Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




Ömer ALPDOĞAN
Ömer ALPDOĞAN

Filistin’i bırak, Gagavuz yeri’ne bak!

Türkiye’de dış politika tartışmaları denildiğinde ilk akla gelen başlıklardan biri Filistin oluyor. İktidarından muhalefetine kadar hemen herkes Filistin konusunda açıklama yapıyor, miting düzenliyor, sert mesajlar yayımlıyor. Elbette Filistin halkının yaşadığı dram görmezden gelinemez. Mazlumun yanında olmak, Türkiye’nin tarihsel ve vicdani sorumluluklarından biridir.

Ancak insan ister istemez şu soruyu sormadan edemiyor: Aynı hassasiyet neden burnumuzun dibindeki soydaşlarımız için gösterilmiyor?

Moldova sınırları içerisindeki Gagavuz Yeri Özerk Bölgesi, Türk dünyasının en farklı ama en kıymetli parçalarından biridir. Hristiyan inancına mensup olmalarına karşın dillerini, kültürlerini ve Oğuz Türkü kimliklerini asırlardır koruyan Gagavuzlar, Türkiye’yi her zaman kendilerine en yakın ülke olarak gördüler. Zor zamanlarında gözlerini Ankara’ya çevirdiler.

Ne var ki son yıllarda Gagavuz Özerk Yönetimi’nin yetkilerinin aşındırılması ve özerklik statüsünü tartışmalı duruma getiren gelişmeler yaşanırken Türkiye’den beklenen güçlü diplomatik tepki gelmedi.

Oysa Gagavuzların bugün sahip olduğu özerklik öyle kendiliğinden oluşmuş bir kazanım değildir. Bu statünün uluslararası zeminde güç kazanmasında merhum Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in yürüttüğü diplomasinin önemli katkısı olduğu bilinir. Yılların emeğiyle elde edilen bir kazanım bugün zayıflatılırken Ankara’nın sessiz kalması doğal olarak Gagavuz toplumunda hayal kırıklığı oluşturuyor.

Daha dikkat çekici olan ise Türkiye’deki siyasi partilerin büyük bölümünün bu konuya neredeyse hiç ilgi göstermemesidir. Adında “milliyetçi”, “ulusal” ya da “Türk” vurgusu bulunan partilerin önemli kısmı Gagavuz meselesini gündemine almadı. Kamuoyunda bu konuda en görünür siyasi çıkışları yapan parti ise Zafer Partisi oldu. Bunun dışında konu, Türk siyasetinin genel gündeminde hak ettiği yeri bulamadı.

Benzer tablo, Gagavuz Yeri Başkanı Evghenia (Yevgeniya) Gutul hakkında yürütülen hukuki süreçte de yaşandı. Gutul’un Batı (ABD/AB) emperyalizmi  ile yaşadığı siyasal gerilimler, hakkında uygulanan yaptırımlar, partisi Şor’un kapatılması ve 25 Mart 2025’te  Türkiye’ye gelirken Kişinev Havalimanı’nda gözaltına alındıktan sonra tutuklanması uluslararası basında geniş yer bulurken, Türkiye’de ise oldukça sınırlı bir yankı uyandırdı. Elbette bu davaya ilişkin farklı hukuksal ve siyasal değerlendirmeler yapılabilir. Ancak Türk dünyasının seçilmiş bir bölge lideriyle ilgili gelişmelerin Türkiye kamuoyunda çok daha fazla sahip çıkılması beklenirdi.

Bugün Filistin için yardım kampanyaları düzenleyen, meydanları dolduran, sosyal medyada milyonlarca paylaşım yapan insanların önemli bir kısmı, Gagavuz Türklerinin yaşadığı gelişmelerden haberdar bile değil. Bu durum, dış politika hassasiyetlerimizin zaman zaman seçici bir karakter taşıdığı yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.

Türk dünyası sadece Orta Asya’dan ibaret değildir. Balkanlar’dan Kafkasya’ya, Kırım’dan Gagavuz Yeri’ne kadar uzanan geniş bir coğrafya, ortak tarihimizin ve kültürel mirasımızın parçalarıdır. Bu nedenle soydaşlarımızın hakları gündeme geldiğinde de aynı duyarlılığı gösterebilmek gerekir.

Mazlumun kimliği, dini ya da coğrafyası değişebilir; adalet ilkesi ise değişmemelidir. Türkiye’nin Filistin kadarı Gagavuz Türklerinin demokratik hakları ve özerk statüleri konusunda da aynı duyarlılığı göstermesi gerekir.

Çünkü vicdan, coğrafyaya göre ölçülmez.

Ve Türk dünyasının herhangi bir köşesinde yaşayan soydaşlarımız kendilerini yalnız hissediyorsa, bunun üzerinde hep birlikte düşünmek gerekir. Sessizlik bazen en ağır mesajdır. Gagavuzların bugün hissettiği de belki tam olarak budur.

Türkiye’de Türklüğün üvey evlat oldıuğunu Gagavuzların iki yıldır başına gelenler bir kez daha gösterdi.

Türlük ve Türk dünyası için ne hazin durum.

Türk milliyetçisiyin diyenler bile, Filistin içn ağlayanlar kadar olamadılar, Gagavuz Yeri’nde yaşanları protesto edip, kan kardeşlerinin, soydaşlarının haklarını aramadılar.

 

 

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER