Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




Emeklinin, emekçinin yeni yıl dileği karabasana dönüştü

Yeni yılın ilk günlerinde ekranlardan yayılan pembe tablolar, açıklanan enflasyon verileriyle yerle bir oldu. Emekli aylıklarına yapılan artış daha cebe girmeden mutfaktaki yangınla eriyip gitti.

Yeni yılın ilk günlerinde ekranlardan yayılan pembe tablolar, açıklanan enflasyon

OLAYNET/ Yeni yılın ilk günlerinde ekranlardan yayılan pembe tablolar, açıklanan enflasyon verileriyle yerle bir oldu. Emekli aylıklarına yapılan artış daha cebe girmeden mutfaktaki yangınla eriyip gitti. Üretici kan ağlarken, tüketici açlık sınırının altında yaşamaya zorlanıyor.

Yeni yıla girerken paylaşılan “esenlik” dileklerinin üzerinden henüz bir hafta geçmeden, emekçinin acı gerçekleri su yüzüne çıktı. Devletin resmi kurumu tarafından açıklanan aralık ayı verileri, çarşıdaki pazardaki yangını görmezden gelmeyi sürdürüyor. Aralık ayı enflasyonunun yüzde 0,89 olarak duyurulmasıyla emekli aylıklarına yapılacak artış oranı yüzde 12,19 düzeyinde kaldı. Ancak bu oran, açlık sınırının otuz bin lirayı aştığı bir ortamda yaşam savaşı veren milyonlar için “yokluk” anlamına geliyor.

MUTFAKTAKİ ASIL YANGIN: YEMEKLİK YAĞ

Siyasal erkin “fahiş fiyat denetimi” söylemleri, mutfağın temel gereksinimi olan yemeklik yağ fiyatlarındaki devasa artışın gerisinde kalıyor. Son bir yılda katlanarak büyüyen fiyatlar, emekçinin asgari ücretini de emeklinin aylığını da çoktan yuttu. Üreticiye verilen alım fiyatı yerinde sayarken, aracıların eline terk edilen piyasa düzeni hem tarladaki çiftçiyi hem de sofradaki emekçiyi sömürmeye devam ediyor.

YORGAN KÜÇÜLDÜ, AYAKLAR DIŞARIDA KALDI

“Ayağını yorganına göre uzat” öğüdü, halkın elindeki yorganın bir avuç içi kadar küçültülmesiyle anlamını yitirdi. Dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmesi için gereken tutar hızla artarken; asgari ücretli yirmi sekiz bin lirayla, emekli ise yirmi bin lirayla geçinmeye zorlanıyor. Bu durum, toplumun büyük bir kesimini “yaşamak” yerine “hayatta kalmaya” mahkûm ediyor.

ÜRETİCİ VE EMEKÇİ YOK SAYILIYOR

Masalarda patron odaklı sistemle belirlenen rakamlar, alın terini toprağa döken çiftçinin girdi maliyetlerini karşılamıyor. Emeği harcayanın söz sahibi olmadığı bu sistem, sömürüden beslenen odakları sevindirirken; yurdun büyük bir katmanını açlıkla sınıyor. Yeni yılın “dilekleri” şimdiden yerini karabasana bırakmış durumda.