Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




Habip Hamza ERDEM
Habip Hamza ERDEM

Siyasetin s’esi

Siyaset ve Politika ayırımını akılda tutarak SİYASET’İN S’esi ya da doğrudan Ses’i konusunu açıklamaya çalışacağım.
Neresinden başlamak gerekir acaba?

Öyle ki, bu yazıdan sonra artık Türkiye’de kimse ‘siyasetçiyim’ diyememelidir.

‘Politika’ ise insanın doğasına içkindir. Onu şimdilik bir yana koyalım.

Ya da zaten bu yazıdan sonra çoğu insan ve hatta toplumun çoğunluğu övünerek ‘Ben zaten politik bir varlığım’ diyecektir.

Şimdi şu Haluk Levent olayına yakından bakalım. Haluk Levent yolsuzluk yapmış deniyor. Olabilir ve hatta gerçekten öyledir.

Çalıp çırptığı para ne kadar? Bir milyon Dolara yakın diyorlar.

Kimi çarpmış?

Yakın ilişki kurduğu kendisine benzer insanları.

Güzel…

Peki, ama bir kısım insanların Reis-meis, Peygamber ayarında ve hatta Allah’ın niteliklerine sahip diye niteledikleri Dr Recep ya da Üçüncü Abdülhamid’in ülke genelinde ‘Siyaset’e başladığında ‘İlk birikimi’ ne kadarmış?

Bir milyar beşyüzbin Dolar.

Hem de 2002’lerin Dolar kuru üzerinden.

Ama herif yüzüğünü gösterip, bundan fazlası hırsızlıktır diyebilmişti.

2010’lara gelindiğinde sadece Antalya havaalanı ihalesinden kaç para iç etmiş?

Tamı tamına Bir Milyar Dolar.

Son yirmidört yıl içinde, ben diyeyim seksen, siz deyin yüzseksen kez Milyar Milyar Dolarları bu herif ve ailesi iç etmiş midir etmemiş midir?

Kalıbını basarım etmişlerdir?

Sadece bu aile değil ama ona sözde milletvekili, bakan, müdür falan olanlar da milyar değilse bile milyon milyon dolarlara konmuşlardır.

Çoğu belgeli, somut verilerle saptanabilecek olanlardır.

Şimdi şu en son Adalet Bakanı olan Abdullah Çatlı özentili ‘mafyöz’ zıldırzopun çalıp çırptığını tam olarak bilen var mı?

Dr Recep’in, yanılgıya düşmemek için gelin sadece 2010’lardan sonra diyelim, Milletvekili, Bakan, Vali, Müdür ve hatta Memur yaptıklarının boğazından zerre-i miskal helal para geçmiş midir?

Sizi temin ederim geçmemiştir?

O arada, sadece Devlet katında değil ama Vakıf-makıf, Tarikat-marikat, Silahlı-milahlı milisler düzeyinde de tahminlerin ötesinde nasiplenmişlerdir.

Ve bu ‘Talan’ sadece kendi aralarından değil ama tamamına yakını kamudan yani halkın cebinden, alın terinden ve hatta canından yapılmıştır.

Bakınız, 2010’lardan sonra gemi azıya alan Devlet, yanlış duymadınız Devlet, bu alçak ve namussuzların oyuncağı olmuştur.

Bugün bunlara hala Cumhurbaşkanı, Bakan, Savcı, Yargıç, Subay, Emniyet amiri falan diyenlere acımaktan başka elimden bir şey gelmez.

O nedenle bu Hükümet’in GAYRİ MEŞRU’ olduğunu yıllardır yazıp duruyorum

Cumhuriyet düşmanı, Halk düşmanı ve hatta İnsanlık düşmanıdır diyorum.

Şimdilerde ise bir ‘Düşman Hukuku’ edebiyatı çıkmış bulunuyor.

Er bre eblehler,  hem ‘Düşman Hukuku’ diyeceksiniz ve hem de o Düşmanın önünde dörde katlayacaksınız.

İşte ‘Siyaset’ diye kutsanan o meşum terim tam da budur.

İşte Türkiye’de sözlüklerden, yasalardan ve her türlü yazılı belgeden çıkarılacak bir terim olmuştur ‘Siyaset’.

Hatta zihinlerden çıkarılıp atılmalıdır.

Siyaset alçaklık ve namussuzluğun alamet-i farikası olmuştur vesselam.

Ve şimdi ‘Politika’ zamanıdır.

Bir politik hareket ve gerçek politikacıların ortaya çıkma zamanıdır.

İçlerinde sigarayı bıraktım türü ‘Siyaset’i bıraktım diyenler de olabilir.

Kısası gün Politik mücadeleye atılma günüdür.

Onurunu ve çoluk çocuğunu düşünen her kim varsa onların bu politik mücadelesi bir hak olmaktan çok bir görevdir.

‘Demokrasi’ değil ama Cumhuriyet de tam da böyle bir şeydir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER