Sokakları arşınlayarak a’dan z’ye her şeyini bilmeyen, görmeyen sadece mahalle adıyla kendini tatmin eder. Tanımadığı halde mahallenin ayarlarıyla oynamaya kalkar. Maalesef Türk siyaseti bu anı yaşıyor. Bu ana yapışan; isteği olmadığında dünyası yıkılan, siyaseti çıkarla özdeşleştiren bir hüküm dünyası yaratıldı.
Bu hüküm dünyası makyavelist psikolojiyle egosunu her yere salıyor.
Ekrem/Özel ikilisi siyasetçi olarak tam bu noktada. Hırsları mantığın önünde. Her davranışları kendilerine tepki olarak geri dönüyor. Bunun temel nedeni korku. Kaybetme korkusu. Hiç hayal etmedikleri kariyere bir anda ulaşınca aynı hızla kariyer kaybı korkusu yaşıyorlar.
Korkuyla başlayan kontrolsüz savunma, ikisini her adımda batağa gömüyor.
İBB süreci ilerledikçe mantık yerini hırsa terk ederek, elde edilen her şeyi bitirecek kapıları açtı.
Özgür Özel yapması gereken koruyucu politik çözümü terk ederek CHP’ni kişi kalkanına dönüştürmesi; CHP’ni de batağa çekti.
Özgür/ Ekrem ikilisi çırpındıkça gerçekler bir bir ortaya döküldü. Mantık bitti!
Hırs hükümdar oldu.
Derler ki ölen ile olan geri gelmez. Yaşadığımız ülke yönetimi hukuk ve adaleti rafa kaldırsa da hak ve hukuk mücadelesinden vaz geçilmez. Bu mücadele akılla yönetilir. Sahip olunan her şeyi tartışılır yapmaz, yaptığı hata sonrası gördüğü tepkiyi; kendinin masumiyetine kullanamaz. Kırıyorlar, sonrada biz kırmadık ‘’AKP ve hainler’’ kırdı diyerek işin içinden çıkma çığırtkanlığı ile yeri göğü inletiyorlar.
Sonuç aldılar mı? Yok almadılar.
İstanbul il başkanlığı seçimlerinin iptali sonrası ne yaptılar? İli işgal ettiler. Sonra yasal sıkıntıyla karşılaşınca il binasını taşıyor, demirbaş il binasını genel başkanın İstanbul ofisi yapıyoruz dediler. Sonuç değişti mi; değişmedi. Şu an 6 Kasım 2023 tarihi öncesinde yapılan il seçimi yok sayıldı. Eski yönetim şu an il yönetiminde. Boşuna başlatılan çaba sadece partiyi halk nezdinde yıpratıldı.
Mutlak Butlan kararı sonrası; CHP genel merkezine giriş kapatıldı. Bina içine yerleştirilen kişilerce barikatlar kuruldu. Ne oldu? Genel merkez boşaltıldı. Mahkeme kararı kabul edilmiş oldu. Buna rağmen hırsla Özgür Özel kendini gurup başkanı seçtirdi.
Böylece Mahkeme kararı bir kez daha tescil edildi. Parti tabanını bölmek adına bangır bangır mahkeme kararını tanıma sonra genel merkezi terk ederek kendini gurup başkanı yaptırarak tanıdığını dünya aleme ilan et.
Bu Makyavel tutuma yenileri eklenecek! Öyle görünüyor. Neden yapıyorlar?
Kendi tekkelerini kurma projelerini adım adım inşa etmek adına yapıyorlar. Plan iki aşamada yürütülüyor. Kılıçdaroğlu ve ekibi alabildiğine yıpratılacak, CHP parti olarak halk nezdinde istenmeyen örgüte dönüştürülecek. CHP başta olmak üzere diğer partilerden koparacakları kişi ve toplu akışla
‘’EKİM’’ partisini kuracaklar. Sonra da hayal ettikleri cümbüşlü iktidarlarına kavuşacaklar.
Milletvekili sayısını alabildiğine yüksek tutmak için bir yandan kurultay için imza toplarken, diğer yandan 2 Haziran’da TBMM bahçesinde şovmence gurup toplantısı yapacaklar.
Amaçları milletvekillerini keskinleşmiş taraf yapmak. Kurultay için imza toplamalarını arka perdesi keskinleşme sürecini hızlandırırken; olası tüzük hükmü uygulamasıyla kendilerini ihraç ettirerek, haklı zemin yaratmak istiyorlar. Böylece bölen olmayacak, halkı kandıracak kozlarla ‘’EKİM’’ partisine koşarak gidecekler.
