CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel; parti içi yargı süreci, olası kurultay, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden adaylığı, yeni parti iddialarına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Kurultay toplanmadan partinin yönetilmesine kesinlikle karşı çıkacaklarını vurgulayan Özel, “CHP’nin kalbini kimseye vermeye niyetimiz yok” sözleriyle kararlılık mesajı verdi.
Özel, parti içi hukuk süreçlerinin getirebileceği olası bir olumsuz senaryoya karşı da hazırlıklı olduklarını gizlemedi. Demokratik yolların tıkanması durumunda önlem alacaklarını belirten Özel, kötü gidişat ya da engellemelere karşı yeni bir parti kurma hazırlıklarının da seçenekler arasında bulunduğunu ilk kez açıkça dile getirdi.
Özel, sorulara şu yanıtları verdi:
“Bu kolay soru değil. Çünkü dinamik bir sürecin içindeyiz, çoklu krizin ve çoklu saldırının karşısındayız. Bize sadece partinin son 4 seçiminde kazanmış genel başkanının yerine 2020 yılındaki maskeli ve seyircisiz bir kurultayın sonucuna göre bir genel başkan atamış değiller. Bu kadar hukuk tanımaz, akıl almaz bir işin içindeyiz ve buna karşı hukuki yollarla, siyasi yollarla ve fiziken mücadele ediyoruz. Vazgeçmeyeceğimizi bilsinler. Bir şeyi eksik bırakmayacağımızı bilsinler. Kasten hiçbir hak aramanın gerisinde durmayacağımızı bilsinler ve haksız, yani hak etmeyene hak veren ve hak ettiğini yarıda bırakan bir uzlaşmanın parçası olmayacağımızı bilsinler. Çok net söylüyorum, çok açık söylüyorum.
“CHP’NİN KALBİNİ KİMSEYE VERMEYE NİYETİMİZ YOK”
Bütün kapılar açık ama yeter ki en kısa sürede kanunun, aklın, vicdanın emrettiği, ahlakın gerektirdiği kurultayı yapsınlar. Kurultay yapmama seçeneğine kapalıyız. Kurultayı en kısa sürede yapmak için ne yapmam gerekiyorsa yapacağım. O adımı atanla da uzlaşırım. Bu adımı atmayanla uzlaşmam. ‘Ben senden bir şey istemiyorum, yarım kilo et istiyorum’ diyorlar bana ama o yarım kilo et de kalbim. Bir partinin kurultayı, seçimi ve seçilmişlerle yönetilmesi partinin kalbidir. Sen partinin kalbini alırsan ne beyni kalır ne diğer uzuvları… O parti başkasının olur. O yüzden bu partinin, CHP’nin kalbini kimseye vermeye niyetimiz yok. Onu bilsinler.
Hayır. Birtakım hukuk stratejileri var arkadaşların. Güçlü bir masa var. O güçlü masanın bizlerin de siyasi onayını alarak attıkları ve atacakları adımlar var. Bir bütün stratejiyi karşı tedbirlerin üretileceği şekilde açık etmeyeyim, doğru olmaz. Bir defa PM’de biz çoğunluktuk. Çoğunluğumuzu kırmak için 9 arkadaşımızı hukuksuzca ihraç ettiler. MYK’dan ihraç yapıyorlar. Olacak iş değil. Ona karşılık bir reaksiyon olarak biz Parti Meclisi’ni boşalttık ve Parti Meclisi düştü. Bununla ilgili gerekli hukuki çalışmalar içinde olacağız ama öncesinde partide iç hukuk yollarının tüketilmesi, bu işlemin iptal edilmesi ve yeniden Parti Meclisi’nde çoğunluğun sağlanması söz konusu olabilir. O olmadığı takdirde Parti Meclisi’nin düştüğünü başka mekanizmalarla elbette tescil ettireceğiz. Bir mücadelenin içindeyiz. Bir yandan yarın (bugün) topladığımız imzaları vereceğiz. Bir yandan gelecek hafta içinde kurultayla ilgili başka çabalarımız olacak. Bir yandan Yargıtay süreçlerini takip ediyoruz. Yani hukuki mücadeleyi eksiksiz, siyasi mücadeleyi tavizsiz, fiziki mücadeleyi de durmadan, yorulmadan sürdüreceğiz.
