CHP Yerel Yönetimler ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek ile beraberindeki kurul, tutuklu belediye başkanlarının bulunduğu Adana Anakent Belediyesi, Seyhan Belediyesi ile Ceyhan Belediyesi’ni ziyaret ederek başkan vekilleriyle görüştü, fikir alışverişinde bulundu.
Kurul, toplantıların ardından akşam saatlerinde 184 gündür Anakent Belediyesi önünde düzenli olarak yapılan adalet yürüyüşüne katıldı. Adalet çadırında açıklamalarda bulunan Zeybek ve beraberindekiler, tutuklu belediye başkanları için adalet çağrısı yaptı.
Anakent Belediyesi Taş Bina önünde mitinge dönüşen buluşmaya CHP Yerel Yönetimler- Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek, CHP Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu, CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi Saniye Barut, CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, Anakent Belediyesi Başkan Vekili Güngör Geçer, ilçe belediye başkanları, meclis üyelerle çok sayıda Cumhuriyet Halk Partili katıldı.
Buluşmada ilk sözü CHP Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu aldı. Tutuklu belediye başkanlarına özgürlük çağrısını yineleyen Tanburoğlu şunları söyledi:

“Yol arkadaşımız, abimiz Zeydan Karalar 180 günü aşkın süredir hücrede. Ondan bir ay önce tutuklanmış olan Kadir Başkanımız ve Oya Başkanımız da iki yüz günü aşkın süredir hücrede. Sizler Zeydan Başkanı’nın tutuklanmasının ardından altı ayı aşkın süredir her gün buradasınız. Burada yürüyüş yapıyorsunuz. Sesimizi duyuruyoruz. Bu yaşanan hukuksuzluğa karşı hep beraberce Adana’nın iradesini ortaya koyuyor. Zeydan başkanımızın arkasında olduğunu gösteriyorsunuz. Hepinize bu dik duruşunuzdan ötürü çok teşekkür ediyorum. Bugün Sayın Genel Başkan Yardımcımız Gökhan Zeybek, Antalya Milletvekilimiz ve Parti Meclis Üyemiz Sayın Cavit Arı, Parti Meclis Üyemiz Avukat Saniye Barut, Adana’da hem tutuklu belediye başkanlarımızı ziyaret hem de Adana halkının birinci parti yaptığı Cumhuriyet Halk Partisi’ni ve belediyeleri koordinasyon amacı ve dayanışma amacıyla yanımıza geldiler. Nöbet çadırımızı ziyaret ettiler. Sayın Genel Başkan Yardımcım ve heyetine hoş geldiniz diyorum.”
Başkan Tanburoğlu’ndan sonra sözü Genel Başkan Yardımcısı Zeybek aldı. Zeybek, Adalet nöbetine katılanları selamlamasının ardından şu konuşmayı yaptı:

“Bugün buraya 30 Ekim 2024 tarihinde Esenyurt Belediye Başkanımızın tutuklanmasıyla başlayan süreç Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun 23 Mart’ta tutuklanması ile devam etti. Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeydan Karalar, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek, öncesinde ve sonrasında 15 belediye başkanımız, yüzlerce bürokratımız, belediye başkan yardımcımız, meclis üyemiz, parti meclis üyemiz, önceki dönem milletvekilleri, önceki dönem belediye başkanları tutuklandı. 400’ün üzerinde partilimiz ve belediye başkanımız şu ya da bu biçimiyle hukuksuz bir şekilde tutuklandılar.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin kırk yedi yıl sonra Türkiye’nin birinci parti olmasını sağlayan başarılı yerel yöneticilerimiz üzerinden uygulanan yargı eliyle uygulanan bir sürecin içindeyiz. Ben geçtiğimiz hafta Adana Büyükşehir Belediye Başkanımızı, Ceyhan Belediye Başkanımızı, Seyhan Belediye Başkanımızı ziyaret ettim. Çok sayıda milletvekilimiz Silivri cezaevinde tutuklu bulunan başkanlarımızı ziyaret ediyor. Şu soruyu yüksek sesle söylemek zorundayız ve buradan ben söyleyeceğim, sizin de haykırmanızı istiyorum. Zeydan Karalar’ın Silivri’de ne işi var? Zeydan Karalar neden Silivri’de? Çünkü Zeydan Karalar, diğer belediye başkanlarımız 2019 yılında Türkiye’de 11 büyükşehiri kazanan, yüzlerce belediyeyi kazanan ve 2019’da 2024 arasında yaptıkları başarılı çalışmalarla Adana’yı ikinci kez, Antalya’yı ikinci kez, İstanbul’u ikinci kez, Ankara’yı ikinci kez üst üste kazanan çok başarılı belediye başkanlarımız. Elbette Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’in ortaya koyduğu irade sayesinde.
