Bugün dünya genelinde milyonlarca emekçi; insanca yaşam, hakça bölüşüm, emeğin sömürülmediği bir düzen için omuz omuza veriyor. Türkiye’nin dört bir yanında yankılanan sloganlar, yalnızca bir kutlamayı değil, aynı zamanda geçim sıkıntısına, güvencesiz çalışma koşullarına, doğanın talanına karşı yükselen bir başkaldırıyı simgeliyor.
Evrensel’in haberine göre, Mecidiyeköy hattında Taksim’e ilerlemek isteyen kitlelere yönelik engellemeler, demokratik hak arama yollarının ne denli daraltıldığını bir kez daha gösterdi. TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın da karşı karşıya kaldığı zorlama sonrası belirttiği üzere; üretimin her aşamasında yer alan, tarlada ter döken, fabrikada çarkları döndürenlerin sesine kulak tıkamak yerine, taleplerinin görünür olması toplumsal barışın temelidir.
Özellikle tarım emekçilerinin, toprağı koruyan küçük üreticilerin, ekolojikdengeyi her şeyin üstünde tutan çevre savunucularının mücadelesi, bu anlamlı günde daha büyük bir önem kazanıyor. 1 Mayıs, emeğin kutsallığını hatırlatan, haksızlıklara karşı sessiz kalmayanların ortak belleğidir.