“KEMAL BEY’E DİYORUM Kİ: O GÜNE GİDELİM”
Vallahi kurultay olsun. Kim rakip olmak istiyorsa olsun çok isterim. Kemal Bey’e şu çağrıda bulunurum: Tartışmalı olan kurultay 2023’te 4-5 Kasım’da yaptığımız kurultay. O kurultayda hiçbir tartışma yoktu. O kurultayda benden daha büyük bir madalya Kemal Bey’e vardı. Biz CHP tarihinde ilk kez ikili bir yarışla genel başkan değiştirdik. Ben yarışı kazanan olarak küçük bir madalyayı hak etmiştim. İlk kez demokratik bir yarışla bu genel başkanlığı devretmeyi başaran Kemal Bey de daha büyük bir madalyayı hak etmişti. Şimdi Kemal Bey bu madalyadan vazgeçmiş. Birtakım meczupların, kumpasların, partiyi yıpratmak için iktidar oyunları oynadığı bir yerde kendisine verilen bu imkanla geldi başa. Şimdi o güne dönelim diyorlar ya, O güne dönelim. O günkü delegenin 900’e yakın imzasını yarın (bugün) biz teslim ediyoruz. İşin içinde İstanbul yok. İstifa edenler, ihraç edilenler işte tartışmaya açtıkları kimse. Kemal Bey’e diyorum ki o güne gidelim ve o delege, o iradesine fesat karıştırıldı denen delege bu kurultayı bir kez daha yapsın ve sözünü söylesin. Daha ne istiyoruz?
Hızlı yapmak şartıyla mahalle delegesi aşamasından başlayan bir kurultayı kabul eder misiniz” sorusunu da “‘Mümkün olan en hızlı takvim’ demiyorlar. ‘Bir yıllık bir takvim’ diyorlar. Bir yılın sonunda seçime bir yıl kaldıysa ertelenir. Ben size açık söyleyeyim: Milletvekillerimize şunu söylüyorlar: ‘Milletvekili listesini Kemal Bey yapacak’.
Türkiye için bu kadar kritik bir seçim. CHP umut olmuş. Kulakları kabartmışlar. Bize bakıyorlar. ‘Yürüyün peşinizden yürüyelim iktidara’ diyorlar. Bu sırada bir seçim daha kaybetmenin biz ne katarı oluruz ne vagonu… Böyle bir şey olmaz. Ama bir an önce seçim yapılmalı. Yani orada bir tavizimiz yok. Milletvekillerine ‘Partide kalın ya da Kemal Bey’e destek olun, burada olun sizi milletvekili yapalım’ ve belediye başkanlarına ‘Burada kalan operasyon yemez. Oraya giden operasyon yer’ diyorlar.
“YENİ PARTİ” AÇIKLAMASI
CHP bizim için çok kıymetli bir parti ve bizim A planımız burada kalmak. Ama görüyorum ki AK Parti’nin A planı da butlan yönetiminin A planı da bizi bu partiden uzaklaştırmak. Bizim birinci planımız burada kalmak” dedi. Özel, “Tedbirlerinizi aldınız mı” sorusuna da “Çoktan aldık. Yeni parti ile ilgili kuruluş hazırlığı da var. Bir başka hazır birkaç partiye geçme ihtimali de var. Ama bunların hiçbir tanesini bugünden yarına hadi partiyi bırakalım diye değil. Partinin seçime giremez hale geldiği felaket senaryosu…
“Dokunulmazlığınız kaldırılırsa ve tutuklanırsanız böyle bir durum için tedbiriniz var mı” sorusunu da “Özgür Özel mi vardı bundan 15 yıl önce siyasette? O kadar haklıyız, o kadar güçlüyüz ki birimiz bir adım öne çıkar. Bu hareketin yeni lideri olur. Bu işi başarırız biz. Biz bu iktidarı değiştireceğiz. Çünkü haklıyız biz.
Devlet Bey ile orada karşılaştık. Geçerken, selam verdi, ben de yanındaki boş koltuğa oturdum. 14 saniye. ‘Nasılsınız genel başkan? İyi misiniz? Sağlığınız yerinde mi?’ dedim. Bugün olsun yine yaparım ben.”


