Cumhuriyet Halk Partisinde suları bulandıran büyük bir sav ortaya atıldı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımıyla düzenlenen üye katılım toplantısına parayla yüzlerce figüran götürüldüğü öne sürüldü. Genel başkanlık koltuğuna Özgür Özel’in oturmasından sonra gerçekleştirilen ilk büyük rozet takma töreninin cast ajansları aracılığıyla doldurulduğu iddiası gündeme bomba gibi düştü. Gazetecilerin elindeki belgelerle ortaya koyduğu olay siyaset dünyasında geniş yankı buldu.
Kişi Başı Dokuz Yüz Elli Lira Ödendi
BirGün muhabiri Ebru Çelik, gizlice ajans çalışanlarının arasına sızarak yaşanan tüm süreci yerinde izledi. Elde edilen bilgilere göre üç ayrı oyuncu ajansı, sabahın erken saatlerinde Mecidiyeköy’de bulunan bir alışveriş merkezinin önünde yüzlerce kişiyi topladı. Alandan kalkan yaklaşık yirmi servis aracıyla katılımcılar İstanbul Sarıyer’deki Rauf Denktaş Kültür Merkezi’ne taşındı. Toplantıya katılan her kişiye günlük dokuz yüz elli Türk lirası ödeme yapılacağı sözü verildi.
Salonda Zorla Slogan Provası Yapıldı
Kültür merkezine getirilen kalabalığa tören başlamadan önce cast sorumluları tarafından zorla tezahürat eğitimi yaptırıldığı iddia edildi. Katılımcılara belirli liderlik sloganlarının ezberletildiği, alkış zamanlamalarının da yine direktörler tarafından el işaretleriyle yönetildiği aktarıldı. Yaklaşık elli genç erkeğe CHP Gençlik Kolları yelekleri giydirilerek partili süsü verildiği iddialar arasında yer aldı. Konuşmaların sürdüğü üç saat boyunca salondan çıkışlara izin verilmediği belirtildi.
Ücret Sırasında Gergin Anlar Yaşandı
Büyük ilgi topladığı iddia edilen rozet takma buluşmasının bitimiyle birlikte alanda hareketli dakikalar yaşandı. Paralarını almayı bekleyen yüzlerce figüranın, organizasyonu düzenleyen ajans yetkililerinin ofisine doğru yönlendirildiği bildirildi. Siyasi arenada güvenilirlik tartışması başlatan olayın ardından parti içindeki farklı grupların takınacağı tavır merakla bekleniyor. Gazetecilik örgütleri ise olayı belgeleriyle ortaya çıkaran haber personeline yönelik baskılara tepki gösteriyor.
CHP Kayyımından Gazetecilere ‘Figüran’ Davası: Adliyede Hesaplaşma
Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığına atanan kayyım Gürsel Tekin, partinin etkinliklerinde cast ajansı kullanıldığına yönelik haberlerin ardından yargıya başvurdu. Tekin, internette geniş yankı uyandıran iddialar nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusu dilekçesi verdi. Gelişme üzerine basın örgütleri, haberi belgeleriyle ortaya koyan muhabirlere destek açıklaması yaptı.
Dezenformasyon Yasasından Soruşturma İstemi
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden iletilen dilekçede, yapılan haberlerin bütünüyle gerçek dışı, yalan, iftira niteliği taşıdığı ileri sürüldü. CHP çatısı altında düzenlenen hiçbir buluşmada cast ajansıyla ortaklık kurulmadığı savunuldu. Şikayet başvurusunda, yayın öncesi parti yetkililerine görüş sorulmadığı, yanıt hakkı tanınmadığı iddia edildi. Gazeteciler hakkında Türk Ceza Kanunu uyarınca hakaret, iftira, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçlarından soruşturma açılması istendi.
Şüpheli Listesinde Tanınan İsimler Var
Adli kayıtlara geçen belgelere göre, habere imza atan BirGün muhabiri Ebru Çelik şüpheliler arasında yer aldı. Gazetenin genel ağ yayın sorumluları Uğur Koç ile Berkant Gültekin de listede kendilerine yer buldu. Ayrıca iddiaları ekranlara taşıyan Sözcü Televizyonu muhabiri, şirket temsilcisi Nedim Bayhan hakkında da yasal işlem başlatılması talep edildi.
Basın Sendikasından Haberciye Güçlü Destek
Haberin ardından hedef tahtasına oturtulan muhabir Ebru Çelik’e, DİSK Basın-İş Sendikasından jet destek geldi. Gazetecinin figüranların arasına sızarak, belgelerle gerçeği ortaya çıkardığını belirten sendika yetkilileri sert bir açıklama yayımladı. Mesleki çalışmaların, siyasilerin kendi iç çekişmelerine ya da tartışmalarına malzeme yapılmasının hiçbir biçimde kabul edilemeyeceği kamuoyuna duyuruldu.
DİSK Basın-İş tarafından yapılan açıklamada, gazeteciliğin temel ilkesine dikkat çekilerek şu sözlere yer verildi:
“Gazetecilik; iktidarların, siyasi partilerin ya da herhangi bir güç odağının hoşuna giden haberleri yazmak değil; kamu yararı doğrultusunda gerçeği araştırmak, doğrulamak ve halkın haber alma hakkını savunmaktır. BirGün muhabiri Ebru Çelik hakkında yürütülen hedef gösterme kampanyasını kaygıyla izliyoruz. Gazetecilerin itibarsızlaştırılmaya çalışılması ve mesleklerini yaptıkları için baskı altına alınmaları kabul edilemez.”
“HABERLER DELİLLERLE TARTIŞILIR, GAZETECİLER SUÇLANAMAZ”
Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne atıfta bulunulan açıklamada, gazetecinin tek sorumluluğunun halka, gerçeğe karşı olduğu, haber karşılığında hiçbir çıkar sağlayamayacağı belirtildi. Bildirgenin meslek örgütlerine zor durumdaki gazetecilerle dayanışma sorumluluğu yüklediği hatırlatılarak şöyle denildi:
“Eğer bir habere ilişkin itiraz veya eleştiri varsa bunun yolu gazeteciyi hedef göstermek, itibarsızlaştırmak ya da baskı altına almak değildir. Demokratik toplumlarda haberler delillerle tartışılır; gazeteciler ise mesleklerini yaptıkları için suçlanamaz.”
Açıklamanın sonunda DİSK Basın-İş, Ebru Çelik ile dayanışma içinde olduklarını belirterek, “DİSK Basın-İş olarak gazetecilik faaliyetini yürüten meslektaşımız Ebru Çelik’in yanında olduğumuzu kamuoyuna ilan ediyoruz. Meslektaşlarımızın haber yapma hakkını, editoryal bağımsızlığı ve halkın gerçekleri öğrenme hakkını savunmayı sürdüreceğiz. Baskılara, hedef göstermelere ve itibarsızlaştırma girişimlerine karşı dayanışmayı büyütmeye; mesleğin onurunu ve gazetecilik etiğini kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz” sözlerini kullandı.
BİRGÜN’DEN AÇIKLAMA GELMİŞTİ
BirGün, Kemal Kılıçdaroğlu’nun katıldığı törende “paralı figüran” kullanıldığına ilişkin haberini yalanlayan CHP yönetimine yanıt vermişti.
Gazete, haberin arkasında olduğunu belirterek, kendilerine yönelik açıklamalarla ilgili yargı yoluna başvuracağını duyurmuştu.
BirGün tarafından yapılan açıklamada, muhabir Ebru Çelik imzasıyla yayımlanan haberin “katılımcı gözlemle” hazırlandığı belirtilerek, “Muhabirimizin katılımcı gözlemle yaptığı haber, somut bilgilere dayanmaktadır ve bütünüyle gerçektir. Haberimizin sonuna kadar arkasındayız” denilmişti.
Açıklamada, haberin ardından CHP yönetiminin gazeteye yönelik kullandığı ifadelerin kabul edilemez olduğu savunularak, “BirGün basının yüz akı kurumlarından biridir ve halka hiçbir zaman yalan söylememiştir. Patronsuz bir gazete olarak 22 yıldır bağımsız şekilde ayakta kalabilmesinin yegane nedeni de yarattığı sarsılmaz güvendir” sözlerine yer verilmişti.
“YARGI YOLUNA BAŞVURACAĞIZ”
BirGün, açıklamasında gazeteye yönelik iddialarla ilgili hukuki süreç başlatacağını belirterek, “BirGün’ü hedef alan iftiralarla ilgili yargı yoluna başvuracağımızı kamuoyuna duyururuz. Hak etmedikleri koltuklarda oturanlar alın teriyle, emekle ve fedakarlıkla büyütülen değerlere dil uzatamazlar. Yıllardır olduğu gibi bu pervasız saldırılar karşısında dik durmaya devam edecek ve taşıdığımız sorumluluk gereği Türkiye’nin aydınlık yarınları için gerçekleri yazmaktan vazgeçmeyeceğiz. Muhabirimiz Ebru Çelik, CHP etkinliğinde figüranlara dağıtılan 950 TL’yi almamıştır. BirGün çalışanları hakkı olmayana göz dikmez” dedi.


