Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




Mekin ŞAHİN
Mekin ŞAHİN

Sokakları arşınlamak

Her siyasetçinin, her kadronun ve her anlayışın kendine özgü bir tarzı vardır. Bizim tarzımız ise peşin hükümlerle değil; veri toplayarak, analiz ederek ve sentez yaparak sonuca ulaşmaktır. O sonucun ölçüsü de kişisel çıkarlar değil, halkın ortak yararıdır.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan gelişmelere de bu anlayışla baktık. Partinin yeniden halkın iktidar mücadelesine yön verebilecek bir zemine kavuşabileceği düşüncesiyle ortaya çıkan değişim sürecini, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu şahsında doğru değerlendirdik ve destekledik.

Ancak bizim desteğimiz hiçbir zaman kişilere değil, ilkelere oldu.

Bu nedenle arkadaşlarımızla birlikte, CHP’nin yeniden halkla buluşmasını sağlayacak örgütsel bir anlayış üzerine çalışmaya başladık. Çünkü Türkiye’nin içine sürüklendiği siyasal, ekonomik ve toplumsal krizden çıkışın temel şartı; demokratik devlet yapısının güçlendirilmesi, bunun da güçlü ve halkçı bir ana muhalefet örgütüyle mümkün olacağına inanıyoruz.

Yaptığımız değerlendirmeler sonunda şu sonuca ulaştık:

CHP’nin yeniden iktidar alternatifi olabilmesi için kaybettiği üç temel değeri yeniden kazanması gerekiyor: ideolojik birlik, siyasi birlik ve örgütsel birlik.

Bu üç unsur birbirinden bağımsız değildir. Birinin eksik olduğu yerde diğerleri de zamanla zayıflar.

Bizim hedefimiz; feodal ilişkiler üzerine kurulu, dar kadroların belirlediği üye merkezli siyaset yerine, halk merkezli bir örgüt anlayışını geliştirmektir.

Mahallelerden başlayarak örgütlü halk gücünü yaratmak…

Parti ile toplum arasındaki mesafeyi kaldırmak…

Gençleri, kadınları, emekçileri, çiftçileri ve esnafı karar süreçlerinin asli unsuru haline getirmek…

CHP’nin kuruluş felsefesindeki halkçılığı yeniden örgüt yaşamının merkezine taşımak…

Adana’da yıllardır siyaseti etkisi altına alan kişisel çıkar ilişkilerini sona erdirerek liyakatli, dürüst, çalışkan ve halkın içinde yaşayan kadroları sorumluluk makamlarına taşımaktır.

Bu düşüncelerimizi sadece kendi aramızda konuşmadık.

Taşın altına elimizi değil, gövdemizi koyduk.

Hazırladığımız önerileri yeniden yapılanma sürecinde görev alan MYK üyeleriyle hem sözlü hem de yazılı olarak paylaştık.

Görüştüğümüz hemen her MYK üyesi samimi bir şekilde partinin tam da bu doğrultuda değişmesi gerektiğini ifade etti. Notlar alındı, değerlendirmeler yapıldı ve umut veren mesajlar verildi.

Ancak kısa süre sonra alınan ani kararlarla Adana İl Başkanlığı görev değişimi gerçekleştirildi.

Atanan il başkanına başarı diliyoruz.

Çünkü mesele kişiler değildir.

Sorun, isimlerin değişmesi değil; anlayışın değişmemesidir.

Yeni yönetim, gerçekten feodal siyaset anlayışını sona erdirecek cesur adımlar atarsa, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da en güçlü desteği vermekten kaçınmayız.

Asıl kaygımız, Adana’da olduğu gibi birçok ilde günü kurtarmaya yönelik geçici çözümlerin kalıcı değişim gibi sunulmasıdır.

Türkiye’nin bugün yaşadığı temel sorunlardan biri budur.

Parti tabanı giderek birbirine yabancılaştırılmış, farklı düşünenler rakip değil adeta düşman gibi görülmeye başlanmıştır.

Oysa mesele birkaç milletvekilinin, birkaç kurultay delegesinin veya birkaç yöneticinin hangi tarafta durduğu değildir.

Mesele Türkiye’nin geleceğidir.

Mesele halkın yeniden umut bağlayacağı siyasal düzeni kurabilmektir.

Kişisel sadakatleri örgütsel disiplin gibi sunmak, eleştiriyi ihanet saymak ve bireysel iradeyi mutlaklaştırmak; demokrasiye değil, otoriter anlayışlara hizmet eder.

Faşizm tam da böylesi ortamlarda güç kazanır. CHP ise bu girdaptan ancak kendisine yapılan haksızlıkları kişisel hesaplaşmaya dönüştürmeden, örgütünü yeniden halkla buluşturarak çıkabilir.

Bu nedenle kırgınlığa teslim olmanın hiçbir anlamı yoktur.

Asıl görev, tabanda umudu yaşatan, hiçbir makam beklentisi olmadan mücadele eden örgüt emekçilerinin omuzlarındadır.

Bugün ihtiyaç duyulan şey; makam odalarını dolduracak insanlar değil, sokakları dolduracak kadrolardır.

İnsanların evine giden…

Mahallelerde dinleyen…

Çarşıda, pazarda, fabrikada, tarlada halkın sorunlarını kendi sorunu haline getiren örgüt anlayışıdır.

Bu noktada Adana İl Başkanı Orhan Bayram’ın önünde önemli bir fırsat bulunmaktadır.

Gençlik kollarından gelen dinamizmini ideolojik birikimle buluşturabilir, eş-dost dengeleri yerine halkın içinde çalışan kadroları öne çıkarabilir ve örgütü yeniden sokağın gerçek gündemiyle buluşturabilirse yalnız Adana’da değil, Türkiye genelinde örnek gösterilecek bir başarı hikâyesi yazabilir.

Çünkü CHP’nin geleceği koridorlarda değil, sokaktadır.

Siyaset masa başında değil, halkın arasında büyür.

Sokakları arşınlamayan hiçbir örgüt, sandıkta kalıcı başarı elde edemez.

Aksi halde tarih tekerrür eder.

Ve dün yaşanan hatalar, yarın çok daha ağır bedellerle yeniden karşımıza çıkar.

Çünkü siyaset boşluk kabul etmez.

Halktan uzaklaşan her yapı, günü kurtarabilir; fakat geleceği kazanamaz.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER