Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir




CHP’li Emre’den sert tepki: “Halk iradesi gasp ediliyor”

CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Avcılar İlçe Başkanlığı bünyesinde önemli açıklamalarda bulundu.

CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Avcılar İlçe Başkanlığı bünyesinde önemli

CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Avcılar İlçe Başkanlığı bünyesinde önemli açıklamalarda bulundu. Yerel seçimlerde yüksek oy oranıyla seçilen Utku Caner Çaykara’ya yönelik yargı sürecini eleştiren Emre, hazırlanan mütalaayı “sudan sebepler” olarak niteledi. Çaykara’nın seçim kampanyası dönemindeki bir araç alımı üzerinden ağır cezalarla karşı karşıya bırakılmasını kumpas olarak yorumladı.

Yargı Eliyle Siyaset Dizaynı

Türkiye’nin son dönemde yargı kararlarıyla yönetilmeye çalışıldığını savunan Emre, çarpıcı veriler paylaştı. Yerel seçimlerden bu yana halkın seçtiği yönetimlerin %33’lük kısmında iradenin dışında bir tablo oluştuğunu belirtti. Kayyum atamaları, görevden almalar, uzaklaştırmalar yoluyla seçmen istencinin yok sayıldığını vurguladı. “Bu kirli siyaseti reddediyoruz” diyen Emre, iktidar içindeki bazı grupların baskı yöntemleriyle siyaseti şekillendirdiğini öne sürdü.

Ekonomi ile Eğitimde Çöküş

Ülkenin temel sorunlarına da parmak basan Emre; ekonomi, eğitim, sosyal yaşam başlıklarında gidişatın kötü olduğunu belirtti. Halkın gerçek gündeminin yoksulluk olduğunu hatırlatan CHP Sözcüsü, suni gündemlerle gerçeklerin üstünün örtülemeyeceğini savundu.

Emre, şunları söyledi:

Bu durumu düzeltmek yerine kendi iktidarını kaybettiğini gören AK Parti iktidarı insanların yatak odalarından, eşleriyle olan mahrem görüntülerinden medet ummaktadır. Biz bu kumpasların karşısında yılacak değiliz. Yurttaşlarımızla birlikte saha çalışmalarımızda ama Meclis’te ama o kumpas davalarında ama basın toplantılarında gerçekleri haykırmaya devam edeceğiz.

Bize yönelik bu kadar iftiranın atıldığı bir dönemde, içinde bulunduğumuz kara düzen açısından ibretlik bir tablo ortaya çıktı. Partimizin Ankara Milletvekili Sayın Umut Akdoğan, bir skandalı ortaya çıkardı. AK Parti’nin Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy, bir mahkeme harcını ödememek için eşine muhtarlıktan fakirlik belgesi almış. Özür dilemiş de özrü kabahatinden beter. Bize yönelik kumpas davalarına atıf yapan konuşma yapıyor. Sen göz göre göre mahkemeden eşine fakirlik belgesi almak için başvuru yapmışsın, ortaya çıkmış. Milletvekilinin maaşı 450 bin 854 lira. Bu arkadaş fakirse yurttaşlar ne yapacak Allah aşkına? Siz nasıl utanmadan böyle bir şeyin içine girebilirsiniz? Baktık, bu kişi ne iş yapıyor? Mali müşavir. Bu kişi daha önce partisinde farklı görevlerde bulunmuş, Aksaray’da belediye başkan yardımcılığı, belediye başkan vekilliği, belediye meclisinde görevler almış, Aksaray İl Başkanlığı yapmış; gelmiş, milletvekili olmuş ve bu kişi fakir. İçinde bulunduğumuz kara düzenin gerçekten ibretlik hali. Bilinçaltında ne var biliyor musunuz? ‘Ben iktidarım. İster çalarım, ister hırsızlık yaparım, ister yolsuzluk yaparım. Nasıl olsa yargı bizim yargı kolları. Bize ne olacak ki? Kim bizim ailemizden hesap sorabilir?’

Ellerinde mercekle partimizde kusur arayan, mahrem görüntülerden medet uman, iftiracıların ifadelerini günlerce tartışanlara şu soruyu sormak lazım: Gidin de AK Partisi’nin genel merkezindeki basın toplantısına sorun. Siz bu kişinin istifasını alacak mısınız? Bir disiplin süreci işletecek misiniz? Aynı kişi pek Meclis’te varlık gösterdiğini görmezsiniz. Genelde birkaç isim hariç AK Parti’de oylamada parmak kaldırır, parmak indirir. Çoğu neye oy verdiğini bilmez. Bu kişinin bir kanun teklifinde imzası var. Emeklilere reva görülen en düşük emekli maaşı teklifinde imzası var. Sen 450 bin lirayla ‘fakirim’ demişsin. Bu emekli, bu maaşla nasıl geçinecek? Sen böyle bir imzayı nasıl attın?

Adalet Bakanı çıkıp diyor ki ‘Ülkemizin sivil bir Anayasa’ya ihtiyacı var.’ Hemen peşine Sayın Erdoğan da aynı şarkıyı söylemeye devam ediyor. Her nasılsa bu iktidar geldiğinden beri 25 yıldır Anayasa’yı düşürmüyorlar. Yaptıkları Anayasa değişiklikleriyle Türkiye uçurumun kenarına geldi. Hala da ‘Anayasa’ deyip duruyorlar. Böyle bir ortamda sanki bir toplumsal mutabakat sözleşmesi yapılmasına olanak varmış gibi sürekli Anayasa’dan bahsediyorlar. Siz önce şu zihniyetinizi düzeltin, önce milli iradeye saygı gösterin, önce kazanamadığınız yerlerdeki seçilen isimleri düşman ilan etmeyi bırakın; mahkeme kararlarına uyun, AİHM kararlarına uyun, AYM kararlarına uyun, hukukun üstünlüğüne uyun, Türk Ceza Kanunu’na uyun, Ceza Mahkemesi Kanunu’na uyun; ondan sonra Anayasa’dan bahsedin.”