Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile bağımsız araştırmacılardan oluşan ENAG, Nisan 2026 dönemine ait pahalılık oranlarını kamuoyuna sundu. İki kurumun açıkladığı veriler arasındaki derin ayrılık, geçim sıkıntısı çeken geniş kesimlerde büyük yankı uyandırdı. TÜİK yıllık artışı %32,37 olarak duyururken; ENAG bu oranın %55,38 olduğunu savundu. Aradaki 23 puanlık aşırı fark, ölçüm yollarına yönelik tartışmaları alevlendirdi.
Uzmanlar, kurumların kullandığı yöntemlerin benzemediğini belirtiyor. Resmi kurum belirli dükkanlardan derlediği durağan ürün sepetini kullanıyor; bağımsız grup ise genel ağ üzerinden güncel fiyat akışlarını izliyor. Bu yöntem ayrılığı, sokağın gerçeğiyle resmi rakamlar arasındaki bağı koparıyor. Toprakla uğraşan üreticinin maliyet yükü, ENAG verilerine daha yakın bir seyir izleyerek çiftçinin belini büküyor.
Maliye yönetimi ise düşüşün süreceğini ileri sürüyor. Bakan Şimşek, aylık artışın geçici etkilerden kaynaklandığını belirterek; durağan fiyat düzeni için adımların süreceğini açıkladı. Ancak mutfaktaki yangın ile resmi sayılar arasındaki bu denli büyük kopukluk, ekonomi yönetiminin inandırıcılığını sarsmaya devam ediyor.


