– Utanmıyor musunuz onca yaptıklarınızdan?
Soru hukuksuzluk, liyakat dışı ödüllendirmeler, kayırmacılık kısaca kul hakkına dairdi.
Cevap ise pişkin, arsız ve çekincesiz.
– Utanmıyoruz!… Gurur duyuyoruz.
Utanmazlık ‘övünç’e tahvil edilebiliyorsa, niçin aransın ki layık başka sıfat?
“Makamı can değil ar doldurur” buyruluyor inançların kutsal kitaplarında.
Bunu en iyi sen ve senin inançlı(!) takımın biliyor olmalıydı.
*”Sen ki; diğer canlılardan ayrıcalıklı olansın. Onlara can verdim de ar damarı vermedim” diyor Tanrı.
Ayının ar damarı yoktur.
Sığırın da!
Kıymetini bilesin istedim ar damarın!
Aortun kendin için gerekli sana!
Ya ar damarın?
O toplum içinde, el yüzüne çıkman için öncelikle gerekli sana! Ar için, namus için, şeref ve onur için gerekli. O yüzden “ar damar” denmiş ona… Uyarsın da yüz kızarmasın!
Topluma çatlayan ar damarlarının utanma duygusunu takip görevi verilmiştir.
Can için, canan için vicdanı dışlayıp ar damarı çatlatma!
Emanet aldığın erki, inançlar üzerinden, dayatma!
Yapma!
Aldatma! Dayatma!…
Riyakarlık kötü!
Çatlamasın ar damarın!
*
Sağlık için aort kontrolü şart, ama yetmez! Ar damarının da kontrolü gerekir.
Akıl, izan, vicdan ve idraktir ar damarın kontrol merci!
Her an hazır ve nazırdır bu ehil ekip kişinin kendi içinde! Aynada utanmazsan kendinden, gerisi gelir kendiliğinden! İlan edersin utanmazlığını, kul hakkını ihlal edip dururken!.
Baş yastığa değende yeter ki sor. Çoluk çocuğunla göz-göze gelende sor! Ölç, tart, mizanını kendin tut! Ama sor: “Utanmazlık erdem mi?
Kendine gelince, teraziyi kabaktan, dirhemini b…ktan seçme.
İltimas geçme!
İki yüzlülüktür o!
Başkalarına nasıl tutuyorsan mizanı, kendine de öyle tut!
Oy adına aldığın sonucun, önce kendi vicdanında hak edilmişliğine inan!
Oy ‘ak’lar mı vicdanı?
Bir sor!
Sandık varsa mahkemeler niçin var?
Bir şey daha…
Sadece üzüm üzüme baka-baka kararmaz! Damar, damara baka-baka çatlar! Yalan, yalanın soyundandır! Şeytanla iş birliği içindedir çatlayan ar damar.
Dürtükler:
“O çaldı sen de çal! O aldı sen de al! Bal tutarken yala parmağı!”
Yala, yala..
Sonuç: Ya yalaka ya yalama!
Değerse çatlamış damara buyur yala!
Demem o ki;
Ha rüşvet; ha kul hakkı… Çatlayan iki ar damarın buluştuğu makamdır! Aynı “cüz’ün mütemmimi”
Keşke güven ve inandırıcılığın ortadan kalkmayaydı da değişmeyeydi sıfatın… Sağlam kalaydı hem ar hem de aort.
Makamı can değil ‘ar’ doldurur!
Mülk baki değildir ‘Can’a!
Yarın ne olacak o can’a; o makam elden gidende?
Değer mi ar damarı çatlatmaya?
Değer mi, kendi ederini “taktığın” sıfatla ölçtürecek kadar alçalmaya?
İnsan için can neyse, vicdan o değerdedir!
12.12.2024






























