Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




Selma ERDAL
Selma ERDAL

Yıllardır gösterimde bu oyun

Perde açıldığında, loş ışıklar altında kadınlar üçer, beşer kişilik guruplarla toplanmış, fısıldaşmaktadırlar.

Burada bulunmalarının nedeni; bir cenaze törenine katılmak içindir. Cenaze “genellikle” eşi (bazen sevgilisi, bazen bir başka yakını ya da bir  yabancı) tarafından öldürülmüş olan bir kadın için düzenlenmiştir.
Oyuncu sahnenin tam ortasında ayaktadır, yüzü yere bakar durumda, bir ölüyü yansıtacaktır izleyiciye…
Tören için gelen kadınların çeşitliliği; toplum katmanlarının bir özeti gibidir ki bu kişiler;
Bayan KURBAN (Ölü kadın)
Bayan YASA(K)
Bayan MEDYA (TV’deki toplumsal kirlenmeye neden olan; yayınlarıyla kadınların aklını bulandıran kadın)
Bayan SEDYE (Eşinden dayak yiyen, ama yine de evini terk etmeyen kadın)
Bayan CÜZDAN ( Erkeği sömüren kadın)
Bayan EMEKÇİ (Fabrikada işçi, komşu kadın)
Bayan KOCAMIŞ ( Görmüş, geçirmiş, olgun yaşlarda Cumhuriyet kadını; baş örtülü değil, 1930 model şapkalı)
Bayan AKTİVİST (Cumhuriyet kadınıyla çatışan, onun kişiliğinde Cumhuriyetin kazanımlarını görmezden gelen, sözde “devrimci duruş” sergileyen 35 yaşlarında bir kadın)
Bayan EKSİK ETEK (eşi ölmüş, toplumsal baskıya yenilmemiş, inadına ayaklarının üzerinde durmayı becermiş / başarmış kadın)
Bayan BOTOX ( Onları aydınlatmak yerine, topluma tepeden bakan bilim kadını; yeri gelir GDO’yu da savunur, tüketim toplumunun tüm değerleriyle mutlu olur, avunur, geçmişin 68 dönmelerinden biri)
Bayan SİLİKONLU DİLBER ( Estetik için yattığı masadan kalkar, güzelim diye gezer; üretken kadını aşağılar, üzer)
Bayan TÜRBAN (Onu eleştiren, yoran, yorumlayan “dama düşer” ne olduğunu anlamadan, dolayısıyla onunla ilgili ayrıntıya gerek yok)
Ve MAHALE KOROSU ( Toplumsal değer yargılarını ileri sürerek; ussal düşünenleri bile zaman, zaman şaşırtır. Bayan YASA; konuştukça YASAK diye haykırır)

OYUNUN GENEL İZLEĞİ (Teması)
Kadınlar kendi aralarında fısıldaşmaktadırlar; Bayan KURBAN’ın öldürülmesine ilişkin söylenceler üzerine, bir başka deyişle dedikodu yapmaktadırlar, kadının yaşamına ilişkin sorunlar bağlamında… Örneğin; kocası haylaz, tembel, çalışmaz, üstelik de çapkın olduğu için kadın çalışmak istemiştir, ama erkek onu engellemiştir.

Bu konuda Bayan EMEKÇİ çalıştığı fabrikada ona iş bulmuştur, ne yazık ki kadının eşi izin vermemiştir çalışmasına, yine de Bayan KURBAN’ın çalışma istemi sonucunda, erkek kadını dövmüştür.

Bayan CÜZDAN; kendi dünya görüşüne göre eleştirmeye kalkar Bayan KURBAN’ı ve çalıştığı için de Bayan EMEKÇİ’yi…

Ve o sırada Bayan YASA(K) sesini yükseltir; çalışmak isteyen kadının, çalışma girişimini engellemeye kalkışan eşini HUKUK’a bildirme, YARGIÇ’a başvurma hakkından söz eder. Bu kez de MAHALLE KOROSU, onun sesini bastırır; “kocaya karşı gelmek, onu şikayet etmek ayıp değil mi? “Diyerek…

Onların ardından Bayan SEDYE karışır söze; “Ne olmuş a canım? Erkektir, kocadır, döverde, severde… Hem ne olmuş çalışmıyorsa? Horoz kadar gölgesi olsun, yeter ki başımda kocam olsun”.

Bu kez Bayan KOCAMIŞ öfkeyle karışır söze:

– Hayvan dövmenin bile insanlıkla bağdaştırılmadığı bir günde; bu nasıl söz böyle? Atam böyle mi vasiyet etti sizlere? Türk kadını; erkeğinin eşi-eşit’i olacak, can yoldaşı, yaşam arkadaşı olacak, değil kölesi, cariyesi, halayığı…

Ve çok bilmiş bir tavırla Bayan AKTİVİST karışır söze; Batı’daki kadın haklarından, feminizmden yana başlar söylevine…

Bayan KOCAMIŞ öfkeyle haykırır:

– Sen ne anlatıyorsun bize?  Daha 17. yüzyıla değin; iklim değişikliğinden bile kadınları uğursuz sayıp, kadınları sorumlu tutup onları CADI diye yakanların düşüncelerini mi savunuyorsun?  Bugün dil uzattığınız Gazi Kemal ATATÜRK’ün, ondan çok daha öncesinde de Orta Asya’daki Türkün kadına verdiği değeri öğren de öyle başla söze!

Bu tür karşılıklı konuşmaların içeriğinde; giderek bozulan, tozumaya uğrayan toplumsal değer yargılarına yönelik eleştiriler yapılır ki burada genellikle söz Bayan KOCAMIŞ’ındır, Bayan EKSİK ETEK’indir. Ve Bayan YASA(K) da bilgilendirir kadınları var olan, ama onların bilgisiz ve ilgisiz olduğu hakları konusunda…

Bayan KOCAMIŞ da elindeki çantasında bulunan ANAYASA ve YURTTAŞLAR YASASI’nı sallaya, sallaya; “Kaçınız okudu bunları ? Gazete köşelerindeki falları okuyup da yazgınız ne olacak diye düşlere dalıp, boş beklentilere gireceğinize; okuyun bunları, öğrenin haklarınızı da yazgınızı yazma olanağı geçsin sizin elinize” der.

Bayan YASA’nın söylemleri, Bayan KOCAMIŞ’ın Cumhuriyet’in İlkeleri’ne ilişkin savları sonucunda kadınlar sormaya başlar sırayla:
– Ne yapmalı?
– Nasıl olmalı?
– Kadınlar çocuklarını nasıl yetiştirmeli?

– Bu yanlışlıklar, yanılgılar nasıl değişmeli?

– Kadınlar daha güvenli, daha sağlıklı, daha mutlu yaşam koşullarına nasıl kavuşmalı?

Kadınların sorularının yanıtları aranmaya ve de verilmeye başlar. Ki “ille de ATATÜRK İLKE ve DEVRİMLERİ çerçevesinde başarılır bunlar ancak” algısı düşer MAHALLE KOROSU’nun diline bile…

Ne yazık ki sıra gelince gerçeklere…

Her gün bu oyun yeniden, yeniden sergilenir de…

Bir türlü gösterimden kaldırılmaz bu kanlı oyunlar; kadınlar her gün can verirler erkeklerin ellerinde… Bu oyuna biletler hep yok satar.

 

Didim/ 14 Ocak 2025

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER