Yüksek enflasyon, derinleşen geçim sıkıntısı karşısında alım gücü bütünüyle eriyen milyonlar, açlık sınırının altındaki asgari ücretle yaşam kavgası veriyor. Ekonomi yönetimi ise yükü yine çalışanların sırtına bindirecek yeni bir yöntemi tartışmaya açtı. Hükümete yakınlığıyla bilinen bir basım organının haberine göre, piyasa dengelerini gözetme gerekçesiyle tasarlanan bölgesel, sektörel asgari ücret çalışması, yoksulluğu yurdun dört bir yanında resmiyete dökme tehlikesi barındırıyor.
Emekçinin geçim kavgası büyüyor
Çalışanların büyük bölümünü açlık sınırının altındaki gelirlere mahkum eden mevcut düzenleme, dar gelirlilerin temel ihtiyaçlarını bile karşılamasını imkansız kılıyor. Çarşı pazardaki tırmanış her yurttaşın cüzdanını aynı ölçüde vururken, taban aylık uygulamasının parçalanması gelir adaletsizliğini daha da tırmandıracak bir adım olarak görülüyor. Ücret politikalarındaki bu tür arayışlar, çalışan kesimde büyük tedirginliğe yol açıyor.
Ucuz iş gücü bölgeleri kuruluyor
Özellikle üretimin az, işsizliğin yüksek olduğu yerlerde taban aylıkların daha da aşağı çekilmesi, o illeri işverenler açısından denetimsiz bir sömürü alanı haline getirebilir. Sektörel bazda yapılacak ayrımların da iş barışını bozacağı, emek sömürüsünü kurumsallaştıracağı uzmanlarca dile getiriliyor. Çalışan haklarını korumak yerine sermaye odaklı çözümlere yönelmenin toplumsal huzursuzluğu artıracağı vurgulanıyor.


