Sevgisiz ‘devrim’ olmaz!

ABONE OL
11 Nisan 2019 20:10
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

Ekonominin iyileştirilmesi için atılacak adımlar beklenirken, adımların ‘devrim’ niteliğinde olacağı yönünde açıklamalar yapıldı.

Dünün ‘yanlışlarıyla’ süren bir ekonomik sistem yürümüyordu!

Üretim ilişkilerinde, ‘dünde’ donup kalmanın zamanla yitirttikleri ortaya çıkıyordu!

Piyasa daralıyordu,

Alım gücü azalıyordu,

Mutsuz çoğunluk yurdun her yanında büyüyordu,

Dışa bağımlılık artıyordu,

Üretim alanları zorlanıyordu…

Bir ‘ekonomik devrim’ gerekiyordu…

***

Biraz önce Bakan Berat Albayrak konuşurken bunları düşündüm…

Bu ülke, yüzyıl önce öyle devrimler yaşamış, o devrimlerden öyle yüz akıyla çıkmışlar ki…

Sıfırdan kurdukları cumhuriyetin temellerinden tutun…

Ekonomisinde,

Eğitiminde,

Sanatında,

Üretiminde,

Sosyal yaşamında, kimsenin akıl edemeyeceği biçimde ‘köklü değişimlere’ gidilmiş, halka benimsetilmiş, halkla kucaklatılmış…

Düne değin yaşadıkları umutsuzluğun yerini umut,

Durağanlığın yerini üretim,

Bilgisizliğin yerini eğitim,

Suskunluğun yerini seslilik,

İçe kapalılığın yerini dışa açılım almış…

Adına da ‘ihtilal, inkılap’ anlamları da olan ‘devrim’ denilmiş…

***

Buradan şu öğreniliyor:

“Devrimlerde köklü değişim olmakla birlikte, daha yaşanılırın olması” zorunludur!

“Köklü değişim” adı altında;

Yurttaşları daha yaşanmaz günlere sürüklüyorsa,

Yaşamı daha zorlaştırıyorsa,

Sokağı daha çok geriyorsa,

Sosyal yaşamı bozuyorsa,

Ulusal paylaşımda bir avuç azınlığa büyük olanaklar sunuyorsa,

Yurttaşın büyük çoğunluğunu açlık sınırı altında boğuyorsa…

Bunun adı ‘devrim’ değildir!

***

Geçtiğimiz yıl ortasında başlayan ekonomik yılgı, aradan geçen süreçte alınan ‘tüm önlemlere’ karşın sürüyor!

Önlemlerin ‘üretim’ değil de, ‘tüketim’ odaklı olması nedeniyle sorunun içerisinden çıkılamayınca, ‘yeni üretim ilişkilerinin’ oluşmasını zorluyor.

Bakan Albayrak konuşurken ‘ne diyeceğini’ düşünmekten daha çok, süren bunalıma neden olan gerekçeler konusunda neler anlatacak, onu bekliyorum…

Doğru ‘teşhisin’, başarıda açar görevi olduğuna inanıyorum…

Bakan Albayrak’ın konuşmasından birkaç tümce:

Özel bankaların sermayeleri artırılacak, daha dirençli hale getirilecek.

Konkordato ile kredi yapılandırma konusunda yeri bir yasa çerçevesi oluşturulacak.

Sorunlu kredilerin bir bölümü ulusal-uluslar arası yatırım fonlarına yönlendirilecek.

Kıdem tazminatı fonu ile BES’in bütünleşmesi sağlanacak.

Sigortacılık düzenleme-denetleme kurulu kurulacak.

Zorunlu bireysel emeklilik sistemi yeniden düzenlenecek,

Tarım kredi ortaklığı ile Sera A.Ş kurulacak.

Kırmızı et ‘fiyat istikrarı’ kırmızı et atağıyla desteklenecek.

Verginin tabana yayılması sağlanacak.

Dolaylı verginin ağırlığı azalacak, doğrudan verginin ağırlığı artacak.

Yargı reformu, güven veren, erişilebilir bir adalet sistemi olacak.

***

Günler öncesinden başlayıp, açıklanana dek hazırlığı süren ‘reform paketi’, ‘cak, cek’ biçiminde açıklandı.

‘Devrim’ niteliğinde adımlardan söz ediliyordu.

Pazarı, esnafı, dar gelirliyi, emekçiyi, emekliyi, ev kadınını, öğrenciyi, yılgıyı onaracak biçimde ‘devrim’ niteliğinde açıklamalar…

Bugünün yaşanan sıkıntılarının neden olduğu ‘çürümüşlükleri’ atmadan, ‘çürümüşlükler’ üzerine köklü değişime gidilmeden yapılan ‘cak-cek’li açıklamalar günü kurtarmaktan başka bir anlama gelmeyecektir!

‘İstihdam’ konusunda atılacağı belirtilen adımlar belirsiz,

Geniş halk kitlesinin yaşam niteliğini artırıcı çalışmalar yok,

Üretim konusunda, üreticiye açılan Sera A.Ş bile ‘cak, cek’li,

Hukuk, adalet konusunda yerel seçim sonrasında yaşananlar gün gibi ortada.

Tümü birlikte düşünüldüğünde;

‘Yurttaşı biraz daha daraltma, anaparadarı biraz daha kollama’ paketi…

Sevgisiz, umutsuz, emeksiz, insansız…

Devrim mi?

Sevgisiz ‘devrim’ olmaz!

100419

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP