye yeterdi oysa! Kurduğunuz sitemin “komisyoncularının” arsa/ ev/ kira fiyatlarında şişirdikleri balon anlamaya yeter!

***

Yetmez mi yoksa? “İktidara” yakın bir isim, “bu beşbin liraya sevinin” diyor! Anımsarsınız, yine geçtiğimiz günlerde bir “iktidar” yanlısı vekil/ ayrıca bir kurumsal firmadan da aylık almasına karşın “bu aylıkla geçinmekte zorlanıyorum” demişti! Bir bakıyorsunuz yirmi emekli aylığı yapıyor; ama yetmiyor! Haydi, burada Tevfik Fikret’in şu dizelerini anımsayalım; yiyin efendiler yiyin; bu cümbüşlü sofra sizin/ soyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin!

Neymiş, yinelemem gerek; beşbin lirayla sevinin! O beşbin ile, emekli aylığını kendine verseler, sonra da “al bununla; hem geçimini sağla, hem kiranı öde, hem de temel gereksenmelerini al” deseler ne yaparlar merak ediyorum! Emeklilerin, yılın yarısından çoğunu zorluk içinde yaşadıklarını bilmeyecek denli toplumdan soyutlamışlar demek ki kendilerini! Bunun “artısı” ne olur bilmiyorum gerçekten!

***

Son yıllarda bir alışkanlık oldu bu! Başta her tür acının yaşanması sağlanıyor, kısır döngülere sürüklenmesinin önün açıyor, evde/ okulda/ hastanede/ sokakta yaşanan “yetmezliklerden kaynaklı” cinnetler “olağan yaşamın” koşulu gibi değerlendiriliyor, sonrada içlerinden birinin “ucuna” dokunularak “sorumluluk” duydukları gösterilmeye çalışıyor!

“Emekliler” buna en son örmek! Kaç aydan bu yana sözü ediliyor; siz sorgulayın! Seçim öncesinden bu yana! Şaka değil, yılına sonuna ne kaldı şunun şurasında? Yurdun birçok bölgesinde “kış soğukları” başladı bile! Seçim alanlarında “biz kimseyi enflasyona ezdirmedik/ ezdirmeyeceğiz” diyenler bir başkası mıydı, yoksa “iktidara” yakın isimler miydi? Şu an, “emeklinin” enflasyon altında bırakın ezilmeyi, pestilinin çıkmadığını söylesin haydi bir! Söyleyemezler! Onun için de; onca yaşanan acıyı/ sıkıntıyı “bir parmak balla” onarmaya çalışıyorlar! Son yıllardaki alışkanlıkları bu!

***

Ülkede yaşanan sıkıntılar olabilir, bunu aşmak için “herkesten” özverili olmaları istenebilir; var mı böyle bir olgu? Yoksa salt “payanda” olanların şatafat içinde yaşatılmasıyla, “doymazca” insanların midelerine göz dikenlere ödün verilmesiyle, her fırsatta dargelirlinin ekmeğine göz dikmekle olmaz! Emekçinin ekmeğini, yağını, soğanını, yaşam alanını daraltarak “ondan” sabır/ şükür/ özveri istenmez!

Onaltı milyon “emekliden” söz ediliyor! Onaltı milyon doymayandan, açlıkla sınanandan, “bir kereye özgü beşbin lira” alacak olandan, Adana şu an daha gereksinmiyor/ ancak bir ay sonra başlayacak kış masraflarını karşılarken zorlanacaklardan… “Bir parmak balın” tadı daha almadan geçti bile; bilin! 111023

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP