Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




Ömer ALPDOĞAN
Ömer ALPDOĞAN

Büyükşehir’den sahte tarih!

Adana Büyükşehir Belediyesi, halkın “Duygu Cafe” diye tanımladıığı Gençlik Meydanına bugünlerde bir tabela dikmiş. Hititler ile Mısır arasında imzalanan Kadeş Barış Antlaşmasını konu alıyor ve bir de Kadeş Barış Yolunu gösteren bir haritaya da yer veriliyor.

Adana Büyükşehir Belediyesi’nin Adana’nın en yoğun meydanlarından olan Gençlik Meydanına diktiği tabelada tamamen uydurma bir bilgiyi gerçekmiş gibi Adana halkına sunuluyor.

Adana Büyükşehir Belediyesi’nin Kadeş Barış Antlaşmasıyla ile ilgili bilgi ve görseli bir meydana diktiren düşünce, kazıbilimini (arkeoloji) popülizme kurban eden bir akademisyenin, onlarca yıldır yalan yanlış bilgileri, kendi kafasından uydurduğu Adanalı Puduhepa yalanını gerçek sanması olduğunu düşünüyorum.

Başkanvekili Güngör Geçer ve yöneticileri, Kadeş Barış Antlaşmasını imzalayanlardan Hitit Kraliçesi Puduhepa’nın Adanalı olduğu yalanına inanmmışlar ve sahiplenmişler görünüyor.

Oysa, daha önce bu gazete seri halde kaleme aldığı “Adanalı Puduhepa Yalanı” araştırma yazımda belirttiğim gibi Puduhepa Adanalı filan değildi. Yaşamı boyunca da Adana’ya gelmemişti.

Puduhepa, Hitit kralı Üçüncü Hattuşili ile evlenene değin Adana’yı da içine alan Kizzuwatna bölgesinin Lawazantiya kentinde doğup yaşamış bir kadındı. Bir arkeolog akademisyenin, Lawazantiya’nın Tatarlı Höyük oldu iddiasıyla başlatıığ kazı belki de yirmi yıldır sürüyor. O popülist akademisyen, Tatarlı Höyük’ün Lawazantiya olduğu savından yola çıkarak Puduhepa’yı Adanalı ilan etmişti. Bizden önce değerli Hititolog Prof.Dr. Ahmet Ünal başta olmak üzere çok sayıda hititolog ve arkeolog Lawazantiya’nın Tatarlı höyük’de değil,  Gaziantep, Kahramanmaraş/Elbistan sınırları içinde aranması gerektiğini vurgulamalarına karşın, kazıyı halen sürdüren popülist anademisyen her yıl kazı raporlarında Tatarlı Höyüğün Lawazantiya olduğunu düşündüğünü ifade ederken en küçük bir kanıt sunamamıştır. Puduhepa’nın yaşadığı nı iddia ettiği Tatarlı Höyük’te bir tane bile örneğin Puduhepa’nın mühürünü, Lavazantiya’daki kütüphaneden bir tane bile bir belge bulamadı ama zat-ı muhtereme göre Tatarlı Höyük hala Lawazantiya ve Puduhepa Adanalı!.

İşte bu yalan yanlış, desteksiz bilgiye Adana Büyükşehir Belediyesi de inanmış olmalı ki, bu “tarihsel bilgi “içeren tabelayı dikmişler.

Dikmesine dikmişler ama, Puduhepa’nın kim olduğuna da yanlış anımsamışlar. Puduhepa’yı “Kizzuwatnalı kraliçe” olarak tanımlamışlar. Eğer, Puduhepa’yı” Kizzuwatnalı” olarak tanımlayacaksak doğrusu “Kizzuwatnalı kraliçe” değil, “Kizzuwatnalı rahipin kızı, Tanrıça İştar’ın rahibesi “olarak tanımlayabiliriz. Çünkü, Puduhepa’nın babası Bentip-šar (Pentipşarri), popülist akademisyenin Tatarlı Höyük’de dediği, arkeolojik çalışmaların Elbistan’da olma olasılığını daha yüksek olarak gösterdiği Lawazantiya’da Tanrıça İştar’ın tapınağında rahibiydi. Puduhepa’da aynı tapınakta rahibin kızı olmanın yanında rahibeydi. Üçüncü Hattuşili ile evlenip Hitit kraliçesi (Tavananna) olunca da doğup büyüdüğü, Tanrıça İştar’a rahibelik yotıpı Lawazantiya’daki klütüphanede bulunan tüm tabletlerin kopyasınını yaptırarak Hattuşa’da kütüphane oluşturmuştu.

Tabeladaki Kadeş Barış Yolu haritasına gelince: O da Pudjuhepa’nın Adanalı olması gibi sanal. Kadeş Barış Antlaşmasının imzalanmasıyla sonuçlanan ve Hattuşa’dan başlayan Hititlerin Mısır’a yönelik seferinin yolu Adana’ya inmeden, Adana’nın kuzeyinden Lawazantiya, Karkamış üzerinden bugünkü Suriye, Lübnan ve İsrail topraklarından geçerek Mısır’a ulaşan bir yoldu.

Adana tarihsel olarak çok zengin bir kent. İnsanlığın başlamasıyla ilk yerleşim yerlerinden biri olmuştur. Çevresinde çok dayıda tarih öncesi/neolitik dönem yerleşmeleri bulunuyor. Bugün bir kısmı Adana’nın tarihine ve tarihsel gelişimine önem vermeyen dönemin belediye başkanı Aytaç Durak tarafından yaptırılan çöp işleme merkezinin alanında çöplerin altında kalan bu yerleşim yerlerinden ikisi Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Ü;niversitesi yerleşkesi içerisinde koruma altındadır.

Tarihin her dönemnide adı değişmeyen ender kentlerden olan Adana, Hitit, Roma, Ermeni, Osmanlı dönemi eserleriye zengin bir geçmişe sahiptir. Öyle ki, Seyhan Barajı yapılırken büyük kısmı sular altında bırakılan, bir kısmında yapılaşma olan, bir kısmında da yapılaşmaya açma çalışmaları süren ikibin yıl öncesinde Avrupa’nın en modern kenti olarak kurulan ve dönemin turist çeken kenti olan Augusta kenti adım adım yok edilmesine karşın tarihsel zenginliği göz kamaştırmaktadır.

Bu denli tarihsel öneme sahip Adana’nın sahte, uydurma tarihleri gereksinimi yok.

Adana Büyükçehir Belediyesi’nin yanlış bilgiler içeren Gençlik Merkezi’ne diktiği  tabelayı kaldırmasını bekliyoruz. Eğer, oraya tasrihi anlatan bir tabela konulacaksa, örneğin bu tabela tarihin ilk dönemlerinden beri yerleşim alanı olan Tepebağ höyüğünün anlatan bilgiler içerebilir ya da Adana’yı yaşamında hiç görmemiş Roma kraliçesi Livia Augusta’nın kendisine iletilen o dönemdeki Adana’nın bataklıklarla kaplı, hastlıkları yaygın olduğu bilgilerinden sonra hiç görmediği kendi kuzeye taşıma fikrini yaşama geçirdiği Augusta Antik Kentini anlatan bir bilgi içerebilir. Özellikle Augusta Antik Kenti ile bilgi verilerse, Augusta Antik Kenti’nin son yıllarda nasıl talan edildiğineiAdanalılar net biçimde görme olanağına sahip olur. Adana Büyükşehir Belediyesi de hem kentin tarihine sahip çıkmış, hem de halka doğru, gerçek bilgiler aktarmış olur.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER