Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




Mekin ŞAHİN
Mekin ŞAHİN

Yıllarca yol yürüdüğüm yol arkadaşlarıma çağrı 

Dostlarım,

Yıllardır aynı yolları yürüdük. Aynı düşleri kurduk, aynı umutları büyüttük. Halkımızın daha özgür, daha adil ve daha onurlu bir ülkede yaşayabilmesi için emek verdik. Kimi zaman yorulduk, kimi zaman yıprandık; tam “her şey güzel olacak” dediğimiz anlarda, irademiz dışında koparılan fırtınaların içinde kendimizi yeniden en dipte bulduk.

Ama her düşüşün ardından ayağa kalktık. Yeniden yürüdük.

Yeniden engellendik.

Ve yeniden ayağa kalkmayı bildik.

Çünkü bizim mücadelemiz, günlük siyasi hesapların değil; bir yurtseverin vatanına, halkına ve Cumhuriyet’e duyduğu sevdanın mücadelesidir. Bu sevda makamla ölçülmez, koltukla büyümez, kişilere bağlı değildir. Bu sevda, özgürlüğün, halk egemenliğinin ve tam bağımsız Türkiye idealinin adıdır.

Bizlere yol gösteren Mustafa Kemal Atatürk, yalnızca bir kurtuluş savaşı kazanmadı; aynı zamanda bağımsızlığın ve çağdaş uygarlığın yol haritasını çizdi. O haritanın en güçlü cümlesi bugün de gökyüzünde yankılanmaktadır:

“Ya istiklal ya ölüm!”

Bu söz yalnızca tarihe ait değildir. Bugünün sorumluluğunu da omuzlarımıza yükleyen bir çağrıdır.

Bizim mücadelemiz, ülkesini seven insanlarla değildir. Bizim mücadelemiz; ülkenin bağımsız iradesini zayıflatan, emperyalizmin ekonomik, siyasal ve kültürel baskıları karşısında teslimiyet gösteren anlayışladır. Çünkü bağımsızlık yalnızca sınırları korumak değil; ekonomide, hukukta, eğitimde ve siyasette de milletin iradesini egemen kılmaktır.

Bu nedenle, “Ben de bu mücadelede varım.” diyen herkes; hangi düşünceden, hangi toplumsal kesimden veya hangi geçmişten gelirse gelsin, bu ülkenin geleceği adına bizim yol arkadaşımızdır. Ortak paydamız; Cumhuriyet, demokrasi, halkın refahı ve tam bağımsız Türkiye olmalıdır.

Bugün en büyük eksikliğimiz, örgütlü gücün yeterince ortak hedefe yöneltilememesidir. Tarih göstermiştir ki, halkların kurtuluşu yalnızca haklı olmalarıyla değil; doğru önderlik ve güçlü örgütlenmeyle mümkün olmuştur. Doğru önderlik ise; doğru analiz, gerçekçi çözümler, halkla kurulan güçlü bağ ve disiplinli, demokratik, örgütlü mücadeleyle ortaya çıkar.

Emperyalizmin yarattığı kutuplaşmalar, toplumun dayanışma kültürünü aşındırırken, bizlerin birbirimizle uğraşacak zamanı yoktur. Bugün ihtiyaç duyulan şey; ortak aklı büyütmek, farklılıkları zenginlik olarak görmek ve aynı hedef etrafında birleşmektir.

Bu nedenle bizi içeriden bölmek, ayrıştırmak ve birbirimize yabancılaştırmak isteyen anlayışlara karşı omuz omuza durmak tarihsel bir sorumluluktur.

Önümüzdeki hedef açıktır:

İlkelerde birlik,

programda birlik,

halkın sorunlarına çözüm üreten siyasette birlik,

örgütlenmede birlik,

ve parti içinde demokratik işleyişi güçlendirirken mücadele disiplinini koruyan güçlü bir örgüt anlayışı. Çünkü güçlü fikirler ancak güçlü örgütlerle toplumun değişim gücüne dönüşebilir.

Elbette işimiz kolay değildir.

Karşımızdaki sorunlar büyüktür.

Ancak bizler Cumhuriyet’in çocuklarıyız.

Bu ülkenin bağımsızlık destanını yazanların mirasçılarıyız. Ne baskılar, ne tehditler, ne de umutsuzluk bize geri adım attırabilir.

Cumhuriyet Halk Partisi, yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanan bir siyasi yapı değildir. O, ulusal kurtuluş mücadelesinin siyasal mirasını taşıyan, Cumhuriyet’in temel değerlerini geleceğe ulaştırma sorumluluğunu üstlenen köklü bir kurumdur. Bu tarihsel sorumluluğu yerine getirebilmesi ise ancak halkla yeniden güçlü bağ kuran, kendi içinde dayanışmayı büyüten ve geleceğe umut veren bir siyasal anlayışla mümkündür.

Bugün birbirimizi tüketmenin değil, birbirimizi çoğaltmanın günüdür. Ayrışmanın değil, birleşmenin günüdür.

Kırgınlıkların değil, ortak hedeflerin günüdür.

Çünkü bu ülkenin bizden beklediği şey; kişisel hesaplar değil, ortak geleceği kuracak ortak iradedir. Haydi dostlar…

Cumhuriyet’in ikinci yüzyılını bağımsızlığın, demokrasinin ve halkın egemenliğinin yüzyılı yapalım. Omuz omuza yürüyelim.

Birlikte üretelim.

Birlikte mücadele edelim. Ve birlikte başaralım.

Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Cumhuriyet!

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER