Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




Bikininin seksen yıllık ilginç öyküsü

Kadınların en çok sevdiği deniz giysisi olan bikininin ortaya çıkışı, ABD’nin Bikini Adası’nda yaptığı atom bombası denemesinden tam dört gün önceydi.

Kadınların en çok sevdiği deniz giysisi olan bikininin ortaya çıkışı,

Kadınların en çok sevdiği deniz giysisi olan bikininin ortaya çıkışı, ABD’nin Bikini Adası’nda yaptığı atom bombası denemesinden tam dört gün önceydi. Adını yarattığı imajla ilgisi olmayan bu nükleer olaydan alan giysinin mucidi ise bir erkekti. Üstelik modadan anlayan biri değil, Fransız bir makine mühendisi olan Louis Reard bu tasarımı keşfetmişti. Reard, yeni keşfini sergileyecek profesyonel bir manken bulamayınca bir striptizci ile anlaşarak 5 Temmuz 1946’da Paris’in ünlü havuzlarından Molitor’da ilk gösterimi yaptı.

O dönemin kurallarına göre bu kadar çıplak ten gösterilmesi aşırı bulunmuş, muhafazakâr çevreler öfkelenmişti. Louis Reard ise icadının ölçütünü esprili bir reklam sloganıyla belirlemişti: “Bir bikini, ancak bir alyansın içinden geçirilebildiğinde bikini sayılır.”

Plaj yasaklarından yıldızların ışıltısına

O yıllarda bir deniz giysisinin bu kadar açık oluşuna alışmak, nükleer bomba fikrine alışmaktan çok daha zordu. 1950’li yıllarda plajlarda bikini yasağı uygulanıyor, Brezilya’da bikini karşıtı dernekler kuruluyordu. Başlangıçta moda dergileri de bu yeni akıma mesafeli yaklaştı. Ancak 1950’lerin başında Brigitte Bardot, Marilyn Monroe gibi yıldızlar bikiniyi popüler hâle getirdikten sonra durum tümüyle değişti.

1962 yılında Ursula Anders bir James Bond filminde iki parçalı beyaz bikinisiyle dalgalarla boğuşurken, Brigitte Bardot Cannes Film Festivali’ne bikinisiyle katıldı. Böylece 1960’larda bikini, yaz modasının doğal bir parçası durumuna geldi. Ne var ki Amerikan Vogue dergisi, yer verdiği fotoğraflarda başlangıçta göbek deliğini göstermiyordu. Çünkü o dönemde göbek deliğinin görünür olması büyük bir skandal sayılıyordu. Bu tabu ancak 1960’larda yavaş yavaş ortadan kalktı.

Özgürleşme yolunda bir devrim

Mayo modasındaki bu büyük dönüşüm, kadınların özgürleşmesiyle de paralel bir çizgi izledi. Doğum kontrol hapı, mini etek bu dönemde ortaya çıkarken, 1960’ların öğrenci ayaklanmalarında kurulu düzene karşı isyan başladı. Dolayısıyla bikini, birçok kadın adına önemli bir kurtuluş hamlesi anlamı taşıyordu.

Oysa günümüzün küresel tüketim çarkları, kadının bedenini de her dönem yeni bir kalıba sokmaya çalışmaktadır. Endüstriyel güzellik algısı, kadınlara sürekli nasıl görünmeleri gerektiğini dikte eder. Buna karşın giysinin asıl gücü, her türlü dayatmayı reddederek bedeniyle barışık olabilmektedir. Kadınlar artık vücut hatlarını ya da annelik izlerini, yapay kalıplara aldırmadan doğal bir biçimde sergileyebilmektedir. Gerçek özgürlük, dayatılan estetik tabuları yıkarak doğallığı gururla koruyabilmektir.