Odak Dergisi ile Eğitim ve Dayanışma Hareketi Derneği, Türkiye’de 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da yapılacak olan NATO zirvesine karşı 3 Temmuz 2026 Cuma günü İsveç’in Göteborg kentinde bir panel düzenledi. Panele konuşmacı olarak Odak Dergisi yazarı Hamza Yalçın, Komünist Parti’den (Kommunistiska Partiet) Jan Strömqvist, Barış Derneği’nden (Fredskommittén) Valter Mitt, Filistin Hareketi’nden (Floden) Khaled yer aldı.
Panelde NATO’nun savaşçı rolü ve uluslararası siyasetteki etkileri üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.
Emperyalist ülkelerin bütçelerinden NATO’ya ve silahlanmaya ayırdıkları paraya dikkat çekildi. Filistin ile birlikte dünya genelindeki emperyalizme karşı ortak mücadelenin, dayanışmanın güçlendirilmesi ve yeni mücadele olanaklarının geliştirilmesi gibi konular ele alındı.
Odak Dergisi Yazarı Hamza Yalçın yaptığı konuşmada 7-8 Temmuz’da yapılacak olan NATO toplantısı nedeniyle Ankara’yı Ankaralılara yasaklamaya çalıştıklarına ama emperyalizme karşı bilincin canlandığı bir dönemden geçildiğini vurguladı. Emperyalizme karşı ortak tavır alma konusunda daha olumlu bir hava estiğine değindi.
Asker kökenli Hamza Yalçın, Türk ordusunun ABD’den sonra NATO’nun ikinci büyük ordusu olduğunu, silah ihracatında dünyada 11. sırada yer aldığını, üç kıtada, 13 ülkede konuşlandırılmış 70.000 askeri bulunduğunu açıkladı. Bu açıdan ABD, Rusya ve İngiltere’nin ardından dünyada dördüncü sırada geldiğini belirtti. ABD ve AB’nin Türk askerini Kafkasya ve Orta Asya’da kullanmak istediğini söyledi..
Hamza Yalçın, İsveç ve Türkiye’nin Sovyetler Birliği’ne karşı ABD yanlısı tavırlarındaki benzerliklere dikkat çekti. Türkiye’nin daha NATO’ya katılmadan önce Kore Savaşı’na asker gönderdiğini. Savaşta 900’den fazla Türk askerinin öldüğünü ve 2.000’den fazlasının ağır yaralandığını anlattı. Yalçın’ın şu noktanın altını çizdi:
“Şimdi İsveçli egemenler savaş siyasetinde Erdoğan’dan daha kışkırtıcı konumdalar. Birçok alanda artık Erdoğan’dan daha kötü bir dış politika yürütüyorlar. Sovyetler Birliği’ne karşı olan geleneksel muhalefet, Rusya’ya karşı sınırsız bir nefrete dönüştü. Olof Palme’nin ülkesi şimdi kendi topraklarında nükleer silahlara izin vermeye hazırlanıyor. Bu durum İsveç’i saldırıların hedefi haline getiriyor”.
Emperyalizmin on yıllar boyunca sosyalist harekete ve demokratik mücadeleye sızdığını belirten Yalçın, Türk solunun Türkofobi (Türk korkusu/düşmanlığı) nedeniyle kendi halkından uzaklaştığını belirterek emperyalizmin ve siyonizmin etkisinden kurtulmak gerektiğini vurguladı. Örgütlenmenin ve çeşitli etkinliklerle emperyalizme ve NATO’ya karşı çıkmanın önemine değindi ve sözlerini şöyle noktaladı:
İsveç’in anti-emperyalist solunda ve barış hareketinde örgütlenmeliyiz.
Kahrolsun Emperyalizm ve Siyonizm!
NATO’ya Hayır!
Yaşasın Devrimciler!






























