Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




Ömer ALPDOĞAN
Ömer ALPDOĞAN

Sektor küçülürken büyüyenler!

Önceki gün haber akışını incelerken, kısa adı AHKİB olan Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin mayıs ayı ihracat sonuçlarına ilişkin bülteni dikkatimi çekti.

Bültenin en çarpıcı başlıklarından biri şuydu:

“Hazır giyim sektörü küçülürken AHKİB yüzde 37 büyüdü.”

İlk bakışta oldukça etkileyici görünen bu ifade, üzerinde biraz düşününce bazı soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.

Haberde, AHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Aytek’in açıklamalarına yer verilmiş. Aytek, Türkiye genelinde hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün yüzde 15 daraldığı bir dönemde elde ettikleri yüzde 37’lik ihracat artışının dikkat çekici olduğunu vurguluyor.

Doğrusunu söylemek gerekirse, bu değerlendirme bana pek de ikna edici gelmedi.

Çünkü benim bildiğim ekonomi kurallarına göre, bir sektörü temsil eden kuruluşların başarısı büyük ölçüde sektörün genel performansına bağlıdır. Sektör büyürken temsilcilerinin de büyümesi anlaşılır bir durumdur. Ancak sektör küçülürken, sektörün önemli bir bileşeninin olağanüstü büyüme göstermesi üzerinde durulması gereken bir konudur.

Elbette bunun teknik açıklamaları olabilir.

Nitekim Aziz Aytek de başarıyı; küresel ekonomideki yavaşlamaya rağmen yeni pazarlara yönelme, üretim kabiliyeti, hızlı teslimat avantajı ve pazar çeşitlendirme stratejilerine bağlıyor.

Ancak burada şu soru akla geliyor:

Bu avantajlar yalnızca Akdeniz Bölgesi ihracatçılarına mı ait?

Avrupa pazarındaki talep daralması sadece Akdenizli ihracatçıları mı etkiliyor?

Maliyet baskıları sadece bu bölgedeki firmaların mı karşısına çıkıyor?

Elbette hayır.

Aynı ekonomik koşullar Ege’deki, Marmara’daki, Karadeniz’deki, İç Anadolu’daki, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki ihracatçılar için de geçerli.

Yeni pazar arayışları, hızlı teslimat kabiliyeti, üretim gücü ve müşteri çeşitlendirmesi de yalnızca Akdenizli firmalara özgü kavramlar değil. Türkiye’nin dört bir yanındaki ihracatçılar yıllardır aynı yöntemlerle ayakta kalmaya çalışıyor.

Bu nedenle sektör genelinde yüzde 15’lik bir daralma yaşanırken, belirli bir bölgesel birliğin yüzde 37 büyüdüğünü açıklaması doğal olarak daha ayrıntılı bir değerlendirmeyi gerekli kılıyor.

Burada asıl sorun büyümenin gerçekleşip gerçekleşmediği değil, bu büyümenin hangi dinamiklerle sağlandığıdır.

Sektör küçülürken bölgesel bir birlik nasıl bu kadar güçlü bir performans gösterebilmiştir?

Bu artış yeni müşterilerden mi kaynaklanmıştır?

Başka bölgelerden Akdeniz’e kayan ihracat hacimlerinden mi beslenmiştir?

Yoksa geçici ve dönemsel bazı etkiler mi devrededir?

Kamuoyunun merak ettiği nokta da tam olarak budur.

20 Aralık 2025’te şirketinin yönetim kurulu başkan vekilliğine, 20 Mayıs 2026’da ise AHKİB Yönetim Kurulu Başkanlığı’na getirilen Aziz Aytek’in açıklamaları kuşkusuz dikkat çekicidir. Ancak sektörün genel tablosu ile ortaya konulan başarı hikâyesi arasındaki farkın daha ayrıntılı verilerle desteklenmesi gerektiği de açıktır.

Ekonomide bazen istisnalar olur.

Fakat istisnalar ne kadar büyükse, açıklamalarının da o kadar güçlü olması gerekir.

Aksi halde insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:

Sektör gerçekten küçülüyor mu, yoksa bazı rakamları yorumlama biçimimiz mi büyüyor?

Tasbii, bir de insan, bu tür kuruluşların başına siyasal iktidara yakın kişiler gelince rakamlar birden farklı anlamlar mı kazanıyor diye düşünmeden edemiyor!..

 

 

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER