Bugün yine sadece CHP’li belediyelere yönelik yapılan göz altılarla, kamuoyunun karşısına bir “yolsuzluk operasyonu” sunuluyor.
Ancak toplum artık bu senaryoya aldanmıyor.
Şunu açıkça ifade edelim:
Eğer gerçekten bir yolsuzlukla mücadele yürütülüyorsa, bu mücadele tüm siyasi partileri kapsamalıdır.
Ama bu ülkede her seferinde sadece CHP’li belediyeler hedef alınıyorsa, ortada hukuki değil, siyasi bir tercih var demektir.
Masumiyet karinesi bir kenara atılıyor, iddialar manşetlerle servis ediliyor.
Oysa herkes biliyor ki, sorun sadece CHP’li belediyelerde olamaz.
Bu ülkede AKP’den, MHP’den, hatta bağımsızlardan oluşan yüzlerce belediye var.
Her şey eksiksiz, şeffaf ve tertemiz mi?
Eğer gerçekten kamu yararını gözetiyorsanız, herkesin denetlenmesini sağlarsınız.
Ama siz sadece CHP’li belediyeleri hedef alırsanız, aslında diğer tüm belediyeleri de zan altında bırakırsınız.
“Bizimkiler dokunulmaz” diyerek susulan her yerde, adalet değil, ayrıcalık büyür.
Bu yaklaşımın sonunda kaybeden sadece belediye başkanları değil; adalet duygusudur, hizmet bekleyen vatandaştır, ülkemizin geleceğidir.






























