Türkiye’ye bakıyorum kuşbakışı İsveç’ten, gözlerim açık; kafam karışık.
NATO ülkelerinin liderleri NATO üyesi olmayan Ukrayna lideriyle birlikte Ankara’da toplandı.
1968’de ABD 6. Filosu İstanbul’a geldiğinde genelevler boyanmıştı. 58 yıl sonra NATO ziyareti nedeniyle tüm Ankara evleri boyandı. O yetmedi taksicilere üniforma giydirildi, polislerin üniformalarına NATO amblemi yapıştırıldı.
1968’de devrimciler karşı çıkmış siyasal İslamcılar filoyu Kabe yapıp namaz kılmışlardı. 58 yıl sonra devrimciler gene karşı çıkarken siyasal İslamcılar NATO’ya övgüler düzdüler.
Ve NATO toplantısından tam da ABD’nin istediği gibi bir sonuç bildirgesi çıktı:
- “Biz, Kuzey Atlantik İttifakı’nın Devlet ve Hükümet Başkanları olarak, Washington Antlaşması’nın 5. Maddesi kapsamındaki kolektif savunmaya ve transatlantik bağa olan sarsılmaz bağlılığımızı yeniden teyit etmek üzere Ankara’da bir araya geldik. Bir üyeye yönelik saldırı, tüm üyelere yapılmış sayılır.”
- “Rusya’nın Avro-Atlantik güvenliği ve istikrarına yönelik uzun vadeli tehdidine ve terörizmin süregelen tehdidine karşı müttefikler, Lahey Savunma Taahhüdü’nü hayata geçirmektedir. Avrupa’daki müttefikler ve Kanada, 2025 yılında temel savunma ihtiyaçlarına yönelik yatırımlarını 139 milyar dolardan fazla artırmıştır. Bugün Ankara’da 50 milyar doları aşan yeni savunma tedarik programlarını açıklıyoruz.”
- “Geleceği inşa ediyoruz: Daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa ve modernize edilmiş bir ittifak. Avrupa’daki müttefikler ve Kanada, Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte ittifakın savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenmektedir.”
- “Ukrayna, transatlantik güvenliğe katkı sağlamaktadır ve müttefikler, Ukrayna’nın özgürlüğünü, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmasına verdikleri sarsılmaz desteği birlik içinde sürdürmektedir. Müttefikler, 2026 yılı için Ukrayna’ya 70 milyar avro tutarında askerî teçhizat, yardım ve eğitim sağlamayı taahhüt etmektedir.”
- “İttifak, stratejik rekabet, yaygın istikrarsızlık, hibrit tehditler ve tekrarlayan krizlere karşı uyum sağlamayı ve gerekli adımları atmayı sürdürmektedir. Müttefikler, İran’ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yinelemekte ve İran’a Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisine tam olarak saygı göstermesi çağrısında bulunmaktadır.”
- “Bize gösterilen cömert misafirperverlik için Türkiye’ye teşekkür ediyor, bir sonraki toplantımızı sabırsızlıkla bekliyoruz.”
Ama dakika bir gol bir: İlk maddeyi ABD çiğniyor. Hatta üstünde tepiniyor. Trump Ankara’ya gelir gelmez, ayağının tozuyla, “NATO bize yardım etmiyor. Danimarka Grönland’ı bize vermeli yoksa biz para mara vermeyiz” diye postasını attı. NATO ülkesi Kanada’yı da ilhak etmek istiyor.
“Güney Kıbrıs Rum Yönetimini de tüm Kıbrıs olarak NATO’ya alırlar” diyorduk. Millet şaka yapıyoruz sanıyordu. Onu da yolunu yapıyorlar.
Bu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yok olması anlamına gelir.
Ama buna Türk Milleti razı olur mu?
Donald Trump NATO’ya, ve üye ülkelere canı istediği gibi çatarken bu kez Erdoğan’la flörtü yeğledi. Ama flört göstermelikti. Türkiye Cumhuriyeti Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump’un koluna girmesi Osmanlı Hükümdarı 2. Abdülhamid’in Alman Hükümdarı 2. Wilhelm’in koluna girmesini ve bir sözü hatırlattı anımsattı: Denize düşen yılana sarılır…
Ama sarılmalı mı?
Bildirgenin 2. Maddesi açıkça Rusya düşman olarak gösteriliyor. Aynı şey 5. Maddede İran için geçerli. Türkiye içindeki ve etrafındaki üsler aynen duruyor. Bunlar hem kendimize; Türkiye’ye hem de başta İran ve Rusya olmak üzere komşu ülkelere yönelik tehdit oluşturmaya devam ediyor.
Öte yandan silahlanmaya milyarlar akıtılmaya devam edeceği besbelli oldu: “Avrupa’daki müttefikler ve Kanada, 2025 yılında temel savunma ihtiyaçlarına yönelik yatırımlarını 139 milyar dolardan fazla artırmıştır. Bugün Ankara’da 50 milyar doları aşan yeni savunma tedarik programlarını açıklıyoruz”.
Bunun yanısıra NATO üyesi olmayan Ukrayna’ya 70 milyar Avro para verilecek. Neden? Rusya’ya karşı savaşsın diye silah mühimmat lazım.
İsveç başbakanı da bayram ediyor. Onlar da NATO’ya 400 – 450 milyon dolar tutarında on kadar SAAB Globaleye gözleme uçağı satacaklarmış. İlk dört uçak 2030 yılında teslim edilecekmiş. İsveç’in kendisi de aynı uçaktan üç adet satın alacakmış.
Güle güle kullansınlar.
Silah tüccarları bayram ediyor.
Peki Türkiye’nin bu toplantıdan ne çıkarı oldu?
Bu toplantı Türkiye’ye kaç liraya, dolara ve avroya patladı? Sonuçları halkımız için ne ağır yükler getirecek?
Vatandaş aç! Aç! Aç!..
Emeklinin maaşı 3.500 TL arttı. Benzin ise 5 lira zamlandı. Yani herşeye bol zam geliyor şimdi.
Tantanadan tasarruf olmaz MIŞ.
Bu arada beni ve cümle Atatürkçüleri, Cumhuriyetçileri şaşırtan, üzen, kızdıran başka bir olay daha oldu. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, müfredatta ‘Kurtuluş Savaşı’ ibaresinin çıkarılarak yerine ‘Milli Mücadele’ kavramının getirileceğini söyledi.
Bakan, “Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” demiş.
Nereden icap etti?
Bakan Emperyalizmin Sevr anlaşması ile İç Anadolu’da bir avuç yer bırakıldığını bile bilmiyor mu?
Son Osmanlı Padişahının İngiliz emperyalistlerine rica minnet edip İngiliz zırhlısıyla kaçtığını bilmiyor mu?
İki bakanlığımızın başında “Milli” sözcüğü var. Biri Milli Savunma Bakanlığı; diğeri Milli Eğitim Bakanlığı…
Milli Savunma Bakanlığımız NATO yanlısı; Milli Eğitim Bakanlığımız emperyalizm işbirlikçisi hanedan yanlısı olabilir mi?..
Bence olmamalı.
Aklıma gelen soru: Acaba Erdoğan Hanedanlığı kurma niyetlerinin ayak seslerimi bunlar?
Bir resim bin sözcüğe bedelmiş. İki resim iki karikatür kaç sözcüğe bedeldir?
(260709)






























