Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




Rifat SERDAROĞLU

 Ne bekliyordunuz ki!

Elde hiçbir delil, belge, araştırılması gereken iddia yokken, kaynağı belli olmayan istihbarat raporlarıyla, bilim insanlarını, aydınları, 78 yaşındaki kadını, evdeki ana-babası da demans hastası olan ve kızlarından başka bakacak kimsesi olmayan kadın, yüzlerce insanı önce gözaltına alıp, “TKPML den eğitim aldınız mı” gibi sorularla tutuklatan ve bundan hiç utanmayan bir iktidardan, başka ne bekliyorsunuz ki?

Bunlar eskiden ne idiler ki, şimdi onlardan ne bekliyorsunuz?

Sene 1978, Erdoğan henüz 24 yaşında!

MSP (Milli Selamet Partisi) Gençlik Kolları Üyesi gençler, “Akıncılar” adı verilen dernekler kurmaya başladılar. Artık Türkiye’de militan İslamcı örgütlenme bu dernek kanalıyla yapılıyordu.

Bu arada İslamcı gençlerden İran’a gidip orada eğitim alıp tekrar Türkiye’ye dönenlerin sayısı sürekli artıyordu.

Akıncılar Derneği Genel Kurulu 8 Nisan 1978 günü yapıldı.

İlk konuşmayı Erbakan “Allahuekber” ve “Mücahid Erbakan” nidaları arasında yaptı ve ağır sanayi hamlesini anlattı.
Erbakan’dan sonra kürsüye Yılmaz Yalçıner çıktı.

Bu kişi “Humeyni Ruhullah’ın Türkiye İmamı” Ali Ekber Mehdipur’un yardımcısı idi! Erbakan’ın yüzüne karşı aynen şunları söyledi;

“Bugün Türkiye’de Müslümanlar esarettedir. Vazifemiz bu esaret zincirini kırmaktır. Biz sanayicilikle değil, cihad ile görevliyiz.”

Salondaki afişlerden biri şöyle idi;

Kahrolsun küfrün zilleti/Kurulsun İslam Devleti/Putları yıkalım/

Kör Kemal’in putunu yıkalım…

İran’daki “İslam Fedaileri” örgütünü örnek alan Akıncılar, Türkiye’nin birçok yerinde silah eğitimi aldıkları kamplar kurdular.

Bolu’ya 25 km uzaklıkta Demirciler Köyü yakınlarındaki ormanlık arazide kurulan kamp, Jandarma tarafından basıldı. Yakalananlardan biri Erdoğan’ın 40 yıllık arkadaşı, eski AKP Milletvekili Metin Külünk idi. Metin Külünk’ün üzerinde bir tabanca, çadırında 43 dinamit lokumu, ateşleme fitilleri, mermiler bulundu.

Daha sonra Metin Külünk Akıncı Liseliler Başkanı, Erdoğan ise

MSP İl Gençlik Kolu Başkanı oldu.

Mehmet Güney, Metin Yüksel, Mehmet Ali Tekin, Metin Külünk, Edip Yüksel, Yakup Aslan’dan oluşan ekip, Humeyni’nin Türkiye İmamı Mehdipur’a en yakın çalışan ekipti.

Bu ekip, İstiklal Marşımız okunurken yere oturan ve Hilafet sancağının açıldığı Konya Mitingini de Erdoğan’ın organizasyonunda düzenlemiştir.

Erdoğan’ın, El Kaide liderlerinden Gülbettin Hikmetyar’ın dizinin dibine çöktüğü günler de taa o zamandandır!

Erdoğan’ın “Dindar ve Kindar Nesil” dediği neslin nasıl yetiştiğini şimdi anladınız mı? Bunlardan demokrat olmalarını beklemek Ağustos ayında kırmızı renkli kar yağmasını beklemekle eşdeğerdir.

-FETÖ ile 11 yıl koyun koyuna yaşayıp onu devletin en önemli makamlarına getiren ile, FETÖ’nü katil-darbeci- ajan ilan eden aynı kişi ise, bu davranışı ne ile izah edeceğiz?

-Türk Milleti fakirleşip borca batırılırken, avro ve dolarları ayakkabı kutularına istif edenler aynı kadro olursa bunu neyle izah edeceğiz?

Elbette ki tüm lisanlarda, tüm dinlerde, tüm ahlak anlayışlarında, tüm felsefi düşüncelerde bunların adı “Utanmazlıktır.”

24 yıllık bu yalan rüzgarına güç verenler, gerçeklerin saptırılmasına el verenler, hırsızlığa-yolsuzluğa-rüşvete yol verenler, korkularından ellerindeki basın organlarını demokrasi düşmanlarının ayaklarının altına serenler Türk Tarihine “Utanmazlığın-Yüzsüzlüğün-İhanetin” 21. Yüzyıldaki örneğini bırakmış oldular.
29 Haziran 2026

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER