Gara “operasyonunun” arkasında çok şey var, tıpkı 15 Temmuz çakma darbe kalkışmasının arkasında olduğu gibi…
Zaten kaynak da aynı odak da…
Şimdilik bu iki meseleyi de bir kenara bırakıyorum; hakkım baki…
***
Daha önce “erken seçimden” ve Haziran Ağustos arası olma olasılığının yüksek olduğunu yazmıştım.
Çok kişi “Bahçeli” isterse gibi iğrenç bir cümle kuruyor…
Bende öyle sanıyordum…
Keşke onun “isteği” ile olsa ama değil, o kendisine verilen talimatları yerine getiriyor sadece…
Yani “özetle”
AKP ve MHP için erken seçim “artık” bir tercih değil zorunluluktur…
Hadi gelin kısa bir gezinti yapalım ya da dünya turu…
***
Biliyorsunuz ABD’ nin yeni başkanı Joe Biden görevine başladı.
Kendisine siyaset uzmanı diyen birileri çıkıyor yeni dönemde Amerika ile Türkiye ilişkilerinde önemli bir değişiklik olmayacağını iddia ediyor…
Siz inanıyor musunuz?
Bendeniz hiç inanmıyorum çünkü kazın ayağı öyle değil maalesef…
İstedikleri kadar süslesinler…
Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarihinin en büyük ve en ağır ekonomik krizini yaşıyor…
Sağlık sisteminde takke düştü ve kel göründü.
Uzaktan eğitim sistemi ise tam bir fiyasko oldu ve eğitim yazboz tahtasına döndü…
***
Hukuk sistemimiz artık ne yabancıya ne yerliye güven vermiyor.
İşsizlik can almaya devam ederken vergi, elektrik ve doğalgaz faturaları altında ezilen esnaf bir bir kepenklerini kapatıyor.
Toplum ikiye bölünmüş ve birbirlerine düşman gözüyle bakıyor…
Kaç’Ak Saray ve korosu pandemi sürecini yönetemiyor ve halkı bile bile ölüme mahkum ediyor…
16 şehit halkı uyandırmaya başladı…
***
Hatırlarsanız ABD’nin kuyruğuna takılıp Suriye bataklığına, terör örgütlerinin inlerine girmek ve terörü tamamen bitirmek için girdik.
Maalesef yanlış politikalarımız nedeniyle onların daha güvenli bir bölgeye çekilmesine seyirci kalarak düzenli bir ordu haline gelmelerine vesile olduk.
Suriye hezimetinin dumanları tüterken Libya’ya Doğu Akdeniz bölgesindeki haklarımız ve ima yolu ile petrol kaynaklarından faydalanmak için girdik…
Sonucunda bir tek damla dahi petrolden faydalanamazken Doğu Akdeniz’deki haklarımızı savunamadan sessiz ve sedasız bir şekilde geri çekildik…
***
Bunları (tabi a.salak ve köle değilse) bilmeyen görmeyen duymayan var mı?
***
Bir de buzdağının görünmeyen yanı, arkası var.
ABD ve Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesi; Türkiye’nin bir “Irak veya bir Suriye” olmasından endişe duymakta ve özellikle olası bir kaos ortamı sırasında sınır kapılarına dayanacak milyonlarca insanın kabusunu yaşamaktadır.
Bu endişelerine gerekçe olarak da:
Mevcut iktidarın kutuplaştırma politikalarını göstermekte ve özellikle de;
Şiddeti çözüm olarak gören MHP’nin karar alıcı durumda olduğu
“Cumhur İttifakı” ile hiçbir konuda uzlaşmanın mümkün olamayacağını savunmaktadırlar…
***
Ellerinde koz olarak kullanacakları çok geçerli verileri de var…
***
Avrupa ve Avrupa Birliği Doğu Akdeniz kozunu kullanıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin asla kabul edemeyeceği şartları öne sürüyor.
Amaç anlaşmak değil tam aksine anlaşamamak…
Böylelikle Türkiye’ye uygulanacak olan ambargonun alt yapısını da bu şekilde hazırlamış oluyorlar…
***
Amerika Birleşik Devleti S-400 ve Halkbank davaları ile hem finans hem savunma sanayi tarafından Türkiye’nin elini kolunu bağlamak istiyor…
Finansal bir ambargonun Saray yönetimindeki Türkiye Cumhuriyeti için tüm yaptırımlardan çok daha etkili olacağını gayet iyi biliyorlar.
Türkiye’nin normal şartlarda dahi kaldıramayacağı bu yaptırımları kriz ortamında kaldırabilmesi ise mümkün olmadığı gibi gözardı edilemeyecek kadarda ağır olacağı gün gibi ortadadır…
***
Sağcı ve dinci “muhafazakar” partilerin ağa babası, yeni başkan Joe Biden başkanlığındaki Amerika ve kayıtsız şartsız müttefiki Avrupa’nın
AKMHP iktidarına sunduğu tek seçenek ise hilesiz, hurdasız, kavgasız gürültüsüz bir şekilde yapılacak olan bir “erken seçim”
Bu bir temenni ya da mevcut hükümetin önüne konulan tercih meselesi değil.
Net ve açık olarak; bu gerek Doğu Akdeniz gerek Suriye, gerek Libya sorunlarının çözümü ve Türkiye’nin içine düştüğü ekonomik bataktan çıkması için masaya konulan bir şarttır…
İlginçtir “tam da bu sırada”
Yani dün Ermenistan’ da durup dururken ve ne tesadüftür ki bir şekilde Türk Ordu’su orada ve “kıytırık” bir darbe girişimi oluyor…
Ne kadar ilginç değil mi?
ABD’ nin “darbe” girişimlerinin arkasında olduğu tüm ülkelerde Türk ordusu da var…
***
Özetle bunlar yüzden Türkiye en kısa zamanda bir erken seçime gidilecek…
Olası tarihini yazdım…
Asıl soru şu; bugüne kadar CHP’ye hiç destek vermeyen ABD, “Millet ittifakının” önünde daha ne kadar durabilecek…
Bence mümkün değil; ama yine de bizler her ihtimale “giyindik-kuşandık” yola çıkıyoruz, çünkü ABD ve AB bu kez bizi asla durduramayacaklar…
İstanbul 26.02.2021 04.15































YORUMLAR