İçişleri Bakanlığı düzeyindeki görüşmenin hemen ardından Söğütözü’ndeki Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’ne düzenlenen gazlı, baskın niteliğindeki müdahale, başkentte tansiyonu en üst aşamaya çıkardı. Çevik kuvvet ekiplerinin otopark zincirlerini kesip kilitli demir kapıları kırması, koridorları göz yaşartıcı gaz dumanıyla kaplaması, binanın elektriklerini kesmesi üzerine Genel Başkan Özgür Özel, kapkara dumanların yükseldiği binanın önünde toplanan kalabalığa seslendi.
Basın emekçilerinin zorla dışarı çıkarıldığı, ışıkları söndürülmüş baba ocağının önünde konuşan Özel, kolluk gücü eliyle yapılan bu boşaltma hareketine sert sözlerle yüklendi.

Özgür Özel, örgüt istencinin devlet gücü kullanılarak gasp edilmek istendiğini belirterek şu çarpıcı sözleri şöyle:
“Atatürk’ün partisini teslim etmek isteyenlerin ittifakına isyan ediyorum. Ben de, Ekrem Başkan da… ‘Değişim’ diye yola çıkan, burada gördüğünüz her bir partinin neferi de, ilk gün yola çıkamamışsa da değişimin samimiyetini, mücadelesini ve başarısını görüp ona katılan herkes, bir süredir kendine yakışanı yapıyor. Birileri de kendine yakışanı yapıyor.
Bu baba ocağına, Atatürk’ün evine, hepimizin baba ocağına, ana kucağına… Bugün sabahın 7’sinde biz onlara, ‘En kısa sürede kurultay ilan edin, bu sorun bitsin’ deyip, öğlen 12’de ‘Bunu konuşalım’ demişken; sabahın 7’sinde arkalarına Ankara’da ne kadar kriminal tip varsa onları takıp baba ocağının kapısına dayananlar da kendine yakışanı yaptı. 80 yaşında bastonuyla burada direnen de, 16 yaşında Halkçı Liseli bir genç de kendine yakışanı yaptı.
Yapmayın dedik. Partiyi, kişisel hırslarınızdan dolayı bir yenilgiyi kabul edemediğiniz için AK Parti’ye teslim etme planının parçası, öznesi olmayın dedik. Dinletemedik. Yalancıları, iftiracıları arabalarıyla mahkeme mahkeme gezdirdiler. Butlan kovaladılar. Delegeden vermediği yetkiyi AK Parti’nin hakiminden dilendiler.
Bundan sonra eğriye eğri, doğruya doğru… Biz bugün de kendimize yakışanı yaptık. Ne o ya? Sizin gibi her yenilgiden sonra bunu kabul edecek miydik? Teslim mi olacaktık?
Devletin polisini, milletin evlatlarını baba ocağına yığanlara, baba ocağına polisle girenlere, bu partinin evlatlarına gaz sıktırıp cop vurduranlara yazıklar olsun!
Daha önce de söyledim. Ancak bizi buradan söküp atarsınız. Söküp atmaya kalktılar, nereye? Sokağa! Kardeşim, biz zaten bu seçimi kazanmayı, bu partiyi birinci parti yapmayı burada oturarak yapmadık ki. Sokakta yaptık, meydanda yaptık!
İktidarın zavallı aparatlarına söylüyorum, her akşam haysiyet cellatlığı yapanlara söylüyorum: Cumhuriyet Halk Partisi bundan sonra yoldadır, sokaktadır, meydandadır! İktidara yürümektedir! Yürüyor muyuz arkadaşlar?
Benimle iktidara yürümeye var mısınız? Butlancılığı, mağlubiyetle tatmin olanları, muhalefet koltuğuna talip olanları geride bırakıp iktidar koltuğuna yürümeye var mısınız? Yürüyelim arkadaşlar! Yürüyelim arkadaşlar!”