İlk tarih 12 Temmuz! Şayet kurultay çağrısı karşılık bulmaz ise 9 Eylül 2026 tarihine kadar beklenecek; o ana kadar toparladıkları herkesle istifa edilerek ‘’EKİM’’ partisine gidecekler. Ekrem/Özel ikilisinin aldıkları bu kararın uygulaması 2 Haziran 2026 tarihinde başlıyor!
Bu onların niyeti. Tıpkı mahallesini bilmeyen, mahallenin ayarıyla oynayarak; mahallede oluşacak kaos ve kriz ortamında kendine yer arayan çocuklar gibi hırslarıyla siyasi rüyalarının sonuna eğirildiklerini görmüyorlar.
Her koyun kendi bacağından asılır. Askıda boyu posu ve rengi ortaya çıkar. Ekrem/Özel ikilisinin kendi gelecek senaryoları çok net. Kazançta, kayıpta kendilerine ait. Bu yüzden risk alarak planlarını uyguluyorlar. Bugüne kadar halk diye dertleri olmadı. Yarında olmaz. Bugüne kadar demokratik devlet yönetimi diye dertleri olmadı, yarında olmaz. Bu yüzden kendi tekkelerini kuruyorlar.
Oynadıkları tüm oyunlarda kendi tekkelerinde çıkarlarına destek verecek akışı sağlıyorlar.
Bu oyunun senaryosunu yazarı da senaryonun kahramanları da net. Peki rol alanlar neden rol aldı?
‘’EKİM’’ partisinin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu olamazsa, Özgür Özel olacak! Her şey bu kadar net.
Mansur Yavaş aday olma ihtimalli sıfır olan bir akışa neden kendini kaptırdı?
Mansur Yavaş’ın arka penceresinde hangi gölge var? Ya da hangi neden var?
Unutmadan sormak isterim; ya siz Şehri-eminler, mebuslar sahi siz neden akışa kendinizi kaptırdınız? ‘’EKİM’’ partisin de gelecek peşinde iseniz yemin billah bir şartla olursunuz. ‘’Sokaklar bizim’’ diye haykıran ‘’AKP’den gelme’’ arkadaşa itaat edeceksiniz. Nasıl olacak!
Ben bilemem ama siz bileceksiniz ki o beyden izin ve onay alacaksınız! Sonrası mı?
Onu da halk bilir.
Hepimiz üzgünüz. Dün kol kola, omuz omuzaydık. Bugün çok şeyleri kırdılar, tıpkı 1980 öncesine döndürdüler.
CHP’li birbirine düşman oldu.
…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………….
Kozan 2 Haziran’da doğdu.
Kozan Çukurova’nın en güzel ilçelerindendir. Coğrafi, yer altı ve yer üstü kaynakları çok çeşitlidir. İnsanlık tarihinde ciddi kültürlerin önemli kentlerindendir. Türkler Anadolu’ya; Suriye, Irak üzerinden girerek yayıldı. Göçebe yaşama kucak açan Kozan, aslında Sis adıyla küçük Ermenistan krallığının önemli baş kentidir.
Anadolu işgaliyle Fransızlar, Kozanda Ermenileri ön plana çıkartarak tarihe üç kez kaç kaç olarak geçen toplu ölümlere neden olmuştur. Kozan kurtuluş mücadelesinde çeteleriyle, kuvveyi milli güçleriyle ciddi savaşlar sonunda özgürlüğünü elde etmiştir.
Kozan il olarak ilk kurulan meclise millet vekili gönderen önemli bir kenttir. İlk kurulan meclis tarafından SİS adı kaldırılarak, Kozan adı verilmiştir.
2 Haziran bu nedenle Kozanın doğum tarihidir.
Kozan kalesi, Anazarba kalesi ve sıralıftan başlayarak Tufanbeyli’ye kadar olan coğrafi bölgelerde tarihi yaşam alanlarına, maden kaynaklarına ve coğrafi güzelliğe sahiptir.
Kozan Çukurova’nın kalbi ve ivmesidir.
2 Haziran’la doğan Kozan, şimdi hak ettiğini almalıdır. Kozan yıllarca bekletildiği umuduna kavuşturulmalıdır.
Kozan İl olmalıdır!
Savaşarak elde ettiğini savaşmadan kaybetmemelidir.






























