Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi. Zirvenin en somut çıktılarından birinin “külfet paylaşımı” anlayışının uygulamaya geçirilmesi olduğunu belirten Fidan, bu konudaki tartışmaların büyük ölçüde geride kaldığını ifade etti.
TRT Haber’de gündemi değerlendiren Fidan, zirvenin hem Türkiye hem de NATO açısından tarihi nitelik taşıdığını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen dış politikanın zirveye önemli katkı sunduğunu kaydeden Fidan, ittifakın geleceğine ilişkin belirsizliklerin önemli ölçüde aşıldığını söyledi.
NATO’nun temel rolüne vurgu
Dünyada yaşanan krizlerin NATO’nun geleceğine ilişkin çeşitli tartışmaları beraberinde getirdiğini belirten Fidan, Türkiye’nin ortaya koyduğu yaklaşım sayesinde ittifakın kuruluş amacının yeniden öne çıktığını ifade etti.
Fidan, NATO’nun saldırı odaklı bir yapı olmadığını, temel hedefinin savunmayı güçlendirmek, barışı korumak, refah ile huzuru desteklemek olduğunu dile getirdi.
“Külfet paylaşımı” uygulama aşamasına geçti
ABD’nin uzun süredir Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarına daha fazla katkı sağlamasını istediğini anımsatan Fidan, bu talebin Ankara Zirvesi’nde somut bir karşılık bulduğunu söyledi.
Fidan, “Külfet paylaşımı kavram olmaktan çıkıp artık pratikte uygulanır bir politikaya döndü. En önemli somut çıktı da bu oldu. Bu konuda yeni bir tartışma zemini kalmadı.” değerlendirmesinde bulundu.
Savunma sanayisi öne çıktı
Savunma sanayisinin güvenlik politikalarının ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirten Fidan, bu alanın artık yalnızca destekleyici unsur olarak görülmediğini ifade etti.
NATO’nun savunma planlaması ile strateji oluşturma süreçlerinde savunma sanayisinin kurumsal düzeyde daha fazla önem kazandığını belirten Fidan, bu yaklaşımın ittifakın resmi belgelerine de yansıdığını söyledi.


