Her yılın sonunda karşımıza dikilen “yılbaşı bizim kültürümüzde yoktur” dayatmasına karşı, tarihin, bilimin sarsılmaz gerçekleriyle yanıt verme zamanı. Toplumu kendi öz değerlerine yabancılaştırmak isteyen gerici söylemlerin tersine; kutladığımızın aslında binlerce yıllık bir bozkır geleneği olan Nardugan olduğunu, kanıtlarıyla ortaya koyuyor.
Sümerlerden Göktürklere uzanan bu unutulmaz kalıt; yaşam ağacı süslemesinden ödül geleneğine dek modern dünyaya nasıl esin verdiğini belgeleriyle görüyoruz.
Kültürümüzün derin köklerinde yer alan, unutulan ancak yüreklerde yaşayan bir bayramı yeniden anımsanıyor yılın son günlerinde. Birçok kişi günümüzde Noel ile yılbaşı kavramlarını birbirine karıştırırken, yüzyıllar öncesinde Türk topluluklarının bu dönemi bambaşka bir coşku ile kutladığı bırakılan kalıtlarla ortada. Türkler, İslamiyet öncesi dönemde doğanın döngüsünü, güneşin karanlığa karşı kazandığı utkuyu Nardugan Bayramı ile taçlandırmışlardır. Yaşam ağacından Ayaz Ata’ya, akçam süslemesinden verimi anlatan şekillere dek tarihimizin gizli kalmış değerini tüm karşıt düşüncelilerin bilgisizliklerine karşın yeniden anımsayalım…
Nardugan: Köklerimizin Kış Bayramı
Türkler, tarih boyunca pek çok inanç sistemiyle etkileşime girmiş, geniş bir coğrafyada zengin bir kültür biriktirmişlerdir. Geleneksel Türk inanışlarında Gök Tanrı, doğa kültleri ile atalar kültü önemli bir yer tutar. Günümüzde popüler kültürün etkisiyle Noel ile karıştırılan yılbaşı kutlamaları, aslında öz be öz Türk kültürü olan Nardugan Bayramı’nın izlerini taşımaktadır.
Güneşin Utkusu, Akçam Ağacı
Nardugan, sözcük anlamıyla “doğan güneş” demektir. Eski Türk inanışına göre 21 Aralık, gece ile gündüzün kıyasıya savaştığı en uzun gecedir. Bu tarihten sonra günlerin uzamaya başlaması, güneşin karanlığı yenmesi olarak görülür. Ay takvimine göre ilk dolunayın görüldüğü gün, yeni yılın başlangıcı sayılır.
Türkler, bu kutsal günde yeryüzünün merkezinde olduğuna inandıkları “yaşam ağacı” sözümona akçam ağacını süslerlerdi. Gök Tanrı Ülgen’e şükranlarını sunmak adına ağacın altına armağanlar bırakır, dallarına renkli çaputlar bağlayarak dilek dilerlerdi. Evler temizlenir, en güzel giysiler giyilir, bir arada yemekler yenerek geleceğe ilişkin umutlar tazelenirdi.
Kültürel Kalıtın İzleri
Günümüzde Batı kültürüne ait sanılan çam ağacı süsleme ya da hediyeleşme gibi geleneklerin temelinde, Orta Asya bozkırlarında filizlenen bu çok eskilere dayanan değerlerin etkisi yadsınamaz. Muğla’nın Bodrum ilçesinde yeniden canlandırılan Nardugan şenlikleri, bu kalıtın canlı olduğunu kanıtlamaktadır. Köklerimize sahip çıkmak, geleneklerimizi doğru tanımak, kültürel varlığımızı korumanın en önemli adımıdır.


