Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




Oktay EROL
Oktay EROL

Seçilmiş Başkan Karalar’ın hukuk beklentisi…

Seçilmiş Adana Anakent Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Silivri tutukevinde geçen ikiyüzon günün ardından özgürlüğüne kavuşmuştu. Ancak bu kavuşma, görevine dönme sevincini getirmedi nedense… Adana halkının istenciyle seçilen Karalar, yönetsel engellerle koltuğundan uzak tutulmak isteniyor. Halkın oylarıyla gelen seçilmiş bir başkanın, yasal hiçbir temeli bulunmayan tutumlarla engelleniyor olması kime/ nasıl bir yarar sağlayacak ki? Halk yönetiminin temelinde yer alan seçmen gücü değil mi, bugünse söz edilmemek yeğleniyor…

Bir kentin yöneticisini seçme yetkisini kullanan halk, seçilmiş başkanını arıyor doğal olarak… Hukukun üstünlüğünün, doğruluk duygusunun bu süreçte büyük yara aldığı umursanmıyor inatla! Silivri’deki uzun sessizlikten dönen Karalar, görevinin başında olması gerekirken uzak tutulmak yeğleniyor… Sokağa çıkıp sorduğunuzda “başkanımı istiyorum” diyenlerin sayısı her gün arttığı görülüyor. Düşündürücü olanı; Karalar’ın yönetim hakkının elinden alınmasının, toplumsal bilinçte derin izler bıraktığı ya bilinmiyor ya da umursanmıyor! Bu durum, yalnızca bir başkana değil, tüm Adana’nın seçme gücüne vurulan bir pranga. Karalar’ın koltuğuna oturması hukukun gereğidir. Toplumun onayını hiçe sayan bu tutum, üzerine bağlılık andı içilen cumhuriyete/ demokrasiye de zarar veriyor…

***

Sandık, halkın yönetime onay verdiği bir sözleşmedir. Seçilmiş kişinin görevinden alıkonulması, seçmenin özgür istencini yok saymak anlamına gelir. Bu tutum, yurttaşın yönetime beslediği güveni temelinden sarsar. Yürürlükteki düzenin inandırıcılığı, tam da bu tür kararlarla eriyip gider. Kurallar herkes için bağlayıcı olmalıdır. Bir kişiye uygulanan buyrukçu yasak, sistemin tümüne gölge düşürür.

“İktidar”, son aylarda muhalif yerel yönetimlere aralıksız yönelttiği baskılarla bu kurumların saygınlığını örselemeyi amaçlıyor. Başarıyı gölgelemek, algı oyunlarıyla yerel yönetimlerin gücünü kırmak hakça bir yöntem olamaz. Siyasal yarışım, sandıktaki yarışla sınırlı kalmalıdır. Masa başı oyunlarla belediye başkanlarını karalama çabası, siyasetin etik değerlerine sığmadığı gibi, gelecek adına zarar da verir. Cumhuriyetin temelinde halkın egemenliği yer alır. Bu egemenliği korumak, öncelikle seçilmişlerin hakkını tanımaktan geçer. Halkın istenci, her türlü siyasal hesabın üzerinde tutulmalıdır.

***

Anayasa’nın 19. maddesi kişi özgürlüğünü güvence altına alırken, 67. maddesi ise seçme/ seçilme hakkını demokrasinin baş tacı yapar. Temel Yasa’nın ilgili maddeleri durumu şöyle açıklar: “Her ne nedenle olursa olsun, özgürlüğü kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini, bu kısıtlamanın yasaya aykırılığı durumunda hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı organına başvurma hakkı vardır.” Bu açıklama, özgürlüğün/ halk istencinin zorunluluğunu, önemini gösterir. Salıverilme kararıyla tutukluluk süreci sonlanmış, özgürlüğüne kavuşmuş bir yöneticinin, görevine dönmesi önünde artık somut bir yasal engel kalmamıştır. Yasal engeller ortadan kalktığına göre…

Seçilmiş Başkan Karalar’ın koltuğuna dönmesi, halkın istencine duyulan saygının gereğidir. 5393 sayılı Belediye Yasası, seçilmiş başkanın görevini sürdürmesi üzerine kuruludur. Yargı kararı kesinleşmeden, suçluluğu kanıtlanmadan bir yöneticiyi görevden uzak tutmak, hukukun üstünlüğü ilkesiyle bağdaşmayacağı gibi, oy veren yurttaşın istencini ortadan kaldırmakla eş anlam taşır. Adana halkı, sandıkta verdiği onayın karşılığını görmek istiyor. Seçilmiş başkanının koltuğuna oturduğunu görmesi, halk yönetiminin en doğal beklentisidir.

***

Adana, kentin yerel çalışmalarını yerine getirmekle yetki verdiği yöneticisini bekliyor. Seçilmiş başkanın koltuğunda oturamaması, kentte her gün yeni yaralar açarken, bir yandan da yurttaşın güvenini sarsmaktadır. Halkın oylarıyla belirlenen bu görev, toplumsal bir ödevdir. Zeydan Karalar’ın görevine dönmesi, yalnız bir makam konusu değil; demokrasinin onurunu kurtarma adımıdır da… Sandık, halkın en arı vicdanıdır. Vicdana pranga vurmak, geleceğe duyulan güveni de karartır.

Adana halkı, yasaların uygulandığı, adaletin terazisinin şaşmadığı bir yönetim istiyor. Karalar, kentinin sorunlarını çözmek için halktan onay aldı. Bu onay, kesinleşmiş bir yargı kararı olmaksızın askıya alınamaz. Umutlar, yasaların doğru işletilmesiyle yeniden yeşerir. Adalet, halkın gözünde de sağlanmalıdır. Zeydan Karalar, Adana’nın seçilmiş başkanı olarak koltuğuna dönmeli… Bu dönüş hukukun utkusu, halkın erinci, cumhuriyetin onurlu duruşuyla aynıdır…  260426

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER