CHP’de 91 milletvekilinin ayrılarak Yeni Parti’yi kurmasının ardından yapılan Grup Başkanlığı seçiminde Faik Öztrak ile Gürsel Erol karşı karşıya geldi. İlk turu önde bitiren Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, daha sonra seçime müdahale edildiği gerekçesiyle adaylıktan çekildi.
“Parti İçi Siyasette Tekelleşme Var”
39 milletvekilinin katılım sağladığı toplantıda ilk tur oylamasını rakibi Faik Öztrak’ın önünde bitiren Erol, üçüncü tur öncesinde adaylıktan çekilme kararı aldı. Genel ağ hesabından açıklama yapan Erol, kendisine destek veren milletvekillerine teşekkür etti. Gürsel Erol, Kemal Kılıçdaroğlu’na eleştiriler yönelterek CHP’de son dönemde parti içi siyasette tekelleşme yaşandığını dile getirdi.
Faik Öztrak Grup Başkanı Oldu
Gürsel Erol’un yarıştan çekilmesinin ardından Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında süren toplantı sonucunda Faik Öztrak CHP Grup Başkanı seçildi.
Erol, şunları söyledi:
“Bugün yapılan TBMM CHP Grup Başkanlığı seçiminde bana destek veren tüm milletvekili arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Ancak bugün bir gerçeği açıkça ifade etmek zorundayım. Cumhuriyet Halk Partisi; biat edenlerin değil, fikir üretenlerin, itiraz edebilenlerin ve halk adına konuşabilenlerin partisidir. Ne yazık ki son dönemlerde parti içi siyasette tekelleşme yaşandığı herkesin malumudur.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mirası olan, 103 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi; demokrasiyi içselleştirdiği ve sosyal demokrat anlayışa sahip olduğu için parti içi seçimlerin milletvekillerinin özgür iradesiyle şekillenmesini esas kabul etmiştir. Hiçbir Genel Başkan’ın ya da herhangi bir siyasi odağın iradesinin, milletvekillerinin tercihinin önüne geçmemesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü CHP’nin en büyük gücü; özgür iradesi, çoğulcu yapısı ve demokratik geleneğidir. CHP’nin köklü kültürü; tek sese değil, ortak akla dayanır. Hiç kimse, hiçbir makam ve hiçbir yapı partinin kurumsal kimliğinin üzerinde değildir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin yeniden iktidar yürüyüşü; biat kültürüyle değil, cesaretle konuşan, emek veren ve örgütün iradesine sahip çıkan kadrolarla mümkün olacaktır.
Mücadelemiz; kişiler için değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin demokratik gelenekleri, kurumsal hafızası ve Türkiye’nin geleceği içindir.”


