Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




Oktay EROL
Oktay EROL

Karalar’ı karalamak…

Covid 19 sürecinde, “şakası olmayan” salgından “ders” alınması gerektiğini düşünenlerdenim.

Bize yıllardır “yatırım” adı altında sunulan beton yapıların değil; insanın, doğanın, toprağın, üretimin, emeğin öne taşındığını,

Kısır çekişmelerin, boyalı sözlerin, kandırmaya yönelik eylemlerin, kirli politikanın, algı oluşturucu söylemlerin son bulmasını,

Yurttaşın “istenci” doğrultusunda seçilmişlerin dinlenmesini, anlattıklarının özümsenmesini, sorunlar dile getirilirken karmaşasız konuşulmasını,

Seçilenin yanlışta uyarılmasını/ eleştirilmesini, doğrularında desteklenmesini, seçim bölgesi için herkesin taşın altına elini koymasını,

Covid 19’dan somut “dersler”  çıkarıldığının herkesçe benimsenmesini beklerdim.

Yanlış mıyım?

***

Yapılan ne olursa-olsun, koşullar ne gerektirirse-gerektirsin salt “karşı” duruş sergilemek için, yerel yapıyı sarsıcı tutum sergilemeye anlam veremiyorum.

Susulsun, yanlışlar halı altına süpürülsün, unutulsun, yaşanan anımsatılmasın demiyorum…

İnsanlar bir yandan hizmet istiyor, bir yandan iş istiyor, bir yandan yarın istiyor, bir yandan doymak istiyor, bir yandan mutlu olmak istiyor…

“İktidar” zamanını bunlara ayırmak yerine, yerel yönetimlerle kavgayı yeğliyor!

“İktidar” yerel yönetimlerin önünü açmadıkça, en küçük atakta yoluna diken saçtıkça, kendinin olmayan yönetimleri darboğaza sürükledikçe, eşgüdüm içerisinde yapılacakları engelledikçe olan yalnız “seçilmişe” mi olur?

İşsizlik, açlık, bir başınalık, doyumsuzluk sürüyor!

Ya “covid 19” salgınından çıkarılacak ders?

***

Katıldığım Anakent meclis toplantılarından hiç “iyi ki varlar” diyerek dönmedim!

Kürsüye çıkanın “ödevi” Adana’ya bir şeyler kazandırmak değil; yapılmak istenenleri baltalamak, ismine “prim” sağlamak, “iktidara” yakınlığını göstermek üzerine koşullu…

Adana AKP İl Başkanı Mehmet Ay’ın bir kaçtır açıklamalarını izliyorum.

Son açıklamasında “biz hükümet olarak salgınla mücadele ederken siz de gelin bütün bu imkanları seferber edin Adana’yı sineğe teslim etmeyin. Şimdiden bize çok sayıda şikayet geliyor. Önümüzdeki günlerde bir facia olmasın” sözlerine yer veriyor.

Salgında, sivrisinek de Adana’nın sorunu…

Başkan Ay’ın “biz hükümet olarak salgınla mücadele ederken” diyor ya…

Hangi “mücadeleden” söz ettiğini anlamadığım gibi, en basitinden “maske” konusunda bile nelerin yapılamadığını bildiğini düşünüyorum.

Bana sormayın, geçtiğimiz haftalarda Adana’da kimlerin “maske” için bakanlığa başvurduğunu, kimlerin aldığını, şifre olmasına karşın kimlerin alamadığının duyduğunu sanıyorum.

“Maske”, covid 19 için zorunluluk olduğu tüm uzmanlarca dile getirilirken, yurttaşın “maskesiz” sokağa çıkmasının doğru olmadığı sıkça yinelenirken, eksikliği “mücadeleyi” neden etkilemezmiş gibi konuşulur anlamıyorum!

***

Birkaç gündür yaşanan bunaltıcı yaz, sivrisinek konusunu gündeme taşımalı elbette!

Başkan Ay’a kalırsa, Anakent Belediyesi bu konularda çalışmıyor, ilaçlama yapmıyor, üçyüz aracıyla ellleri-kolları bağlı “yan gelip” yatıyor, salgın sürecini eline-yüzüne bulaştırıyor anlamı çıkarılabilir haklı olarak.

Karalar’ın “şikayetleri” gündeme almama gibi bir düşüncesi de var sanki…

Oysa değil…

Anakent belediyesi tüm engellemelere, tüm salgın sürecinden soyutlanmaya çalışılıyor olmasına karşın uğraşını her yönüyle sürdürmeye çalışıyor!

Eksiğin olmadığın, tüm bölgelere aynı anda ulaşıldığını, tüm bataklığın kurulduğunu söylemiyorum!

Ondokuz yıldır “iktidar” koltuğunu bırakmayan bir yapının, bir yıllık yerel yönetime “neden her yere zamanında ulaşmıyorsunuz, neden bataklıkları kurutamıyorsunuz” deme hakkının olduğunu da düşünmüyorum!

Başkan Karalar’ın bir yandan dönemsel çalışmalar yaparken, bir yandan da önceden kalan sorunları çözmek için uğraş verdiği de unutulmamalı…

***

Birbirimizi iyi anlayabilecek, duygudaşlık (empati) becerilerimizi güçlendirecek, yaşamı paylaşabilecek, özellikle de “ders” çıkarılabilecek günlerden geçiyoruz…

Bilim insanları covid 19’un doğayı temizlediği gibi, birbirimizin eksikliğinin verdiği “yalnızlığın” yaşamda birçok şeyi anlamamızı sağlayacağı konusunda düşünce birliği taşımakta…

Öyleyse üleşilemeyen “şey” ne?

Eksikleri varsa Başkan Karalar’ın, yanlışları varsa, yapılmaması gerekenler varsa, kendine teslim edilen kasayı düşünmeden/ savurganca boşaltıyorsa; soralım elbette!

Geriye doğru, yaşamımızın içinde yer alan kaç tane belediye başkanının gelip/ geçtiğini, Adana’ya neler yaptığını, Adanalıya neler kazandırdığını, Adanalıdan neler çaldıklarını düşünerek…

Bu ülkenin işsizlikle, açlıkla, doyumsuzlukla, mutsuzlukla boğuşan insanlarının “yaşamlarını” kimlerin/nasıl talan ettiklerini düşünerek…

Bunları bugün yapmak zorundayız!

Sıkça “topal ördek” söylemiyle ortaya çıkıp, dikenli arayışlar anlaşılır gibi değil! Karalar’ı karalayarak değil…

180520

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER