Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




Haziran ayı enflasyonu: Kurumlar arasındaki makas dikkat çekiyor

TÜİK), milyonlarca yurttaşın, memurun, emeklinin gözünü çevirdiği haziran ayı fiyat artış verilerini kamuoyuyla paylaştı.

TÜİK), milyonlarca yurttaşın, memurun, emeklinin gözünü çevirdiği haziran ayı fiyat

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), milyonlarca yurttaşın, memurun, emeklinin gözünü çevirdiği haziran ayı fiyat artış verilerini kamuoyuyla paylaştı. Resmi verilere göre, haziran ayında tüketici fiyatları bir önceki aya göre yüzde 0,99 oranında yükselirken, yıllık enflasyon yüzde 32,11 olarak hesaplandı. Açıklanan bu oran, ekonomi çevrelerinin ve çarşı pazarın gerçekliğiyle karşılaştırıldığında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Ekonomistlerin katıldığı AA Finans beklenti anketinde, haziran ayı için aylık yüzde 1,04, yıllık ise yüzde 32,17 seviyesinde bir artış öngörülüyordu. Resmi rakamlar, piyasa beklentisinin az da olsa altında kaldı.

ENAG ile İTO Rakamları Çok Daha Yüksek

Her ay olduğu gibi bu ay da bağımsız iktisatçılardan oluşan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ile İstanbul Ticaret Odası (İTO), kendi sepetleri üzerinden hesapladıkları verileri paylaştı. Kurumların açıkladığı rakamlar, resmi veriler ile halkın hissettiği hayat pahalılığı arasındaki derin uçurumu bir kez daha gözler önüne serdi:

ENAG (E-TÜFE): Haziran ayında aylık artış yüzde 1,94, yıllık enflasyon ise yüzde 51,49 olarak hesaplandı.

İTO (İstanbul Perakende Fiyatlar): İstanbul’da perakende fiyatlar haziranda aylık yüzde 1,14 artarken, yıllık bazda yüzde 35,94 seviyesine tırmandı.

Açıklanan bu farklı veriler, özellikle temmuz ayında maaşlarına yapılacak zam oranlarını bekleyen milyonlarca çalışan ile emeklinin alım gücünü doğrudan etkileyecek bir dönüm noktası niteliği taşıyor.

Uzman Notu:

TÜİK tarafından açıklanan haziran ayı enflasyonunun yüzde 1 barajının altında kalması, çarşıda, pazarda, tarlada yaşanan gerçek fiyat artışlarıyla tümüyle çelişmektedir. Girdilerini fahiş fiyatlarla alan küçük üretici, ürünü ucuza satmak zorunda bırakılırken; tüketicinin raflarda karşılaştığı pahalılık ENAG ile İTO verilerinde kendini açıkça göstermektedir. Memur, emekli zamlarının belirleneceği bu kritik ayda resmi enflasyonun düşük gösterilmesi, milyonlarca emekçinin cebinden hakkının alınması, alım gücünün eritilmesi anlamına gelir. Üreticiyi korumayan, emeğin hakkını teslim etmeyen, saydamlıktan uzak ekonomi politikaları, halkın geçim sıkıntısını kronik duruma getirmektedir.