Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde meydana gelen orman yangınında 5’i orman işçisi, 5’i AKUT gönüllüsü olmak üzere 10 kişi yaşamını yitirdi. Yangınla mücadele eden işçilerin eksik teçhizatla, eğitim almadan, dinlenmeden çalıştırıldığı ortaya çıktı. Tarım Orkam-Sen Genel Başkanı Serap Baysal, yaşananları “iş cinayeti” olarak nitelendirdi, “Bu felaket rahmet mesajlarıyla kapanamaz” diyerek yetkilileri sorumluluğa çağırdı.
Baysal, orman işçilerinin karşı karşıya kaldığı sorunları şöyle sıraladı:
Düşük ücretler ve yetersiz yangın nöbet ödemeleri
Lojman ve yemek desteği yokluğu
24 saat kesintisiz çalışma baskısı
Yetkin eğitim verilmeden yangına gönderilme
Yıpranma payı olmaması ve mobbing uygulamaları
Serap Baysal, a.ıklamasında şunları söyledi:
“Yangın söndürme sırasında ‘458 personel, 84 arazör, 9 helikopter, tek uçak, iş makineleri, TOMA’lar, ambulanslar, itfaiyelerle birlikte katıldı’ deniliyor. Ama bu kadar ekipmanla bu kadar canın verilmesinde ayrı bir çelişki görüyoruz. Çünkü son on yılda Türkiye’de çıkan orman yangınlarının göz önünde bulundurulduğu zaman Orman Genel Müdürlüğünün orman yangınlarında ne kadar yetersiz olduğu ortaya çıkıyor. Bu da genel müdürlükten başlayarak hiçbir yöneticinin liyakatle atanmadığını gösteriyor. Bu felaket yalnızca şehitlere rahmet mesajlarıyla kapanamaz. Şirketlerin, yerel yöneticilerin, kurum amirlerinin hatta genel müdürlük ve bakanlığın sorumlu olduğunu söyleyebiliriz.
Çok düşük ücrete çalıştırılıyor, ağır mobbinge maruz kalıyorlar çünkü Orman Genel Müdürlüğünde çok hiyerarşik bir yapı var. Tarım Bakanlığında kast sisteminin olduğu bir genel müdürlük aslında. Orman emekçilerinin sorunları saymakla bitmez ama birkaçından bahsedeyim. Mesela hizmet puanları çok düşük, yangın mesaileri 12 ay üzeinden alması gerekirken 9 ay üzerinden alınıyor. Adil görevde yükselme ve ünvan değişikliği sınavı orman emekçilerine yapılmıyor. Fazla mesai ve yangın nöbet ücretleri günümüz ekonomik şartlarının altında kalıyor. Lojman ve yemek desteği kırsalda çalışan orman emekçisine verilmediği gibi 7/24 çalışması isteniyor. Görev tanımları net değil en büyük sıkıntıları burada. Üretim ve satış gibi angarya işler yaptırılıyor. Yangınlar konusunda yetkin bir eğitim almadan iş veriliyor ama sonradan kaçak bir ağaç kesimi olduğu zaman da bunun faturası orman emekçilerine kesiliyor. Yıpranma payı, filli hizmet hakkı verilmiyor. Sendikal faaliyetlerde çok fazla mobbing var. İktidarın kendi eliyle kurduğu Memur-Sen’in tarım kolundaki Toç Bir-Sen sendikasına üye olmayan bütün orman emekçileri ya mobbinge maruz kalıyor ya da sürülüyorlar.
Her yaz başında çıkan orman yangınlarında ‘Çok üzgünüz, milletimizin başı sağ olsun’ gibi ya da şehitlik vurgusu yaparak milliyetçi ve dini duyguları besliyorlar ama öbür yandan onları açlık sınırına yakın bir ücretle çalıştırıp hayatlarını hiçe sayan görevlere gönderiyorlar ve çoğu da ekipmansız oluyor. İşçilerin emekçilerin canına değer verilseydi bugün 10 canımızı konuşmayacaktık”


