Silivri’de tutuklu bulunan İstanbul Anakent Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kahramanmaraş’taki ortaokul saldırısına ilişkin açıklamada bulundu. Yaşamını yitiren çocuklara, öğretmene esenlik dileyen İmamoğlu; okullardaki güvenlik sorunlarının yalnızca bir asayiş açığı olarak görülemeyeceğini belirtti.
Toplumsal çöküşün yansıması
Okullarda yaşanan tabloyu adaletsizliğin, yoksullaşmanın, kamusal sorunların göz ardı edilmesinin sonucu olarak niteleyen İmamoğlu; ülkenin derin bir güvenlik bunalımında olduğunu vurguladı. Kurumların yozlaşması, hukuka güvenin bitmesi, ekonomik yıkımın yarattığı umutsuzluğun asıl sorunlar olduğunu dile getiren Belediye Başkanı, düzendeki cezasızlık sürerken aşağıda erinç beklemenin gerçek dışı olduğunu söyledi.
Somut çözüm sözü
Sorunları henüz oluşmadan belirleyen bir anlayışı egemen kılacaklarını duyuran İmamoğlu, çözüm önerilerini sıraladı:
*Okullarda eğitimli güvenlik görevlileri bulundurulacak.
*Giriş çıkışlar denetimli, güvenli kılınacak.
*Her okulda yeterli sayıda yol gösterici öğretmen, ruhsal danışman görev alacak.
Gençlerin geleceğe inançla baktığı bir Türkiye’yi birlikte kuracaklarını belirten İmamoğlu, yarının onurlu, huzurlu ülkesini somut adımlarla kurmaya geldiklerini vurguladı.
İmamoğlu’nun açıklaması şöyle:
“Kahramanmaraş’ta yaşanan ortaokul saldırısında hayatını kaybeden yavrularımıza ve öğretmenimize tekrar Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralılara da acil şifalar diliyorum.
Bugün okullarımızda yaşanan asayiş sorunları, güvenlik açığından ibaret bir sorun olarak izah edilemez.
Bu tablo, toplumda derinleşen adaletsizliğin, yoksullaşmanın ve iktidarın kamusal sorunlar yerine kendi siyasi ikbalini önceliklendirmesinin nihai sonucudur.
Okullarda güvenliğin sağlanması bugün acil bir ihtiyaç olarak karşımızda durmaktadır.
Bununla birlikte esas sorun, bütün topluma yayılmış derin bir asayiş krizidir. Ekonomik yıkımın büyüttüğü gelecek umutsuzluğu, kurumları içten içe çürüten yozlaşma, hukuka olan güvenin çökmesi asıl mesele olarak ortada durmaktadır.
Düzenin tepesinde cezasızlık, çürüme ve keyfilik hâkimken, en aşağıda huzur, disiplin ve güven beklemek gerçekçi değildir.
Biz bu karanlığı kader olarak görmüyoruz.
Bu ülkenin tertemiz çocuklarına, fedakâr öğretmenlerine, alın teriyle ayakta duran ailelerine baktığımızda umudu da gücü de görüyoruz.
Bizim iktidarımızda korkunun yerini güven, çürümenin yerini adalet, umutsuzluğun yerini yeniden gelecek inancı alacak.
Okullarda eğitimli güvenlik görevlileri bulunduracağız, giriş çıkışları denetimli ve güvenli hale getireceğiz; her okulda yeterli sayıda rehber öğretmen ve psikolojik danışman görevlendireceğiz.
Sorunu henüz oluşmadan tespit eden, potansiyel tehlikeyi suça dönüşmeden bertaraf eden bir anlayışı hakim kılacağız.
Gençlerin bu ülkede kendine bir gelecek görebildiği, devletin yeniden vatandaşına güven verdiği, adaletin ve asayişin yeniden hâkim olduğu bir Türkiye’yi birlikte kuracağız.
Çünkü biz bugünün yaralarını sarmanın ötesinde, yarının onurlu, huzurlu ve adil Türkiye’sini somut adımlarla inşa etmeye geliyoruz.”


