Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




Korkuya gerek yok: Hantavirüs salgın riski taşımıyor

Son günlerde bir yolcu gemisinde ortaya çıkan vakalarla gündeme gelen Hantavirüs, toplumda endişe yaratsa da uzmanlar büyük bir yayılım beklemiyor.

Son günlerde bir yolcu gemisinde ortaya çıkan vakalarla gündeme gelen

Son günlerde bir yolcu gemisinde ortaya çıkan vakalarla gündeme gelen Hantavirüs, toplumda endişe yaratsa da uzmanlar büyük bir yayılım beklemiyor. ANKA’nnı haberine ghöre, Prof. Dr. Alpay Azap, virüsün insandan insana bulaşma özelliğinin bulunmadığını, bu nedenle bir dünya salgını (pandemi) olasılığının çok düşük olduğunu açıkladı.

Hantavirüsün tarihsel olarak Kore Savaşı döneminden beri bilindiğini anımsatan Azap, virüsün temel kaynağının kemirgenler olduğunu belirtti. Özellikle kemirgenlerin idrarı ile salgılarıyla kirlenmiş tozların solunması, en yaygın bulaş yolu olarak öne çıkıyor.

Bölgelere göre değişen etkiler

Hantavirüs tipleri, bulundukları coğrafyaya göre farklı sağlık sorunlarına yol açıyor:

Amerika Kıtası: Daha çok akciğerleri etkiliyor, solunum yetmezliğine neden olabiliyor.

Avrupa ve Asya: Bu bölgelerdeki tipler (Türkiye içindr) genellikle böbrekleri etkiliyor.

Türkiye’deki durum

Türkiye’de 2009 yılından bu yana görülen olgularda toplam 14 kişi yaşamını yitirdi. 2025 yılında ise şimdiye dek saptanan 12 olguda herhangi bir can kaybı yaşanmadı. Hastalık başlangıçta yüksek ateş, kas, eklem ağrısı, baş ağrısı gibi grip benzeri belirtilerle kendini gösteriyor. Böbrek tutulumu olan durumlarda tansiyon düşüklüğü ile sıvı birikmesi gibi ağırlaşan tablolar görülebiliyor.

Nasıl korunmalı?

Hantavirüse karşı etkili bir aşı ya da ilaç bulunmuyor; tedavi daha çok destekleyici yöntemlerle yürütülüyor. Korunmak için şu önlemlerin alınması büyük önem taşıyor:

Kırsal alanlarda, yayla evlerinde temizlik yaparken toz kaldırmamaya özen gösterilmeli.

Ortamlar süpürülmeden önce ıslatılmalı, iyice havalandırılmalı.

Temizlik sırasında olanaklıysa maske kullanılmalı.

Kemirgenlerin yiyeceklere ulaşması engellenmeli.

Prof. Dr. Azap, tanının PCR yöntemiyle kolayca konulabildiğini, erken dönemde destekleyici bakımla hastaların çoğunun sağlığına kavuştuğunu ekleyerek, telaşlanacak bir durum olmadığını yineledi.