Nerelerden… Nerelere vardık

ABONE OL
21 Eylül 2015 10:10
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Savcı Zekeriya Öz, Ergenekon dosyası üzerinde “çalışırken” yalama basın tozu dumana katıyordu…

Yetkililerin ağzından ise, hep aynı sözü duyuyorduk:

–          Yargı bağımsızdır; çözer.

Şimdilerde Zekeriya Öz yine “çalışıyor…”

Ama bu kez üstünde çalıştığı operasyon dosyası bir başka tuhaftır.

En yetkili kişi bu tuhaf dosya için bakın ne diyor:

–          Bu ülkeye dışarıdan ve içerden operasyon yapılmasına izin vermeyeceğiz!

Bağımsız yargı edebiyatı rafa kaldırılmış, yerine, “iç ve dış operasyon odakları” kavramları yerleştirilmiştir.

Niçin böyle olmuştur?

Çünkü yargı erkinin adaleti, gün gelmiş, yetkilerin de ihtiyaç duyduğu bir unsur haline gelmiştir.

“Adalet herkese lazım,” özdeyişi küflü raflardan belini doğrultmuş, yaşamın damarlarına doğru yürümüştür.

Ancak bugünkü operasyonun dibi ve niteliği oldukça farklıdır.

Her şeyden önce adı, yolsuzluktur!

Operasyona tabi tutulanlar, bakanların ve başbakan yardımcılarının oğulları, banka genel müdürleri ve sair ünlü zevattır.

Kendilerine isnat edilen suçlar; rüşvet, ihaleye fesat karıştırmak ve benzeri “adi” suçlardır.

Yani suçlamaların özü ve esası, şüphelilerin kişisel çıkar ekseni üzerinde bulunmaktadır.

Toplumun selameti, tam bağımsızlık, laik düzen ve aydınlanmacı dünya görüşü bu eksenden hayli uzaktadır.

Bu ikinci operasyon ile daha önce yaşadığımız Ergenekon, Balyoz ve benzeri davaların nitelikleri arasında çok önemli farklılıklar mevcuttur.

Bu fark, suçlamaların özünde yer alan temel bir ayrımda kendini göstermektedir:

Şu anda yaşanmakta olan operasyonda hedef alınan kişilere yöneltilen suçlamalar kişisel çıkar elde etme temeline dayanmaktadır.

Ergenekon, Balyoz ve benzeri davalardaki suçlamaların temelinde ise, toplumsal yarar söz konusudur.

Şimdiki operasyon Başbakan’ı kızdırmakta, öfkelendirmektedir.

Oysa aynı Başbakan Ergenekon soruşturmasının savcısı olduğunu söyleyebilmiştir.

Şimdiki operasyon sürecinde yalama basın derin bir suskunluk içindedir.

Oysa Ergenekon, Balyoz ve benzeri operasyon, soruşturma ve dava süreçleri ile ilgili yalan-yanlış haberlere yalama basın manşetlerini tahsis edilmiştir.

Yolsuzluk Operasyonu için sayın Başbakan konuşmamaya gayret etmekte, şüphelilerin kimlikleri kendisine sorulduğunda “masumiyet karinesi”ni hatırlatmakta ve hukukun evrensel bir kuralını hatırlayarak, söylemine kalkan yapmaktadır:

–          Mahkumiyeti kesinleşinceye kadar herkes masumdur!..

Oysa haklarında kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmayan Ergenekon ve Balyoz tutukluları bugüne kadar Sayın Başbakan’ın önemli siyaset malzemeleriydi…

Hep birlikte görüyoruz, izliyoruz ve tespit ediyoruz:

–          Nerelerden… Nerelere vardık!

 

farukhaksal@gmail.com

www.soruyusormak.com

www.akceder.com

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP