Üsküdar Üniversitesi İnsan ile Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, ABD-İsrail bloğunun İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırının askeri sonuçlarını değerlendirdi. Kaynak, yapılan saldırının ardından ortaya çıkan tablonun, saldıran tarafın teknik ile askeri donanım açısından ne denli yüksek bir erke sahip olduğunu kanıtladığını belirtti.
Teknik Üstünlük ile Tek Vuruşta Gelen Sonuç
Prof. Dr. Kaynak, sahadaki durumu “aşırı dengesiz” olarak niteleyerek, saldırgan bloğun kapasitesinin bölge ülkelerinin çok ötesinde olduğuna dikkat çekti. “Herkesi tek bir vuruşla etkisiz hale getirmişler” sözleriyle, teknolojik üstünlüğün çatışmanın gidişatını nasıl kökten değiştirdiğini vurguladı. Bu durumun, savunma sistemlerinin böylesine yoğun bir baskı karşısında yetersiz kaldığını gösterdiğini ekledi.
İç Dayanışma ile Direniş İlişkisi
Saldırının yalnızca askeri değil, toplumsal boyutlarına da değinen Kaynak, dışarıdan gelen devasa baskılara karşı koymanın yolunun içerideki birliktelikten geçtiğini anımsattı.
Ulusal dayanışmanın baskı yoluyla kurulamayacağını belirten Kaynak, şu uyarıda bulundu:
“Hiçbir yönetim, dışarıdan gelen böylesine güçlü bir yüklenmeye içeride tam bir el birliği olmadan karşı duramaz. Ulusal birlik ise on binlerce karşıt görüşlü kişiyi öldürerek sağlanmaz; tersine, bu durum direniş gücünü kırar.
Bir ülkenin güvenlik mimarisini çökertmek özellikle beklenene hazırlıklı bir halefiyet sistemi oluşturan ülkelerde kişileri öldürmekle mümkün olmaz. Nitekim İran açısından bu savaş sürpriz değil; hazırlıkları da var. Ancak, yapılan saldırı ABD-İsrail blokunun teknik ve askeri kapasitesinin ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor. Ortada aşırı dengesiz bir durum var. Herkesi bir vuruşta öldürmüşler. Arzu ettikleri kişi koltuğu alana kadar da gelen herkesi bertaraf edebilecek bir teknik istihbarat kapasiteleri olduğu görünüyor.
Ciddi bir güç asimetrisi var
Gerek diasporada gerekse ülke içinde mevcut rejimi devirmeden İran’ın makus talihini değiştiremeyeceklerini düşünen muhalif kesimlerin sağladığı insani istihbarat kapasiteleri (humint) var. Şurası net: Hiçbir rejim dışarıdan gelen böylesine güçlü bir baskıya içeride tam bir dayanışma olmadan karşı koyamaz. Ulusal dayanışma ise on binlerce muhalifi öldürmek yoluyla sağlanmaz; aksine direnişi kırar.
Her iki ülkede de seçimler yaklaşıyor, savaşın etkisini göreceğiz
İran devleti bu bloka karşı askeri bir savaşı kazanamayacağını bilecek kadar tecrübeli. Özellikle sosyal medya üzerinden gelişen kamuoyu desteğini kazanmak adına ‘savaş sonrası iletişim savaşına’ hazırlanıyorlar. Orada şimdilik kuvvetliler ama algoritmaları değiştirmek hala ABD/İsrail tarafının inisiyatifinde. Her iki ülkede de seçimler yaklaşıyor, savaşın etkisini göreceğiz.
Yaşanmakta olan şeyin gücünü küçümseme lüksümüz yok
Bize düşen şey de net: Yankı odalarımızda birbirimizin fikirlerini duyarak yaşanmakta olan şeyin gücünü küçümseme lüksümüz yok. Bu, hazırlıksız yakalanmamıza neden olabilir.”