31 Mart seçimlerinde Türkiye’de Cumhuriyet Halk Partisi %38 oyla birinci parti oldu. Ve Türkiye nüfusunun %65’ini, bu millet Cumhuriyet Halk Partisi’nin gösterdiği adayların yönetmesi için yetki verdi. Aslında her şey iyi gidiyordu, her şey doğru gidiyordu. Millet bundan çok mutluydu. Ta ki biz anketleri açıklayana kadar. Memnuniyet anketlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin belediye seçimlerinde Türkiye’de Cumhuriyet Halk Partisi yüzde otuz sekiz oyla birinci parti oldu ve Türkiye nüfusunun yüzde altmış beşini bu millet Cumhuriyet Halk Partisi’nin gösterdiği adayların yönetme yetkisini verdi. Bir yerel seçim yapılması durumunda değil 412 belediye, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 650 belediye kazanacağı ve Türkiye nüfusunun %75’inin CHP’li belediyeler tarafından yönettirileceği ortaya çıkınca bir el tarafından düğmeye basıldı. ‘Silkeleyin, mali anlamda kaynaklarını kesin’ denildi. SGK prim borçlarını, vergi borçlarını geçmişte AK Partili belediye başkanlarının bıraktığı borçları gerekçe göstererek kaynağından belediyenin gelirlerinin en az yüzde kırkını kesmeye başladılar. Krediler onaylanmamaya, yurt dışından bulunan finansman kaynaklarıyla ilişkin cumhurbaşkanlığı onayları verilmemeye başlandı. Ne değişti? Belediye başkanlarımız bütün bu zorluklar içinde başarılı çalışmaya devam ettiler ve yükseliş devam etti. CHP, anketlerde yüzde 42 ile 1977 seçimlerinde gördüğü oy oranlarını anketlerde görmeye başladı. İşte o zaman bir karar verildi ve dediler ki biz ekonomik anlamda CHP’li belediyeleri engelleyerek siyasal anlamda çöküşü durduramayız. O zaman savcılık marifetiyle, yargı marifetiyle belediye başkanlarımızın üzerine, kadrolarımızın üzerine, belediyelerimizin üzerine acımasızca gitmeye başladılar. Değerli arkadaşlar, Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkan yardımcısı olarak burada Zeydan Karalar’ın memleketinde, Adana gibi adam Zeydan Karalar’ın memleketinde onun hakkını ve hukukunu korumak bugün bize nasip olmuşsa bu bizim kendi çocuklarımıza bırakacağımız en büyük onurdur.
Şunu bir kez buradan Adana’dan söylüyorum. Ne tutsak edilen Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu, ne Adana gibi başkan Zeydan Karalar, ne de diğer belediye başkanlarımız şu an bulundukları cezaevinde demokratik haklarını kullanabiliyorlar. Kendileri anayasal haklarını kullanamıyorlar. Kendileri ifade edemiyorlar. Sözünü topluma duyurmakta zorluk çekiyorlar ama bilin ki bu ülkenin makus talihini yeneceğiz ve bu arkadaşlarımızın ödediği bu bedeller Cumhuriyetimizin 103. yılında Cumhuriyetimizin ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin 103 yıllık geçmişinde tarihe ödenmiş büyük bedeller, tarihe altın süreçler olarak geçecektir. Onların her birisi kahramandır. Son olarak kurtuluş yok tek başına ya hep beraber, ya hiçbirimiz diyorum, hepinize sevgiler saygılar sunuyorum.”


