ABD ile İsrail’in İran’a yönelik hava saldırıları, Türkiye’nin enerji arz güvenliğini yeniden tartışmaya açtı. Orta Doğu’da tırmanan çatışmaların Basra Körfezi ile Hürmüz Boğazı trafiğini kilitlemesi küresel bir tehlike yaratırken; ülkemiz için en büyük tehdit İran’dan gelen gaz akışının kesilmesi oldu. BOTAŞ yetkilileri kaynak çeşitliliği sayesinde sıkıntı yaşanmayacağını savunsa dahi, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın “arz riski doğabilir” şeklindeki temkinli uyarısı gözleri fiyatlara çevirdi.
Artan enerji maliyetleri, 1 Nisan tarihinde sanayi ile elektrik santrallerine yapılacak büyük bir zammın habercisi olarak görülüyor. Sektör uzmanları, savaş öncesine oranla doğal gaz alım bedellerinde %63 düzeyinde bir artış yaşandığına dikkat çekiyor. Uzman görüşlerine göre; Nisan ayı başında sanayi kuruluşları ile enerji üretim tesisleri için yüzde 20-30 aralığında bir fiyat artışı gündeme gelebilir. Yaşanan bu küresel bunalımın, önümüzdeki günlerde doğrudan faturalara yansıyacağı öngörülüyor.


