Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




İmralı Kararına CHP’den açıklama

İktidarın “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında Ulu Kurul’da (TBMM) kurulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik Demokrasi” kurulu on sekizinci kez bir araya geldi.

İktidarın "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında Ulu Kurul'da (TBMM) kurulan "Milli

İktidarın “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında Ulu Kurul’da (TBMM) kurulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik Demokrasi” kurulu on sekizinci kez bir araya geldi. Toplantıda, yasa dışı örgüt PKK elebaşı Öcalan ile görüşülüp görüşülmemesi kararı ele alındı.

AKP, MHP DEM Parti heyetin Öcalan’la görüşmesini destekledi. CHP ise, İmralı Adası’na gidecek olası bir heyete üye vermeyeceklerini daha önce duyurmuştu.

Kurulun bu toplantısının da gizli yapılması yönünde alınan karar ardından CHP toplantıdan ayrıldı. Gizlilik kararı, AKP, MHP DEM Parti oyları ile alınmıştır.

CHP’den Yazılı Duyuru

Cumhuriyet Halk Partisi, İmralı’ya gidecek olası bir heyete üye vermeme kararına ilişkin yazılı bir duyuru yayımladı. Bu duyuruda, partinin sürece dair kaygıları ile şeffaflık isteği dile getirildi. Parti, görüşmelerin ulusal birlik huzur içinde ilerlemesi için izlenecek yolu açıkça belirtmiştir.

Yapılan açıklamada, şu sözlere yer verildi:

Cumhuriyet Halk Partisi olarak, tarihsel bir tutarlılık içinde, Kürt meselesinin demokratik yollardan çözümünü her zaman savunduk, savunmaya devam ediyoruz.

Birileri bırakın Kürt sorununu, Kürtlerin varlığını bile inkâr ederken, biz bu sorunun var olduğunu cesaretle dile getiren ve çözüm önerileri sunan partiyiz

Dün olduğu gibi bugün de barış ve çözüm için atılacak samimi adımların sonuna kadar
destekçisiyiz.

Meselenin, Meclis çatısı altında kurulacak bir komisyon marifetiyle, milletten bir şey saklanmadan, şeffaflıkla konuşulması ve çözümü fikrinin sahibiyiz.

Bundan sonra da Terörsüz ve Demokratik Türkiye’yi inşa etmenin kararlılığıyla, milletimize karşı sorumluluğumuzun gereği olarak Komisyonda olacağız.

Meclis’teki komisyon, bugün 18’inci toplantısını yapmaktadır.

Ancak geldiğimiz aşamada, milli iradeye ipotek koyan kayyım uygulamaları sürmektedir.

Kürtlerin, belediye meclislerine girmesini suç sayan utanç davalarında insanlar aylardır cezaevlerinde yatmaktadır.

10 yılı bulan siyasi tutsaklıklarda hiçbir ilerleme kaydedilememiş, aksine yeni siyasi davalarla demokrasimiz darbeci bir kuşatma altına alınmıştır.

Demokratik siyasetin önü açılmak yerine, siyasi davalarla daha da tıkanmıştır.

Böyle bir dönemde, iç barışımızı sağlamak için bu sorunlara çözüm üretilmesi gerekirken, tüm meselenin İmralı’ya gidip gitmeme konusuna sıkıştırılmasına milletimizin rızası yoktur.

Bu kararın olmazsa olmaz olarak tanımlanması, tarihi bir kavşak ve tek seçenek olarak öne sürülmesi, Komisyonun kuruluş amacıyla uyumlu değildir.

Elbette sürece katkı verecek her görüş kıymetlidir.

Bu amaçla devlet yetkilileri İmralı ile zaten görüşmekte, milletvekillerinden oluşan bir heyet de Ada’ya gidip gelmektedir.

Komisyonumuzda 11 Partiden, 51 milletvekili bulunmaktadır.

Ama Komisyonumuzun Başkanı bile olmadan, sadece 5 milletvekilinin Ada’ya gitmesi yerine, teknolojik imkanlardan yararlanarak, daha kolay, daha katılımcı ve daha tartışmasız bir sürecin yönetilmesi mümkündür.

Siyaset emrivakiler üzerine tutum almakla değil, toplumun ihtiyaçlarına ve beklentilerine göre yapılır.

Toplum; kayyumların kaldırılması, AYM ve AİHM kararlarının uygulanması ve demokratik siyasetin önünün açılması gibi olmazsa olmaz, kolay ilk adımların bile atılmadığı bu süreçte bu ısrarın, çözüm iradesine hangi katkıyı yapacağına ikna değildir.

Bu doğrultuda, AK Parti başta olmak üzere diğer partilerin kararıyla İmralı Adası’na gidecek Komisyon heyetine partimizden üye vermeyi doğru bulmuyoruz.

Hatırlatmak isteriz ki: Bugün herkesin ne diyeceğini beklediği Cumhuriyet Halk Partisi, bir kapatma davasıyla karşı karşıyadır.

Seçilmiş 16 belediye başkanı ve Cumhurbaskan1 Adayı hapistedir.

Kadınlara, çocuklara ve ailelere zulmedilmektedir.

Ama Partimiz her şeye rağmen, demokrasi, barış ve çözüm umuduyla bu Komisyonda kalmaya devam etmektedir.

Eğer bu milletin barış umutları 10 yıl önce olduğu gibi bir kez daha şahsi hırs ve ihtiraslarla heba edilmeye çalışılırsa, Cumhuriyet Halk Partisi durduğu yerde kararlılıkla durmaya devam edecektir.

Partimiz bu ülkeye barışı da demokrasi ve adaleti de getirecek iradeye sahiptir.”